Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Artık söz bitmiştir…

‘Türkiye’nin üniter yapısını ve toprak bütünlüğünü’ hiçe sayanlara karşı Fırat’ın doğusuna girmemiz artık an meselesidir. Gözümüzün içine baka baka, sınırımızda yüz binlerce teröriste eğitim veren ve onlara kırk bin tır silah, araç ve mühimmat indiren eşkıyalara karşı sabrımız tükenmiş ve söyleyecek hiçbir sözümüz kalmamıştır. Şimdi bizim için vakit, bölgemizde bizi yalnızlaştırmak, Anadolu’da boğmak ve burnumuzun dibinde bir Kürt devleti görünümlü ‘İkinci İsrail’i’ kurmak isteyen ‘Haçlılarlahesaplaşma vaktidir. Şimdi bizim için vakit, Arz-ı Mev’ud hayali ile ülkemizi çevrelemek ve cendereye sokmak isteyenlerin oyunlarını bozmak, kurmak istedikleri terör koridorunu yerle bir etme vaktidir. Velhasıl şimdi bizim için vakit, Türkiye’yi durdurmak ve ülkemizi kuşatmak isteyen ABD, İngiltere ve İsrail’in başını çektiği ‘Küresel Çeteye’ karşı hak ettiği dersi verme vaktidir.

Evet, kıymetli dostlar Fırat’ın doğusu daha önce de defalarca ifade ettiğimiz gibi bir ‘beka’ meselesidir. Küllerinden yeniden doğan ve ayağa kalkan ‘Türkiye’nin durdurulma meselesidir.’ Bugün geldiğimiz nokta itibarı ile anlaşılan o ki; Türkiye’yi ‘darbe ve tehditlerle’ korkutup durduramayan katil ABD, minder dışına kaçmış ve Türkiye’nin önünden artık çekilmiştir. Bizimse oyalanacak vaktimiz kalmamış ve sabrımız tükenmiştir. ‘Barış Pınarı Harekâtı’ için şimdi eller tetiktedir. Artık ‘ertelenmiş yüzleşme’ için ‘bir gece ansızın’ diyen Başkomutan Erdoğan’ın emri beklenmektedir. Cenab-ı Allah’ın izni ile Muhammed’in ordusunun Fırat’ın doğusuna girmesi ile birlikte, tüm kirli hesaplar değişecek, tüm oyunlar bozulacak ve kurulan tüm masalar devrilecektir.

Ortada sabırla pişirilen çok ciddi bir başarı vardır. Ve bu başarı hepimizindir. Lakin en çok da devlet adamlığı ile medar-ı iftiharımız olan ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ındır.’ Çünkü Erdoğan, Suriye’de bir taraftan kararlı diplomasi yürütürken, diğer taraftan da rüzgâr ekip fırtına biçen çakallarla savaş dansı yapmış, onların tüm kirli oyunları bozmuş ve kanlı planlarını başlarına geçirmiştir. Ruhunu satan ve başkasının şeyiyle gerdeğe girmeye çalışan PYD/PKK’lı alçakların örgüt jargonu ile ‘Amerikanlar bizi sattı’ demesinin de bu saatten sonra bizim için hiçbir hükmü yoktur. Tünelden önceki son çıkışta Esed’e sırnaşmaları da onlara zinhar bir şey kazandırmayacaktır.

‘Rusya Soruşturması”yla bağlantılı iddialar sebebiyle türbülansa girerek azledilme korkusu yaşayan ve Pentagon ile karşı karşıya kalan, aklı bir gelip bir giden boş çuval Trump’ın PYD/PKK teröristler için; ‘Çok iyi savaşçı ve güzel insanları, Kürtleri terk etmedik’ dedikten sonra diğer taraftan da aklımızla alay edercesine ‘Türkiye, önemli bir ticaret ortağımızdır ve NATO’nun itibarı olan önemli bir üyesidir.’ demesinin bizim için artık hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. İçimizdeki bizden görünüp de asla bizden olamayan fasonların, siyasi körlük çekerek hangi gerekçe ile oraya gittiğimizi bir türlü anlayamayanların, ‘Suriye’de ne işimiz var? Neden Ortadoğu bataklığına saplandık’ diye soranların ve siyasi güzergâhı HDP ile aynı olanların sözlerinin kıymetinin olmadığı gibi…

Cenab-ı Allah ordumuzun, milletimizin ve ülkemizin yardımcısı olsun…

Selametle..

Yorumlar (1 Yorum)

  • Avatar

    mehmet gocuklar

    Yavuz Sultan Selim’in Kılıcı!!!!
    Yabancı bir elçi, Yavuz Sultan Selim’in huzuruna çıkacaktı. Vezirler, Padişah’ın şanına yakışır gösterişli bir elbise giymesini istiyordu.
    Padişah buna yanaşmadı ve gelen elçiyi sade bir kıyafetle kabul etti.
    Yavuz, elçiyi kabul etmeden önce tahtının dibine bir kılıç koydurdu.
    Elçi, Padişah ile görüşüp dışarı çıktıktan sonra kendisine Yavuz Sultan Selim’in emriyle şu soruyu sordular:
    -Padişahımızı nasıl buldunuz?
    Elçi bu soruya şöyle bir cevap verdi:
    Tahtın yanın

Yorumları Gör (1 Yorum)