Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

AK Parti’yi bekleyen tehlike

18 Mart’ta yapılan MHP kurultayında Devlet Bahçeli’nin konuşmasında dikkat çeken bir ifade vardı: “Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayımız ‘aksi ve arızi bir gelişme’ olmadıktan sonra Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.” “Aksi ve arızi bir gelişme” ne demek? Bahçeli ne demek istedi? Kimi, nasıl uyardı? Kime, ne mesaj verdi?

***

Devlet Bey’in, bu uyarı ve mesajını herkesin dikkatle okuması ve ne demek istediğini doğru anlaması gerekiyor. Özellikle de AK Parti yönetiminin. Sonra da AK Parti seçmeninin. “Cumhur İttifakı’nı” destekliyor ve doğru bir hamle olarak görüyorum. Emperyalist ABD ve AB’nin Türkiye üzerindeki planları artık açık ve nettir. Bunun için Türkiye içinde ve dışında kullandığı partiler ve terör örgütleri de açık ve net ortadadır. Bunlara karşı AK Parti, MHP, BBP’nin oluşturduğu ittifakı doğru buluyorum. Ancak…

***

Devlet Bey’in, “aksi ve arızi bir gelişme olmadığı sürece” ifadesi; MHP’nin isterse ya da istemediği bir durumla karşılaşırsa bu desteğini geri çekebileceğinin açık ilanıdır. AK Parti yönetimi de bu ittifakın şartlara ve taraflar arasındaki anlaşma ve anlayış birliğine bağlı olduğunu biliyor. Ancak…

***

Bu ittifakın iki parti arasındaki konjonktüre bağlı, şartların zorladığı bir işbirliği olduğunu her iki parti yönetimi de biliyor. Her iki parti de tüzel kişiliklerini koruyor. Kimse partisinin kapısına kilit vurup diğerinin çatısı altına girmiyor. Fakat AK Parti seçmeninin bunun çok da farkında olmadığını düşünüyorum. Bu ittifakın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı 2019’da yeniden zafere taşıyacağı muhakkak. Ancak…

***

AK Parti’ye ve %50 seçmenine bir şeyi hatırlatmakta fayda var. AK Parti, HDP ile terörü bitirmek için bir çalışma yürüttü. Bu sürecin sonunda yapılan ilk seçimde AK Parti oy kaybı yaşadı. AK Parti’ye oy veren Kürt seçmenin bir kısmı HDP’ye; milliyetçi seçmenin bir kısmı da MHP’ye gitti. Kürt seçmen, AK Parti’nin HDP ile kurduğu diyaloğu HDP’ye oy verebilirsiniz olarak algıladı. HDP’ye oy vermeme konusunda dirençli olan Kürt seçmen bu diyalogla HDP’ye karşı yumuşadı. AK Parti aynı çatı altında topladığı ve yıllarca bir arada tutmayı başardığı Kürt seçmen ile milliyetçi oyları; “HDP ile kurduğu diyaloğun” sonunda kaybetti. Ancak…

***

“Cumhur İttifakı’nın”, HDP ile girilen diyalogla hiçbir benzerliği yok. Fakat AK Parti’nin daha önce bir partiyle girdiği diyalog seçmen kaybı yaşamasına sebep oldu. Kısa vadede AK Parti, MHP’nin desteğiyle Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacak. Fakat milletvekili ve belediye başkanlığı seçiminde her parti kendi listesi ve adaylarıyla seçime girecek. İşte o zaman AK Parti’den MHP’ye bir seçmen geçişi olabilir. Ancak…

***

AK Parti’nin de daha önceki HDP tecrübesinden hareketle gerekli çalışmaları yapması gerekiyor. Seçmenini bilgilendirme ve oy verme konusunda kendi potasında tutmayı başaracak bir dil, bir strateji geliştirmeli. AK Parti’den MHP’ye seçim meydanında bir eleştiri yapılmayacağını düşünürsek, seçmenin MHP’ye kayabileceği ihtimal dahilinde tutulmalı…

***

Tüm “ancaklara” rağmen bu ittifakın ileriki seçimlerde partilerin aynı çatı altında toplanıp, aynı isim altında siyaset yapması gibi hayırlı ve doğru bir sürecin ilk adımı olduğunu düşünüyorum. Böylece toplumdaki ayrışmanın müsebbibi olan  parti enflasyonu da ortadan kalkmış olur!..