Ölüm, bu fani dünya hayatının son bularak yeni bir boyutta tecelli edecek olan ahiret hayatının başlangıcıdır. Ölüm ile birlikte dünya hayatında yapılan günah ve sevaplar da son bulur. Ancak ilahi bir hikmet ve insanlara bir rahmet olarak dünya hayatında yapılan bazı ibadetlerin sevabı ölümden sonra da

devam eder.

Bu ilahi hakikat tefekkür edildiğinde içinde umutlanmamızı sağlayan ne kadar büyük hikmetler olduğu görülecektir. Eğer niyetiniz Salih ise öldükten sonra bile Allah sizin kurtuluşunuza sebep olacak vesileleri yaratmaya devam ediyor.

Hazreti Muhammed (sav) şöyle buyurdu: “İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat.”[1]

Bu hadiste şefkat ve merhamet timsali, rahmet Peygamberi Hazreti Muhammed (sav)  ümmetine müjde vererek rahmet kapılarını ardına kadar açmaktadır. İnsan öldükten sonra da amel defterine yazılmaya devam eden ameller nelerdir?

Bunlardan biri sadaka-i cariye, yani hayrı devam eden iyiliktir. Camiler, mescitler, yollar, okullar ve bütün eğitim kurumları, hastaneler, araştırma merkezleri ve laboratuarlar, üretim yaparak fayda sağlayan, insanların helalinden kazanarak rızıklarına vesile olacak işletmeler kurmak, köprüler, çeşmeler, sebiller, hanlar, hamamlar, barınaklar kısaca her çeşit fayda üreten, hayır hizmeti gören kurumlar bunun örneğidir.

Bu hayır kurumlarını yapanların, yapımında ve hayatiyetlerini sürdürmelerinde katkı sağlayanların, amel defterine kurumlar bu hizmetlerini devam ettirdikleri müddetçe sevapları yazılmaya devam edecektir.

İkinci Salih amel, kendisinden sürekli faydalanılan ilimdir. İnsanın bildiğini, öğrendiği ilmini, araştırarak elde ettiği bilimsel sonuçları başkalarına aktarması, öğretmesi en büyük hayırlardan biridir.

Bunun çeşitli yolları ve şekilleri vardır. Talebe yetiştirmek, kendi ilmini ve bilgisini onlara öğreterek aktarmak, bunun yanında faydalı bilgiler içeren yazılar, kitaplar yazmak ve bu yazılanların okuyucuya ulaşması için aracı olan bütün kurum ve kişiler. Yayına hazırlayandan, matbaasına, taşıyanından, dağıtanına ve satıcısına kadar herkes bu müjdenin içindedir.

İnsanlığın ve bütün canlıların faydası için İlmi araştırma merkezleri kurmak, sempozyumlar, konferanslar, paneller ve seminerler vermek ve verilmesine aracılık yapmak, bunları günümüzün imkânlarından faydalanarak yazılı ve görüntülü olarak yayınlamak, kısaca ilmini ve bilgisini kendisinden sonraki nesillere bir şekilde aktarmak, kişinin amel defterinin kapanmamasına ve sevabının devamlı olmasına vesile teşkil eder.

Kişinin ölümünden sonra sevabını devamlı kılacak olan üçüncü amel, arkasında kendisine dua edecek Salih evlat yetiştirmesidir.

Salih evlatla kastedilen kişilikli, iyi huylu, iyilik için yarışan ahlakta evlattır. Anne babaya düşen en önemli görev, çocuklarını iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Böyle bir evlat, ölümlerinden sonra anne babasına bizzat kendisi dua ettiği gibi, başkalarının da dua etmesine vesile olan işler yapacaktır.

[1] Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; ve diğerleri.