Reklamı Kapat

Asım

Sözü eğip bükmeye gerek yok.

Hayat garip…

Şah damarımızdan yakın olan kime, ne vakit gelecek bilmiyoruz.

Bir akşam yatıyoruz; sabah sala sesiyle açıyoruz gözümüzü.

Ya karşı komşumuz, ya bitişiğimiz…

Ya uzak akrabalardan biri, ya yakın dostlardan…

Dünya sürgünlerini tamamlamış ve sırlanmış…

Kendimize dönüyoruz. Küçük ya da büyük bir sarsıntı ile…

Bir telaş kaplıyor içimizi, bir huzursuzluk…

Göçüp giden dostların hayalleri ile baş başa kalıyoruz.

Sonra toparlanıyoruz yavaştan, yola revan oluyoruz. Son vazifemiz var: Cenaze kaldırılacak. O inanmış dört adamdan biri biz olmalıyız. Gözümüzün ucuna gelen yaş ya artık dünya gözüyle bir daha göremeyeceğim hüznü veyahut keşke daha fazla vakit geçirse idik, helallik alsa idik birbirimizden…

Omuzlarımızın üzerinde taşıyoruz. Başımızın üzerinde… Beynimize ve kalbimize en yakın yerde.

Diyoruz ki: Seni beynimden ve kalbimden asla çıkarmayacağım. Daima hayırla yâd edeceğim. Sevgin ilelebet yaşayacak.

Sonra oradaki yüzlere bakıyoruz tek tek…

Bizimle aynı duyguda olanları inceliyoruz…

Uzak yerlerden kalkıp gelmiş bir kısmı…

Yerli cemaat çok fazla tanımıyor yolcu ettiğini. İçinden dua ediyor. Şaşkınlık ve hayretle…

Herkesin gözü tabutta.

Kimi bir gün önce, bazıları bir hafta, bir ay, bir yıl, on yıl önce konuşmuş son kez. Ama ilk tazeliğiyle hatırlıyor…

Memleket meseleleri konuşulmuş. Birtakım insanlar çekiştirilmiş. Müslümanı, az Müslümanı, çeyrek olanı filan… Hepsinin ortak kanaati: Güzel insandı. Eksikleri, fevri çıkışları vardı ama güzel adamdı. Erken gitti.

Her ölüm erken değil midir?

Hem sonra gideni can bilip, samimi bilip, bir çay içimi kadar dostluk üleşmişsek neden açarız ki kötülük bohçasını?

Güzel adamdı ama deriz, neden?

İyiliğin yayılma hızı ile kötülüğünki arasında çok büyük fark var. İyilik zor şey. Fedakârlık yapacaksın, sabredeceksin, samimi olacaksın, yalan söylemeyeceksin, dert edineceksin…

Kötülük öyle mi ya?

Dedikodu yapacaksın, ekmeğine ve namusuna göz koyacaksın, bir kere voleyi vurup yan gelip yatacaksın, yalan söyleyeceksin, iftira atacaksın…

İyilik hemen unutulan bir şey…

Kırk yıl hatırı filan da yok.

Kötülük ömür boyu unutulmaz. Derin yaralar açar. Hayata küstürür. İkrah ettirir. Canından bezdirir. Pişman ettirir.

Zaten o yüzden kötülük kolaydır. Kolay bulaşır, kolay bulaştırılır.

Biz…

Üç yüz civarında inanmış adam…

Sevgili M. Asım Gültekin’i sırlarken böyle şeyler gelip geçti usumdan…

Kalabalık idi Taşova…

Taşovalılar hayret etti Asım’ın cenazesine bakıp.

Bizler gıpta ettik minare boyu tekbirler eşliğinde…

Güzel insan olduğuna şehadet ederken…

Helalliğimizi verirken…

Kötülük bohçasını ağzını tamamen kapatarak attık caminin yanındaki dereye.

Asım’ın talebelerinin üzerinde bir sele kapılmış gibi kabire doğru akan tabuta bakarak iyiliklerden demet demet çiçeklerin savrulduğunu gördük her birimizin başına…

Öyle bir etki bırakmıştı çünkü Asım…

Hiçbir komplekse girmeden…

Küçük-büyük hiç kimseyi incitmeden…

Hakkı yendiğinde cılız bir panter gibi –asla tırnak geçirerek değil- hakkını aramaya çalışırken…

Sürekli bir derviş edasıyla…

Devamlı bir tefekkür halinde dert kovalayan güzel bir insan hürmetiyle.

Eğer, nasılsınız diye soruyorsa…

Biliyorduk ki, mutlaka bir çözüm düşünmüştür, derdimizi yüklenmiştir. Bizden hızlı koşarak menzile ulaşmıştır. Biz vardığımızda devayı bize kendi elleriyle teslim edecektir. Etmiştir de…

Çıkardığı dergiler…

Yazdığı yazılar…

Yaptığı söyleşiler…

Dizinin dibinde büyüdüklerine vefası ve saygısının getirdiği deruni teslimiyet…

Onu hep farklı kıldı.

O yüzden çok sevildi.

O yüzden insanlar akın akın memleketin dört bir yanından koşarak geldi Taşova Çarşı Camii’ne.

Gelen herkes biliyordu ki…

O gün orada olmazlar ise…

Asım onlara gönül koymayacaktı, gücenmeyecekti. Hatta kızacaktı bile…

Ama onlar orada olmak mecburiyetinde kaldılar.

Bu dünyaya çok güzel insanlar geldi. Çok güzel insanlar gitti bu dünyadan…

Tıpkı birkaç hafta Cananına kavuşan İrfan Çiftçi gibi…

Tıpkı Ayasofya arifesinde sırladığımız Asım Gültekin gibi…

Dua ve minnetle…

Rahmetle yâd ediyoruz.

Rabbim hepimizin ölümlerini hayırlı ve kolay kılsın inşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Ünlü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?