Reklamı Kapat

Japonya’nın artan Rusya kaygısı

İkinci Dünya Savaşı öncesinde Japonya, Asya’nın en hırslı devletlerinin başında geliyordu. 20’nci yüzyılın başında Çarlık Rusya’ya, Çin’e ve Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) kafa tutabilecek ölçüde güçlü bir devletti. Amerika karşısında aldığı ağır mağlubiyetten sonra yayılmacı ve saldırgan dış politika gündemini terk eden Japonya, Asya’da ABD’nin en önemli müttefiki haline geldi. Öyle ki ABD’nin en büyük askeri gücü konumundaki 7’nci Filo’nun merkez üssü Japonya’da yer alıyor.

Savaş sonrası dönemde sadece ekonomik güce önem veren bir Japonya ortaya çıktı. Hatta yaptığı anayasa değişikliğiyle, savaşı ve güç kullanma tehdidini bir egemenlik hakkı olarak görmekten sonsuza dek vazgeçtiğini ilan etti. Fakat günümüzde Japonya, hiç olmadığı kadar çok yönlü bir güvenlik endişesiyle karşı karşıya.

Bir taraftan Pasifik’teki ABD-Çin rekabeti, diğer taraftan da aynı sularda ısınan ABD-Rusya gerginliği, Japonları ziyadesiyle kaygılandırıyor. Özellikle Rusya’nın Ukrayna işgaliyle, Tokyo’da tansiyonun bir hayli yükseldiğini gözlemlemek mümkün. Şu günlerde Japonya’da gündemi meşgul eden tartışmaların başında, Rusya’nın Japon Denizi kıyılarına kadar uzanan sınırlarının, Vladivostok askeri üssünün ve Kuril Adaları’ndaki varlığının Japonya’nın ulusal güvenliğine bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı konusunun gelmesi bu duruma işaret ediyor.

Nihayetinde İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Rusya ile Japonya, Kuril Adaları üzerindeki toprak anlaşmazlığından dolayı bir barış antlaşmasına imza koyamamıştı. Bu anlaşmazlığın çözülememesi iki ülke arasındaki en büyük sorun. Japonlar, Ukrayna Savaşı’ndan dolayı bu anlaşmazlığın artık sonsuz bir çözümsüzlüğe sürüklendiğini düşünüyor.

Rusya için Avrupa ile Uzak Doğu arasında siyasi, ticari ve askeri köprüler kurmak her daim vazgeçilmez jeopolitik bir tercih olarak görülmüştür. Bu yüzden Rusya’nın Kuril Adaları’ndan vazgeçmesi pek olası değildir. Ayrıca Moskova, Hint-Pasifik’teki güç dengesi bakımından bu adaları, Pasifik Cephesi’nin önemli bir kalesi olarak algılıyor.

Pasifik’te artarak büyüyen jeopolitik gerilimler, doğal olarak Japonya üzerindeki kuşatılmış baskısını ziyadesiyle artırıyor. Bunun temelinde, Moskova ile Pekin’in Japonya’ya karşı birleşik bir cephe oluşturma kaygısı yatıyor. Japonya’nın bölgesel güvenlik bağlamında, Rusya ve Çin’i dengelemesi veya bu iki ülkeyle yakınlaşmaya yönelmesi bir hayli zor. Bunun başlıca nedeni, Amerika’nın Japonya üzerinde kurduğu hegemonya. Haliyle bu vaziyet, Tokyo’nun Washington’dan bağımsız bir dış politika izlemesini neredeyse imkânsız kılıyor.

Rusya’nın saldırgan bir dış politikaya yönelmesinin yanında Japonya’yı kara kara düşündüren başka bir konu ise ABD ile Çin arasında büyüyen gerginlik. Ekonomik güvenlik, Japonya için son derece önemli bir mesele. Dolayısıyla Çin’i dışlayan veya izolasyona tabi tutan bir dayatmanın ortaya çıkması durumunda, Çin kadar Japonya’nın da zarar göreceği çok açık. Bu nedenle Japonya, böyle bir döneme girilmesinden özenle kaçınmaya çalışıyor.

Çin ve Rus tehdidinden dolayı Japonya’nın Amerika’yı karşısına alması da pek düşünülemez. Kuril Adaları sorununun çözüme kavuşmaması Japonya’yı Amerika’nın gücüne daha da muhtaç hale getiriyor. Sonuç itibariyle mevcut gelişmeler ışığında, yakın gelecekte Japonya’yı askeri, siyasi ve ekonomik açılardan netameli günlerin beklediği söylenebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. İsmail Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?