Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Bir dua yöntemi olarak sinema atölyeleri

Sinema zor bir alan. Çok zor. En geniş ekibe ihtiyaç duyulan sanat dalı. Ve pahalı. Çok pahalı. Sinema yapmak, profesyonel film yapım araçlarına ulaşmak zor.

Fakat daha zor olan bir şey var…

Hakiki manada istikamet verecek kişiler ve kurumlar…

Sinemayı sadece bir zanaat olarak görmeden, yetenekli gençleri sektöre kazandırmak ve bu toprağın insanı olarak üretim sahasına hazırlamak gayesiyle hayata geçen çabalara daha çok şahitlik eder olduk.

Eskiden çok azdı. Hatta sinemaya ilk adım attığım dönemlerde ‘bizim mahalle’de neredeyse hiç yoktu. Haliyle de tek çaremiz iletişim fakülteleriydi.

Şimdiyse sinema yapabilme noktasında çalınacak kapılar çoğalıyor.

Geçtiğimiz hafta bu noktada 3 ayrı güzelliğe şahit oldum. Hepsinden bahsetmek isterim.

Medya Sanat Merkezi (MSM) Senaryo Okulu ikinci dönem çalışmalarına başladı. Duyuru ve mülakat sürecinden sonra katılmaya hak kazananlar, Oktay Berber yönetiminde senaryonun inceliklerine ve uygulamasına dair dolu dolu bir sürece girdi. TRT’nin başarılı yapımlarının senaristi olan Berber’e yine sektörün önemli çalışmalarının senaristleri ‘workshop’ olarak katkıda bulunacak. Sinema ve dizi sektöründeki en ciddi açığımızın senaryo olduğu çokça dillendirilir. Haklılık payı da vardır. Ne yazılacağı, nasıl ele alınacağı gibi hususların ehemmiyetinin farkında olarak genç yeteneklere istikamet ve imkan bulma noktasında çok önemli bir proje, MSM Senaryo Okulu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı da destek veriyor. Bahariye Mevlevihanesi’ndeki çalışmalarda mekanın eşsiz ruhunun da etkisi olduğunu belirtmek isterim. Daha önce Dijital Medya Okulu ve Belgesel Okulu da yapan Medya Sanat Merkezi’nin yakın dönemde yine uygulama ağırlıklı önemli çalışmalara imza atacağını da şimdiden not edelim.

UMED Sinema Akademisi de ilk mezunlarını verdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında teori ve pratiğin birlikte yürüdüğü süreç sonrasında genç katılımcıların hazırladığı ürünler ortaya çıktı. Sertifika töreninde genç arkadaşların heyecanına ortak olduk. Senaryo, oyunculuk, film analizi, yönetmenlik, kurgu ve sinema tarihi başlıklarından oluşan dersler yine üretimi hedefleyen müfredata sahipti. Benim de koordinatörlüğünü yürüttüğüm akademiden pırıl pırıl gençler çıktı. Sebat gösterip kararlılıkla yol almaları halinde başarı basamaklarını sırayla çıkacaklarına şüphem yok. Uluslararası Medya ve Enformasyon Derneği’nin (UMED) medya ve sinema alanındaki çalışmalara ehemmiyet vererek bunları ülke çapına yayması da takdire şayan.

Ve Hassan Bin Sabit Sinema Akademisi de mezunlarını verdi. Senaryo, yönetmenlik ve kurgu alanlarında ayrı ayrı eğitime tabi tutulan gençler, daha sonra doğrudan üretimi hedefleyen toplayıcı bir atölye süreciyle filmler çekti. Geçtiğimiz gün sertifika töreni yapıldı. Filmler izlendi. Senaryodan kurguya, yönetmenlikten kamera kullanımına kadar her aşamasında gençlerin emeği olan ürünler umut vaat etti. Şahsımın da katkısı olan akademinin üretim aşamasını yönetmen Yeşim Tonbaz yürüttü. Siyer Vakfı’nı da, böylesi bir çalışmayı yıllardır ısrarla yürütmesinden ötürü tebrik ediyorum.

1, 2, 3, 4, 5, 15, 115… Sınır koyulmadan bu tarz çalışmalar çoğaltılmalı. Ne kadar çok gence ulaşılırsa, ne kadar çok yeteneğin elinden tutulursa, yarınımıza yönelik umudumuz da o denli artar.

Emeği geçen, desteği olan herkesin duacısıyız.

Daha çok kurum ve yetkili bu duaya nail olmalı.