Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Boşa çıkan operasyon Amerikan beslemelerini gerdi

Türkiye kendini geliştirdikçe, tam bağımsızlık için mücadele ettikçe Türkiye’ye gem vurmak isteyen odaklar daha çok saldırıyor.

Bundan ürküp de geri duran zaten bizden değildir.

Köklerinden kopmamış dini ve milli davası olan insanımız tereddütsüz duruşundan asla taviz vermeyecektir.

Bu açıdan bakıldığında ‘diklenmeden dik durmak’ ilkesini şiar edinmiş bir lideri var Türkiye’nin.

2013’ten bu yana engelleri yıka yıka geliyoruz.

En güncel meselemiz malum sebze-meyve fiyatlarındaki fahiş artış idi.

Peki bu organik bir sorun muydu? Tabii ki; hayır.

SON OPERASYON NASIL KURULDU?

ABD kaynaklı Türkiye’ye çekilen ekonomik operasyon ile birlikte yükselen kur rakamları; pazara, markete dehşet bir şekilde yansımıştı. Olay daha sonra şöyle gelişti; Hükümetin doğru adımları ve ciddi refleksleriyle kur düşürüldü ancak fiyatlar düşmedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan defalarca çağrı yaptı. Olmadı.

Bu çağrıyı kulak ardı edip de operasyonculara alet olanlar kimlerdi? 1- Stokçular, 2- Fırsatçılar.

Bu iki kesim bir türlü fahiş fiyatları düşürmedi.

Oyun ne idi? Yerel seçimler öncesi halk sebze-meyve alımında zorlanacak. Zora düşen vatandaş hükümete kinlenecek ve dolayısıyla belediye seçimlerinde oy verme eğilimini farklılaşacaktı. Beklenti buydu, oyun bunun üzerine kurgulandı.

Yani, tarlada ürün var. Köylü mahsulünü mevsim normallerine göre satıyor ama şehirdeki operasyoncular işe el koyuyor.

MUHALEFET GEREKENİ YAPMADI

Yerel seçimlerde Cumhur ittifakının kaybetmesini isteyen bu karanlık el bu müdahalelerle halkımızın cebindeki paraya, midesine girecek gıdaya göz dikmiştir. Hile, hurdayla oyun kurmuştur. Muhalefet de çıkıp “ne yapıyorsunuz, halkın gıdasına göz dikmeyin!” demedi, diyemedi. Oysaki muhalefetten de bu operasyonculara bir çağrı beklenirdi. Durum işlerine geldiğinden sustular. Oysa ki dürüst siyaset vatandaşın yanında olmayı gerektirirdi. Mesele oy toplamak ise; bu kirli tuzaklarla değil projelerini, vaatlerini halka anlatmakla olabilirdi.

ERDOĞAN’IN HAMLESİ

Durumu bu şekilde özetledik. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son hamlesinin yansımalarına bakalım şimdi; Erdoğan talimat verdi ve halk tanzim satışlarla mevsim normalleri seviyesine inen fiyatlara kavuştu.

Bu hamle tüm fırsatçıları boşa düşürdü. Operasyon başarısız oldu.

Nasıl mı? Daha ilk günden market zincirlerinde fiyatlar yarı yarıya indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belediyecilikten gelen tecrübesi, 2019’da bir kere daha tezahür etmiş oldu. Erdoğan, halk ekmek fabrikaları kurdurarak dönemindeki ekmek sorununa çözüm bulmuş bir siyasetçidir. O nedenle dünden bugüne biriktirilen tecrübeler çok kıymetlidir.

“VATANDAŞ DA KABAK YEMESİN” SÖYLEMİ YANLIŞTIR

Yükselen fiyatlarla birlikte dillendirilen yanlış bulduğum bir söylem var. Diyorlar ki; “Vatandaş da kışın domates, kabak, patlıcan yemesin.” Devlet vatandaşına uygun koşulları hazırlamak zorundadır. Hükümetin, devletin görevi budur. Dolayısiyle bu söylem sorunu örtme çabasından başka bir şey değildi. Erdoğan bu gibi ucuz söylemlere tevessül emedi. Sorunu görmezden gelmedi. Sorunu ortaya koydu ve hamle yaptı. Sonuç: Başarılı.

HÜKÜMETİN HAMLESİ İKİ YÖNDEN ÇARPITILIYOR

Birincisi; Tanzim satışlarda oluşan kuyruk 70’lerdeki gıda kuyruklarına benzetiliyor. Dönemin koşullarındaki yokluk, imkânsızlık, ürünlerdeki dibe vurmuşlukla bugünün Türkiye’sini benzeştirmek insafsızlık ve nankörlük değilse hainliktir.

İkincisi; Yükselen gıda fiyatları üzerinden hükümetin tarım politikalarını eleştirmek yine konuyu çarpıtmaktır. Tarım politikaları elbette konuşulmalıdır ama bu bağlamda değil. Yaşanan süreç ürün yokluğundan değil manipülasyon kaynaklı, bunu hepimiz biliyoruz.

OPERASYONCULAR GERGİN

Amerikan beslemesi gazeteci bir umut mikrofonu kapmış, tanzim satış standına koşmuş. Maksadı oluşan kuyruktan bir medet umarak buradan bir malzeme devşirmek. Mikrofonu uzatıyor ve halktan tokat üstüne tokat yiyor. Halkın kuyruk falan umurunda değil, halk; fırsatçılara, operasyonculara tepki koyuyor. Ortaya konan somut çözüm içinse hükümete teşekkür ediyor. Halkımız nankör değildir. Halkımız feraset sahibidir. Zannediyorlar ki, halk manipülasyona kanar.

Vatandaş öyle uyanık ki, bu Amerikan beslemelerine olayın perde arkasına dair ayaküstü diskur çekiyor. Bize de keyifle izlemesi düşüyor.