Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Aklımızı uyanık tutmak çok önemlidir

Akıl bilgi ile çalışır. Her gördüğünü, önceki gördükleriyle ilişkilendirir, bağlar ve bir anlam yakalamaya çalışır. Geliştikçe kapasitesi arttıkça, gördüklerini daha derin bir altyapı ile değerlendirir. Arayan, sorgulayan ve daha iyisini bulmak için gayret eden bir insan; niyetin ve aklın doğruya yönelmesiyle, hayatın nasıl olursa daha doğru yaşanacağını kavrar. Akıl, var olma nimetinden sonraki en değerli varlığımız, Rabbimiz’in (cc) nimeti ve bir cevherdir. Bir şeyin anlamı, onun var olma amacına ve var kalma sürecine uygun davranıp davranılmadığına bağlıdır. Navigasyona hangi adresi kodlarsak kodlayalım, yanlış yola girsek bile, bizi kodladığımız adrese yönlendirecektir. Aynen bunun gibi, akıl da verilen bilgi ile hareket eder. Çocukluk dönemi hariç, akıl müstakil bir irade ile çalışmaya başladığında, niyetimize göre bilgiye yönelir. Onun için, dinimizde ve bütün sosyal ve bilimsel disiplinlerde niyet en baştaki belirleyici husustur.

Her insan kendisi için iyi olanı tercih etmek üzere hareket eder fakat inançlarımız bizim niyetimizi etkileyebilir. Bir genç kız annesinden erkeklerin zorba, anlayışsız, kaba olduğuna dair bir bilgi edinmişse, bilgi kaynağına yakınlığı ve gönül bağı oranında bu etkili olur. Artık bundan sonraki tercihleri, bu bilginin kendisine sunduğu alarm sinyalleri üzerine kurgulanır. Niyeti bu kaba muhataptan kendisini korumak ve ne zaman kaba davranacağını gözlemlemek ve hatta tetikte durmak üzere oluşur. Bir örnekten yola çıkarak ve üstelik tek taraflı bir bilgilenme ile hareket edilirse, büyük bir ihtimalle yanlış ve bizi hatalı davranmaya sevk edecek olumsuz bir algıya kilitleyebilir. Akıl faydalıya sevk edecek ama bilgi yanlış olunca, yanlış tarafa sevk eder. Yani aklın hangi niyet ve hangi bilgi ile çalıştırıldığı çok önemli. İşte tam da bunun için güzel Rabbimiz (cc) bize durmadan doğru kaynaktan bilgilenmemizi, hep hakikati aramamızı ve doğru safta olmamızı tavsiye ediyor.

İçinde bulunduğumuz sosyal çevre ve irtibat halinde olduğumuz insanlar bizi etkiler. Eğer sağlam bir duruş, insanca ve medeni olarak yaşayabilme özlemimiz oluşmuşsa, ilk mimarlarımız olan anne ve babamızdan mutlaka sağlam bir ahlak ve sağlam bir duruş örneği görmüşüzdür. Bu her ailede olamayabilir. O zaman, bunun arayışı içinde olabilmek, Selmanı Farisi (ra) gibi gerekirse ülke ülke dolaşıp, sağlam bir yol bulmak ve hayatını bu ideal üzere hasretmek için Allah (cc) her kula imkân tanır. Her insanın her an Allah’a (cc) sonuna kadar açılabilecek bir kapısı vardır. Doksanında yüzünde bile olsa, insanın hakikati anlayabilecek bir kapasitesi vardır. Hangi durumda olursa olsun, yürekten isteyip arayan kulunu Allah’ın (cc) yücelerin yücesine çıkaracağına dair sözü vardır.  

Aklımızı uyanık tutmak, içimizdeki mıknatısı Hakka (cc) ve hakikate göre ayarlamakla mümkündür. Bu, hayatın en büyük nimet olduğu ve onu doğru yaşadıkça yüklerimizden kurtulup hafifleyeceğimiz ve insanı kâmil olma yolunda mesafe kat edeceğimiz anlamına gelir. Doğru bilgi kaynakları ve doğru örneklerle kesintisiz irtibat ve istikamet üzere bir hayat özlemi dualarımızla…