Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

“Beyaz kefenlilere” karşı “Sarı Yelekliler” mi?

“Sarı Yelekliler” bir aydır Fransa’yı yakıp yıkıyor. Akaryakıta yapılan küçük bir zam muhalefetin (ABD) aradığı kıvılcım oldu. O kıvılcım şimdi Fransa’yı kasıp kavuruyor. Beni Fransa’daki olaylar ilgilendirmiyor. Sadece Macron’un, “Avrupa Birliği artık ABD’ye güvenemez. Avrupa, kendi ordusunu kurmalı” dedikten sonra olayların başladığına dikkatinizi çekmek istiyorum…

Aynı olayların başka AB ülkelerine sıçradığını biliyorsunuz. Beni bu da ilgilendirmiyor. Beni bu ateşi Türkiye’ye taşımak isteyen CHP’nin söyledikleri ilgilendiriyor. Almanya’ya yaptığı gezi sonrası taşeronluğunu yapacağı projeler için bahane arayan Bay Kemal’in “sarı yelekliler” ateşini Türkiye’ye taşıma konusundaki arzusunu artık biliyoruz. Şimdi neyi bahane edecekleri konusunda kafa yoruyor…

95 yıllık tarihinde Türkiye’nin hayrına olacak hiçbir şeye kafa yormayan CHP’nin; Türkiye’ye zarar vermek, Türkiye’yi Batı’ya muhtaç bırakmak, Türkiye’yi ABD mandasında tutmak dışında bir çabası olmamıştır.

Bay Kemal ve CHP sözcüleri, bu tarihi görev ve misyonlarına uygun faaliyetlerine devam ediyorlar…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı tehlikeli süreçlerde “Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık. Hiçbir güç ve tehdit bizi korkutamaz” diyerek meydan okur. Eğer Türkiye ayağına bağlanan prangalardan kurtulduysa, bu meydan okumalar sayesindedir… 

Büyüyen, güçlenen ve bağımsızlaşan Türkiye’den rahatsız olan Batı dünyası ve yerli işbirlikçi Bay Kemal ile Washington Portakal’ı milleti sokağa dökmek için can atıyorlar. Türk milletine “sarı yelek” giydirip emperyalizmin emellerine hizmet etmek istiyorlar. Milleti yeniden Coni’lerin uşaklığını yapmaya ikna etmeye çalışıyorlar.

Bay Kemal ve CHP, Türkiye’nin; Suriye’de, ABD, YPG, PKK ve İsrail emellerine vuracağı öldürücü darbeyi engellemek için iç karışıklık çıkarmak istiyor!

Ancak içinde yaşadıkları millete o kadar yabancılar ki, olan bitenin farkında bile değiller. Milletin 16 yıldır sokakta kefeniyle dolaştığını göremeyecek kadar körler. Bay Kemal, sokakları karıştırıp, güvenli bir yerde kahvesini yudumlayacağını zannediyorsa yanılıyor. 15 Temmuz’da saklandığı gibi güvenli bir yer bulamayacak. Bu sefer millet onu saklandığın delikte bulup ibreti âlem için sokak sokak gezdirecektir!

“Sokak haktır” diyen CHP’ye şunu hatırlatmam gerekiyor. Sokak ülkenin özgürlüğüne kastedenlere karşı kullanılacak bir haktır. Ülkeyi iç karışıklıklara, dış müdahalelere açık hale getirmek için kullanılamaz. CHP, sokağı Türkiye’nin özgürlüğüne katkı yapmak için değil, emperyalizme yeniden uşak olmamız için kullanmak istiyor.

Sokağı demokratik hak gören Bay Kemal ve CHP; 15 Temmuz’da demokrasiye tecavüz eden FETÖ darbecilerine karşı neden sokak çağrısı yapmadı? Darbecilere karşı neden sokağa çıkmadılar? Darbe gecesi sokaktan kaçıp neden güvenli bir ev aradılar?

Sokaktaki terörden, anarşiden ve Vandalizm’den medet umanların bu ülkeye bir aidiyetleri olamaz. Bu ülkeye zarar vermek dışında bir gündemi olmayanların bu topraklara ait oldukları düşünülemez. “Sarı yelek” giydirmek istediği bu millet, Bay Kemal’in peşinden gitmeyecek. 95 yıldır milleti nereye götürmek istediğinizi artık çok iyi biliyoruz.

Türkiye’nin tam bağımsızlığını kazanma, güçlü bir devlet, mazlumların koruyucusu ve İslam dünyasının kurtarıcısı olma yolunda; “beyaz kefen” giyenlerin karşısında; ne “sarı yelekli” CHP’liler, ne “kızıl paçavralı” terör sevicileri ve ne “Bukalemun” Kemal durabilir!

“Beyaz kefenliler” çıktıkları “tam bağımsız, güçlü Türkiye” yolunda gemileri çoktan yaktılar bile!