Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Amerika’nın lanetli bela merkezi

Diriliş Postası Apple Podcast ButtonDiriliş Postası Google Podcast ButtonDiriliş Postası Spotify Podcast ButtonDiriliş Postası Youtube sayfası

Suriye sınırında güvenli bölge oluşturulması için “Müşterek Harekat Merkezi” adı altında bir yapılanma planlanıyor.

ABD Avrupa Komutanlığı, bu plana dair “Sınırdaki Müşterek Harekat Merkezi için çabalar devam edecek” açıklaması yaptı. ABD’nin Avrupa Kuvvetler Komutan Yardımcısı Stephen Twitty Şanlıurfa’ya gitti ve “Ortak harekat merkezinin planlaması ve bu konudaki çabalar devam edecek” dedi. Başka hiçbir şey söylemedi.

Kim dizayn ediyor bu “Müşterek Harekat Merkezi” denilen yapılanmayı? Söylemediler. O halde bu adamların kim olduğunu hatırlayalım.

Şanlıurfa’da açıklama yapan ama hiçbir şey söylemeyen ABD Avrupa Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Stephen Twitty’den başlayalım. 56 yaşındaki Korgenaral Twitty, Irak’ı üçe bölen ekibin üyesi. Petrol, sömürü, işgal ve terör örgütlerini “yerel unsur” adıyla kullanma konularında Pentagon’un parlak generallerinden. PKK ile arası iyidir ve 2014 yılından beri Pentagon içinde PKK’nın yeniden yapılanması raporlarını yazan farklı isimlere bölünerek riski dağıtması gerektiğini savunan biridir.

İkinci sırada General Joseph Votel var. İkinci sırada yazmış olmam sizi yanıltmasın. Kendisi ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) eski üyesidir. 15 Temmuz FETÖ işgal girişiminden 2 ay önce, PKK’nın Almanca Kobani dediği Ayn el-Arap bölgesinde PYD/PKK’lılarla toplantı yapmış, Akdeniz’e kadar uzanan terör koridoru sözü vermişti.

ABD’li Senatör Jack Reed, General Votel’e “Suriye’de birlikte savaştığımız Kürtler şu anda Afrin’e yönelmiş durumda. Bir Suriye stratejimiz olduğunu düşünmüyorum. SDG ile birlikte fiilen ülkenin bölünmesine göz mü yumacağız?” diye sormuştu.

General Votel, “Biliyorsunuz biz Afrin’de görev yapmıyoruz. Ortağımız Suriye Demokratik Güçleri” diye cevap vermişti. Ama yalan söylüyordu, çünkü CENTCOM Suriye’de 5.000 resmî mevcutla konuşlanmış durumdaydı. Hani şu Trump’ın “çekiyorum” dediği askerler. Madem görev yapmıyorlardı, Trump olmayan askerleri mi çekecekti?

SDG dediği ise PKK’nın isim değiştirme taktiği ile makyaj yapması. Sözüm ona “Suriye Demokratik Güçleri” ama bildiğiniz bebek katili, tecavüzcü, yağmacı, konuşmayı bilmeyen barbar sürüsü PKK işte.

Üçüncü isim bütün dünyanın ama en çok Türkiye’nin baş belası CENTCOM’un Komutanı General Kenneth F. McKenzie Jr. 22 Temmuz’da ABD’nin Suriye Temsilcisi James Jeffrey’nin Ankara ziyareti sırasında terör örgütü YPG/PKK’nın elebaşlarından Şahin Cilo ile görüşen subay.

Ve dördüncü son üye NATO’nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral Curtis Scaparrotti. Bu General Scaparrotti, FETÖ konusunda açık oynayan emperyalistlerden. 15 Temmuz işgal girişimden sonra düşman kuvvetleri askerleri olarak tutuklanan FETÖ’cü askerler adına “kaygı duyuyorum” diyen general kendisi. NATO’da görevli olan ve FETÖ’cü oldukları ortaya çıkan askerler için de “Bu subaylar, NATO’ya önemli hizmetler verdi. Burada yetenekli ve yetkin insanlarla birlikte çalışıyordum.” diye açıklama yapmıştı. Türkiye’nin F-35 Programından çıkarılmasında en çok temasta bulunan generaldir aynı zamanda kendisi.

Şimdi soru şu; bu dört adamın olduğu müşterekten bize hayır gelir mi? Gelmez. İşte tam bugünler devletin arkasında sımsıkı durmamız gereken günler. İşte bu anlar milli ve yerli duruş sergilenmesi gereken anlar.

1. Körfez Savaşı’ndan sonra bebekken ve çocukken Amerika’ya götürülen birçoğu Kürt asıllı Iraklıların şimdilerde yaşları artık 30 civarında. Onlar şimdi ne yapıyor biliyor musunuz? Hepsi Amerikalı Subay, Amerikalı STK gönüllüsü, Amerikalı asker, Amerikalı uzman vs. olarak Irak ve Suriye’de emperyalizme kölelik yapıyorlar. İşte bu Müşterek Harekat Merkezi denilen yere peşlerinden getirdikleri lanetli fikirleriyle Türkiye’nin başına bela olmak için plan yapıyorlar.

Türk devleti bu keskin cendereden çıkmaya çalışıyor ve değil karşı çıkmak, yalpalamak bile ihanete eşdeğer neticeler doğurabilir. Sıkı, çok sıkı durmamız lazım.