Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

AK Parti Genel Merkezi’nde fırtınalı sessizlik!

AK Parti’nin 13 Kasım Salı günü yapılması beklenilen TBMM grup toplantısı iptal edildi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan grup toplantısı yerine AK Parti Genel Merkezi’ne gelerek kurmaylarıyla toplanarak, belediye başkan aday adayları listesi üzerinde değerlendirmeler yaptı.

Erdoğan’a toplantıda aday adayları hakkında geniş bir sunum yapıldı.

Toplantı devam ederken, genel merkezde bulunduğumuz kata, ‘Aday adaylığı başvuru süresinin cuma gününe kadar uzatıldığı’ haberi geldi.

Ben bu haberi geçtikten üç saat sonra medyada gündeme gelmeye başladı.

AK Parti Genel Merkez Binası’nın çevresi, otoparklar Türkiye’nin muhtelif şehirlerinden gelmiş araçlarla dolup taşmış vaziyetteydi.

Genel merkezin çevresi ve içi her zamankinden daha fazla hareketli olmasına rağmen havaya adını koyamadığım bir sessizlik hâkim gibiydi.

Bu sessizliğin daha doğrusu ümitsizliğin sebebi şüphesiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ekim ayının başında yaptığı “Kimse ‘Bu benim yakınım’ diye bize aday teklifiyle gelmesin” açıklamasıydı.

Yani durum yakınından, eş dost ve akrabalarından medet umanlar için hakikaten ümitsiz gibiydi…

Bu sefer aday adayları Reis’e yakın tanıdıklarından bir fayda göremeyecekler gibi.

Bütün liste bir komisyon tarafından değerlendirilecek; sahada yapılan anketler, aday adayı hakkında yapılan özel araştırma ve soruşturma tutanakları, özgeçmiş, projeler, ifade yeteneği teker teker oylanıp puanlanacak.

Erdoğan, 31 Mart Yerel Seçimleri’nin genel temasını ‘Hizmet ve gönül belediyeciliği’ olarak açıklamıştı.

Aday adaylarına projelerinin yanı sıra, seçmenin gönlüne nasıl gireceği de sorulacak.

Gönül belediyeciliği proje üretmekle birlikte sosyal belediyecilik anlamına da geliyor.

Gönül belediyeciliği gönül adamı olmayı gerektiriyor…

Makam arabasının markası bile mütevazılığın ölçüsünü belirleyecek.

Ankara ile ilçesi arasında gidip gelmeyi belediyecilik zannedenler bu dönemde listelerde yer bulamayacak.

Vatandaş ile iç içe olabilmeyi başarabilme ihtimali yüksek olanlar ve komisyonu bu anlamda ikna etmeyi başarabilenlerin şansı daha yüksek olacak.

Milletin derdiyle dertlenecek, kendi çocukları özel okullara giderken, ‘Vatandaşın çocukları okul ihtiyacını karşılayabiliyor mu’ diye düşünmeyenlere ‘güle güle’ denilecek.

Makam koltuğuna oturur oturmaz değişen başkanlardan hem vatandaş ve hem de genel merkez çok sıkıntı çekti.

Artık, milli ve manevi değerleri özümsemiş ve bir medeniyet tasavvurunun nasılını ve niçinini düşünebilen, liderlik vasfı belirgin, risk almaktan çekinmeyen, mütenakız fikirler arasında nevi şahsına münhasır bağlantılar kurabilme kabiliyeti olan, toplumun farklı unsurlarını bir araya getirebilecek, yeniliklere ve gelişmelere açık, yerelden genele doğru bir bakış açışı yakalayabilmiş, temsil kabiliyeti yüksek, İletişim ve irtibat yeteneğini geliştirmiş, ikna kabiliyeti yüksek, şan ve şöhret peşinde koşmayan, girişimci ve ufuk sahibi belediye başkanlarına ihtiyacımız var…