Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Beceriksiz miyiz yoksa plansız mı?

“Evlenmeden önce ne güzel kitap okuyabiliyordum, pek çok faaliyete katılıyordum, şimdi hiç birisini yapamıyorum, kendimi çok kötü hissediyorum.” “Ben çalışmayı çok seviyordum, çocuk olunca işten ayrıldım, kendimi boşuna okumuş, elinden bir şey gelmeyen birisi gibi hissediyorum.” “Kaç çeşit işe başladım hep yarım kaldı, ben beceriksizin biriyim, elime aldığım hiç bir şeyi bitiremiyorum.” Tarzındaki pek çok şikâyeti alt alta sıralayabiliriz.

Önceki yaptığımız fakat şimdi yapamadığımız işler, tek seçenek olarak beceriksiz olduğumuz için midir? Acaba birden çok şey yapmak istiyoruz da hepsi aynı zamana sığmadığı için olabilir mi? Ya da zamansız mı istiyoruz, gücümüzü aşacak dozu mu istiyoruz, bize uygun olmayan şeyleri mi istiyoruz? “Ben insanım, şimdilik gücüm buna yetiyor.” diyebiliyor muyuz?

Bir koltuğa bir den fazla karpuz sığdırmaya çalışırsak karpuzlar düşer. Belli bir zekâya ve akıl olgunluğuna sahip her insan, bir işe başlayıp bitirebilme kapasitesi taşır. Fakat şartlar değişmiştir, eski yapılanlara başlansa da bir türlü bitirilemez ve yarım kalır. Ondan sonra da, başta ailemiz ve değer verdiğimiz yakınlarımız olmak üzere, bu konuda ne düşünüyorlarsa, hepsinin sözü kulaklarımızda çınlar ve işin her aşamasında bize bir şeyler söylerler. “Sen zaten neyi başardın ki? Boşuna mı okudun, güzelim mesleğini bıraktın? “Eller neler yapıyor sen bir şeyi yapamıyorsun.” benzeri onlarca cümle kafamızı allak bullak eder.

Önce durumumuzu doğru tahlil etmemiz, sonra da yapılacak işleri tespit edip öncelik sırasına koymamız gerekir. “Hem yeni sorumluluklarımı yerine getireyim, hem eski yaptıklarımı da yapayım” demek, duruma uygun düşünememek ve yanlış plânlama yapmak anlamına gelir. Çok güzel bir ata sözü var, “Hem karnım doysun hem çörek bütün kalsın olmaz, karnın doyarsa çörek yarımlanır.” “Hem iyi bir ev hanımı, hem iyi bir eş, hem de iyi bir anne – baba olayım, bu arada da bekârlığımdaki gibi her istediğimi yapayım” diyorsak, olmayacak bir şeyi istiyoruz demektir. Çünkü bir zamanda ancak bir iş doğru bir şekilde yapılabilir. En önemli olandan başlamalı, kalanını yapabildiğimiz kadar yapmalı ve bunu da normal saymalıyız.

Tabi bu arada, gözümüzde normalin üzerinde değer yüklediğimiz olmazsa olmazlarımız sarsılmışsa, doğru düşünmeden bunların üstesinden gelemeyiz. Bir hanımefendi çocuk oldu diye işten ayrılmış ve buna alışamamışsa, bu çoğunlukla kendisini çalışmadan ve para kazanmadan değerli ve işe yarar hissedemediği içindir. Kitap okuma çalışmaları yapamamak, arkadaşlarla grup çalışmasına katılamamak, her işi düzgün ve vaktinde yapmayı istemek ama yapamamak gibi, hayalimizde olan ve yapamadığımız için kendimizi suçladığımız ne varsa, lütfen bir kenara koyalım. Önce varlığımız, sağlığımız ve mevcut şartlarımız için Allah’ (c.c) şükredelim. Sonra, mevcut durumun gerektirdiği en önemli olandan başlayalım ve kalanını akışına bırakalım. Bunun için önce neyin önemli olduğunu tespit edip onu merkeze alalım. Bilelim ki, bitmedik iş yoktur fakat ihtiyacı giderilmemiş insan çoktur.

Gelecek yazının konusu: Yapacaklarımızın önem sırası neye göre belirlenir?