Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Cami “anlayış”ımız ve kadın -3

Konulara mutedil ve orta yollu bakmak Anadolu’da yaşanan Müslümanların bir özelliğidir.

Bir önceki yazımda değindiğim “Kadınlar evde otursun. Kadınlar namazlarını evde kılsın” söylemini geliştirenler bu toplumun çok dar bir kesimidir, yaygın Sünni pratiği temsil etmezler.

Öyle ki; muhafazakâr babalar dünden bu güne kız çocuklarını okutabilmek ve topluma faydalı konuma getirebilmek için çok çaba sarf etmişlerdir. Kendi hayatımdan örnekleyecek olursam; 90’lı yılların başında muhafazakâr kesim daha yeni yeni radyo-TV açmaya başladığında, ben bir İmam Hatip öğrencisiyken babamın teşvikiyle bizzat medya ile tanışmış ve Gaziantep’te yerel bir radyoda program yapmaya başlamıştım. Program saatim akşam vakitlerinde olduğundan kıymetli abim de bana radyoya gidiş gelişlerde eşlik ederdi. Böyle bir ailenin içinden gelen bendeniz evlendikten sonra da akademik hayatına devam etmek ve çalışmak anlamında eşinden destek görmüş bir kadınım. Çalışma hayatında da çalıştığım kurumlarda yaşam tarzım ve anne olmamdan dolayı yöneticiler tarafından saygı gördüm ve desteklendim.

Şunu anlatmaya çalışıyorum. Birilerinin göstermeye çalıştığı gibi bu toprağın Müslüman erkek bakışı ‘kadını sosyal hayattan soyutlama’ya eğilimli değil.

Mutedil mü’min erkek bakışı, muhafazakâr kadının sosyal hayatta varlığını ve yükselmesini desteklerken elbette ‘cami’ nazarında gelişen tartışmaları da anlamaya çalışıyor.

Dindar mütedeyyin muhafazakâr kadınlar ne istiyor? Hangi unsurlar bu hanımları rahatsız ediyor? Ne bekliyorlar? Çözüm üretmek adına bu soruları kendi aralarında da tartıştıklarını biliyorum.

KADINLARIN TALEPLERİ

Gelelim sorunlu gördüğümüz alanlara… Ülkemizde bu anlamda ‘camide kadının yeri’ başlığı açıldığında bazı sorun alanları mevcuttur.

Allah celle, Kur’an-ı Kerim’de kadın ve erkekleri peş peşe zikrediyor. Bu anlamda Rabbimizin ayetlerinde, ben bir kadın olarak kendimi ikinci sınıf insan gibi hissetmiyorum fakat uygulamalara baktığımızda özellikle camilerde bunu ne yazık ki yaşıyorum.

Gündeme getireceğim hususlar; hayatın içinde sosyal bir birey olarak varlık gösteren kadının camideki yerinin iyileştirilmesini talep etmek babında olacaktır.

Konu esnetilmeye meyyal, yanlış anlaşılmalara müsait ve manipülasyona açık olduğundan bu toplumun bir ferdi olarak talep edilenleri net bir şekilde ifade etmek istiyorum.

  • Zihniyet dönüşümü için söylemler geliştirmeli. Diyanetin bu anlamda imam ve cami görevlilerini bilgilendirmesi ve yönlendirmesi gerekli. Camiye gelen hanımefendiye “Niye geldin ki” bakışı camiye muhabbeti artırmıyor, camiden uzaklaştırıyor. Oysaki bizler camiyi çocuklara, kadınlara sevdirelim ki dini anlayışımız güçlensin derdindeyiz. Bir genç kızımız namaz öncesi bir saat önce gelip dersini huzur mekânında çalışmak istiyorsa, bu hanım kıza “namaz vakti değil ki” demek hoş değil. Cami kadını ve erkeğiyle ümmetindir, her zaman kapısı açık olmalı.
  • Kadınların camiye girişleri çok sorunlu (Selatin camileri dışında kalan camiler). Yeni yapılan cami yapılarında bile ‘kadınların giriş kapısı’ tasarıma konu olmuyor. Mesela; cami yapımı bittikten sonra “Kadınlar kendi bölümlerine nasıl çıkacak” sorusuna “Yangın merdiveninden çıkabilirler” cevabı pratize edilebiliyor (kendim bizzat tecrübe ettim). Mümine bir hanım için yangın merdiveninden camiye giriş, daha camiye girmeden ilk adımda “neden böyle?” sorusunu sordurtuyor. Dinimizde kadına karşı böyle bir ayrımcılık, bir ötekileştirme yokken toplum neden bize bunu yaşatıyor?
  • Kadınların ibadet alanları genişletilmeli. Caminin dışında inşa edilmiş barakalara kadınlar yönlendirilmemeli.
  • Abdest alma yerleri revize edilmeli. Bu konuda Fatih Camii’ndeki revizyon örnek gösterilebilir.
  • Abdest mekânları temiz ve nezih olmalı. Kadınlar için en basitinden ayna bir nesne olarak demirbaş listesine eklenebilir.
  • Kadın deyince çocuk meselesini de açmak lazım ama bu başka bir yazının konusu. Bu bağlamda da toplum olarak mesafe kat etmeliyiz. İmamlarımız sevgiyle karşılamalı çocukları… Diyanet’in bütçesinde ‘camiye gelen çocuklara hediye’ başlığı da mutlaka olmalı.