Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Âlimin ölümü âlemin ölümü

Fuat Sezgin Hoca’nın ölümü kıyısından köşesinden de olsa bilimi gündemimize getirdi. Bir âlimin rahmetli olması bile hayra vesile oluyor. Hocanın hayatı ülkemizin yaşadığı ilmi dramını da gözler önüne serdi. Her şeyi ve herkesi düzenlemeye çalışan küçük kafalar ülkemizin uzun yıllarının boşa geçirmesine sebep oldular. Hala bu arkaik kafaların kalıntıları bilim üzerindeki egemenliğini sürdürmek için direniyor. Atalarımızın yaptığı bilimin takibini yapmak bile maalesef eleştirdiğimiz batının eliyle mümkün oldu. Kendi ilim adamlarını baskılayan düşüncenin ne kadar tahribat yaptığını tahmin etmek bile mümkün değil.

Türkiye ekonomik olarak belli bir noktaya geldi. Kısa zamanda büyük mesafeler kat edildi. Tabii ki, ekonomik gelişmelerin arkasında az da olsa ilmi gelişmeler var. Ancak atalarımızın deyimiyle ilmi baş tacı yapamadık. Üniversitelerin sayısının hızla artmasını kalite açısından eleştiriyoruz fakat diğer taraftan bu sayısal artışın içinden kalitenin çıkacağını düşünmüyoruz. Ben bu noktada umutluyum Anadolu’nun katman katman bugüne gelen medeniyet tecrübesi suyun yatağına akmasını sağlayacaktır. Yeter ki iyi niyetli gayreti elden bırakmayalım.

Temel prensip herkesin yaptığı işi yapmasından geçmektedir. İlim adamı olmak için üstün zekâlı olmaya gerek yok. Normal zekâlı bir insan çok çalışarak bulunduğu alanda başarılı olabilir. Fuat hoca yıllarca çantasına koyduğu bir parça ekmekle beslendiğini, günde 20 saat çalıştığını, dinlenmeyi öteki dünyaya bıraktığını ifade ediyor. 18 cilt İslam Bilim Tarihi kitabını yazmak böyle bir gayretin eseri.

Devlet büyüklerimizin bir bilim adamının cenazesine omuz vermeleri çok güzel bir tablo. Cenazede bir fotoğraf vardı ki durumu çok iyi özetledi. Ayakta zor duran bir Kore gazisi başbakan ile Kültür bakanının koluna girerek cenaze namazına katılıyor. Yine hocanın cenazesinin Gülhane Park’ında hocanın gayretleri ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle yapılan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nin bahçesine defin edilmesi çok anlamlı oldu. İşte bu büyük bir kadirşinaslık. Bu manzara ilimin baş tacı edileceğinin göstergesi. Cumhurbaşkanımız 2019 yılının Fuat Sezgin yılı olacağını ilan etti.  Bu güzel teklifin iyiliklere vesile olması için bir önerim var. İslam Bilim Müzesi bünyesinde işin ehli bir kurul oluşturulmalı ve ona uygun bir bütçe tahsis edilmeli. İslam ve Bilim temalı projeler desteklenmeli. Bu işlerden çıkan sonuçlar müzede sergilenmelidir. Yoksa bir yıl hiçbir şey yapmadan rüzgâr gibi gelir geçer.

Üst üste gelen seçimler nedeniyle toplumun bir numaralı gündemi siyaset oldu. Ülkenin meselelerine sahip çıkmak açısından siyaset olmazsa olmaz ancak siyaset ilmin ve ticaretin biriktirdiğini tüketme işidir. Tabiri caizse ilmen ve ticaretten bir birikim oluşmamammışsa tüketiminizde o kadar zayıf kalır. Toplum ilmen ve ticaretten ne kadar zengin olursa siyasetin gündemi de o kadar zengin olur. Yani daha az sayıda kısır çekişmelere şahit oluruz.

Artık seçim gündemi bittiğine göre bir an önce ilmen ve ticaretten zenginleşmek için gayret oluşturmak gerekiyor. Ülkeyi yönetmek üzere seçtiklerimiz yönetim işi ile uğraşırken biz “kendi işimize” bakalım. Nasıl olsa birkaç ay sonra yeniden yerel seçim havasına gireceğiz.

İlmin rütbelerin en yükseği olduğunu unutmadan ilim erbabına ve Fuat hocaya Mevla’dan gani gani rahmet diliyorum.