Reklamı Kapat

İstanbul’da yaşamayın İstanbul’u yaşayın

İstanbul’u bildiğini söyleyen pek çok kişiye “İstanbul’un yedi tepesi neresidir?” diye sorsak alacağımız cevaplar  ne olur?.. “Yedi Tepeli Şehir” diye kastedilen tamamen eski İstanbul, yani sur içindeki şehirdir. O zaman gelin hep beraber “İstanbul yedi tepe kızlar gider mektebe” diyerek bu güzelim tepeleri gezelim.

Kıymetli dostlar;

Bugün sizlerle adına şarkılar, şiirler, kitaplar, makaleler, destanlar, efsaneler yazılmış her taşında ayrı bir hikâyeyi bizlere fısıldayan İstanbul’un tepelerini, surlarını ve kapılarını gezelim istedim.

Aşkın, sevdanın ve umudun şehridir İstanbul…

Peygamberimizin övgüsü, Fatih’in göz bebeği, kralların, imparatorların ve padişahların rüyasıdır İstanbul…

Bugüne kadar yaptığım hiçbir gezide, hiçbir ziyarette, hiçbir turda anlatacaklarımı bir türlü tam anlatamadığım ve ne kadar sürerse sürsün hep zamanın yetmemesinden yakındığım beni büyüleyen şehirdir İstanbul…

İçimizdeki sevgiyi yansıtmak için sevdiklerimize hep iltifat eder güzel sözler söyleriz ya. İşte İstanbul’da tarih boyunca hep âşık olunan, iltifatlar edilen bir şehir olmuştur. Buna verilecek en güzel örneklerden biri günümüze kadar İstanbul’a yakıştırılan birbirinden güzel yaklaşık 165 tane ismidir.

Ne diyor Napolyon: “Eğer dünya tek bir şehir olsaydı başkenti kesinlikle İstanbul olurdu.”

Yedi Tepeli Şehir

Bugün İstanbul’u bildiğini söyleyen pek çok kişiye “İstanbul’un yedi tepesi neresidir?” diye sorsak alacağımız cevaplar  “Çamlıca Tepesi, Fikirtepe,  Göztepe, Nurtepe, Gültepe…” şeklinde olur. Oysa “Yedi Tepeli Şehir” diye kastedilen tamamen eski İstanbul, yani sur içindeki şehirdir. O zaman gelin hep beraber “İstanbul yedi tepe kızlar gider mektebe” diyerek bu güzelim tepeleri gezelim.

Akropol tepe dediğimiz Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı ve Sultanahmet Camii’nin bulunduğu alan İstanbul’un “Birinci Tepesidir.”

Bizans Dönemi’nde İmparator Konstantin adına yapılan meydanın ortasında yükselen sütun Çemberlitaş “Konstantin Sütunu’’ veya ‘’Yanık Sütun’’ ve Nur-u Osmaniye Camii, Kapalıçarşı, Yeni Camii Külliyesine bağlı Mısır Çarşısı, Çinili Han, Çorlulu Ali Paşa Medresesi ve Atik Ali Paşa Camii eserlerin bulunduğu alan İstanbul’un “İkinci Tepesi’dir.”

Süleymaniye Camii, Şehzadebaşı Camii, Beyazıt Meydanı ve Camii, İstanbul Üniversitesi ve içindeki Yangın Kulesi, Laleli Camii, Çukur Çeşme Hamamı, Mimar Sinan Türbesi gibi önemli eserlerin bulunduğu yer İstanbul’un “Üçüncü Tepesidir.”

İstanbul’un “Dördüncü Tepesi” kentin en yüksek noktalarından biridir. Doğu Roma (Bizans) döneminde bu tepede İmparator I. Konstantinus tarafından inşa ettirilen ve 12 havariye ithaf edilen Havariyun Kilisesi bulunmaktaydı. Roma (Bizans) devrinde I. Konstantinus’un mezarının da bulunduğu bu kilise patrikhane kilisesi olarak kullanılıyordu. Fetih sırasında bu yapı tahrip olmuş ve yıkılmış yerine Fatih Sultan Muhammed Han Hazretleri tarafından Fatih Camii inşa edilmiştir. Başta Fatih Sultan Mehmet’in türbesi olmak üzere, Fatih’in eşi ve II. Bayezid’in annesi Gülbahar Valide Sultan’ın, Plevne Kahramanı olarak bilinen Gazi Osman Paşa’nın, pek çok âlimin, şeyhülislamların, şairlerin mezarları da burada bulunmaktadır.

İstanbul’un “Beşinci Tepesi” Haliç’in kıyısından dik bir yokuşla yükselir. Tepeyi taçlandıran Yavuz Sultan Selim Camii dışında Fethiye Camii, Kariye Camii, Fener Rum Patrikhanesi de burada yer alıyor. Semte ismini de Yavuz Sultan Selim Cami vermiştir.

“Altıncı Tepede” bulunan Mihrimah Sultan Camii, 16. yüzyıl eseridir. Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından, Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir. Edirnekapı semtinde yer alan cami, Bizans dönemine ait Aya Yorgi Manastırı üzerine inşa edilmiştir.

İstanbul’un “Yedinci Tepesi,” önceki tepelerden ayrılıp Marmara Denizi’ne yönelir. Bu tepe dördüncü ve altıncı tepelerden bir vadiyle ayrılır. İstanbul’un fethinden önce Bizans döneminde yedinci tepe Arkadius, forumu ve forumun ortasındaki Arkadius sütunuyla bilinirdi. Bu sütun günümüzde iki evin arasında sıkışıp kalmıştır. Bu alana, Osmanlı döneminde ise Haseki Külliyesi inşa edilerek semte adını vermiştir. Yapının banisi olan Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi, II. Selim’in annesi, Haseki ve Valide Sultan’dır.

Kadim şehrin sırlarla dolu surları

İstanbul iki tarafı deniz, bir tarafı kara ile çevrili yarımada şeklinde bir şehirdir.Tarih boyunca çeşitli saldırılara uğrayan şehri korumak için çeşitli dönemlerde İstanbul’u çevreleyen surlar ve bu surlardan şehre giriş çıkışı sağlamak için kapılar yapılmıştır.Bu sur ve kapılar gezilirken sadece askeri savunma gözüyle değil aynı zamanda birer sanat eseri olarak da bakarsak daha anlamlı olacaktır.Çünkü İstanbul surları aynı zamanda estetik kaygılarla inşa edilmiştir.

İstanbul’u çevreleyen surların toplam uzunluğu 19,5 km olup bunun 6,5 km’si kara surlarına aittir. 56 kule ve 14 kapı günümüze gelebilmiştir. Kulelerin 34 tanesi kare, 17 tanesi daire ve 4 tanesi de altıgendir. Bir tane yedigen bir tanede sekizgen kule mevcuttur. Sur boyunca 55 metre aralıklarla 96 adet burç bulunmaktadır.

Kara surların kalınlığı 5,yükseklikleri 12 metredir. Dış surların yüksekliği 8 metre, genişlikleri 2 metredir. Bunların önünde ise 10 metre derinliğinde,20 metre genişliğinde hendekler bulunurdu. Bu hendeklere şehir tehdit altındayken su doldurulurdu. Hendekler hem kentin savunmasına hem de tarımsal üretime yönelik çeşitli işlevleri yerine getirmekteydi. İstanbul surlarına dikkatli bir şekilde bakarsak surlara gizlenmiş bir takım işaretler göreceğiz. Haçlar, yıldızlar, çiçek motifleri, bazı yazı parçaları gibi…

İstanbul’un kapıları

İstanbul sur kapıları Yedikule’den başlayıp kuzeye Edirnekapı’ya, oradan Haliç’e inip, Haliç’ten Sarayburnu’ndan Topkapı’ya Marmara sahilini tamamlayıp tekrar Yedikule’ye dönünceye kadar bir hat üstündedir. Kara surların günümüze gelen sekiz kapısı vardır.

YEDİKULE KAPISI: İsmini aldığı yedi kuleden dördü Theodosios’un surlarından diğer üçü surların iç kısmına Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.

BELGRAD KAPISI (XYLOKERKOS KAPISI): Belgrad Kapısı, Yedikule ile Silivri Kapı arasında kalan kapı Türkçe ismini Kanuni Sultan Süleyman’ın 1521’de Belgrad’ı fethettikten sonra yanında getirdiği esnafları buraya yerleştirmesinden alıyor.

SİLİVRİ KAPISI (PEGE KAPISI): Silivri Kapısı, Belgrad Kapısı ile Mevlevihane Kapısı arasındadır. Fetih’ten önce Silivri’ye giden yol üzerinde olduğundan dolayı bu ismi almıştır. Kapıya yakın bir yerde Elekçi Dede türbesi vardır. Bu türbenin Ulubatlı Hasan’ın olduğu rivayetleri vardır.

MEVLEVİHANE KAPISI-(MELANDİSİA): Mevlevihane Kapısı, Silivri Kapısı ile Topkapı arasında bulunmaktadır. Mevlevihane kapısı ismini eskiden bu kapının dışında bulunan tekkeden almıştır. Bu tekke 16. yy’da Merkez Efendi tarafından kurulmuştur. Bu kapıya aynı zamanda kırmızı kapıda denmektedir. Bunun nedeni Hipodrom’da yarışan favori takımlardan biri olan Kırmızı takımın bu kapıyı inşa etmesidir.

TOPKAPI –(HAGIOS ROMANSOS KAPISI): Topkapı, Mevlevihane Kapısı ile Sulukule Kapısı arasında bulunmaktadır. Kapı ismini Fatih Sultan Mehmet tarafından buraya konulan büyük toplardan almaktadır. Roma (Bizans) döneminde ise bu kapı buraya yakın bir kilisenin ismi ile anılmaktaydı.

SULUKULE –(PEMPTON): Sulukule Kapısı, Topkapı ile Edirnekapı arasında bulunmaktadır. Dışarıdan şehre gelen suyolunun geçişi bu kapıdan sağlanırdı. İstanbul’un su kulesi burada olduğundan dolayı Sulukule Kapısı ismini almıştır. Avarlar vaktiyle şehre bu kapıdan girdiği için Avarların kapısı da denilmektedir.

EDİRNEKAPI- (KHARİSİOS) KAPISI: Edirnekapı, Eğrikapı ile Sulukule kapısı arasında bulunmaktadır. Osmanlı sultanları seferlerde bu kapıdan Edirne üzerine doğru yol aldıkları için bu kapı ismini buradan almıştır. Yine, Osmanlı Sultanları Eyüp’te kılıç kuşandıktan sonra bu kapıdan geçerlerdi.

EĞRİ KAPI- (PORTA KALİGARİA): Eğri kapı II. Theodosios surlarının en son kapısıdır. Bu kapının ismiyle ilgili Evliya Çelebi fetihten sonra bu semte Eğirdir’lerin yerleştirildiğini yazar. Başka bir rivayet ise bu kapının altından geçen yolun sahabe mezarları arasında kıvrılarak geçip eğri bir rota çizmesinden kaynaklandığıdır.

Kara Surlarının dışında Haliç sur kapıları; Dideban Kapısı(Xyloporta), Ayvansaray Kapısı(Kiliomene), Balat Kapısı(Kynegoi), Fener Kapısı(Porta Phari),Petrion Kapısı(Petri Kapısı), Aya Kapı(Aziz Theodosios Kapısı), Yeni Aya Kapı(Cibali Kapısı), Unkapanı Kapısı( Porta Platea), Ayazma Kapısı(Porta Hagiasma), Odun Kapısı(Drungarii), Zindan Kapısı(Porta Seminaria), Balıkpazarı Kapısı(Porta Hebraıka), Bahçe Kapısı(Porta Neorıon), Evgenios Kapısıdır.

Topkapı-Hagıa (Aya) Barbara veya Kraliyet Kapısı, Demir Kapısı,Ahır Kapısı,İmparatorluk Sarayı İskele Kapısı, Bukoleon Kapısı,Çatladı Kapı,Küçük Ayasofya Poternesi, Kumkapısı, Yeni Kapı(Blanga-Langa),Davut Paşa Kapısı, Samatya Kapısı, Narlı Kapı Marmara Denizi surlarının kapılarıdır.

Selam ve dua ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şeref Yumurtacı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?