Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Cellâdına âşık olmak “Aydınlarımız Batı’nın bütün hastalıklarını ithale memur bir anonim şirket…”

“Batı’dan gelen hiçbir “izm” masum değildir.”

-Cemil Meriç-

Nedenini bilmiyorum ama yazmak bazen şifa gibi geliyor bana ve hatta sormuyorum da. Sorular cevapları anlamsızca hudutluyor biliyorum ve belki de bu yüzden zihnimdeki bütün soruları hep kendime saklıyorum. Sana anlatacaklarım bambaşkaydı aslında. Ben sana yalnızlıktan, kimsesizlikten, sessizlikten ve bikeslikten bahsedecektim. Ve hatta “kimsesizim dediğin anda dahi kimsesiz değilsin” diyecektim. Belki bir divan şairinin, Ruşeni’nin o çok sevdiğim beyitini tekraren terennüm edecektim. Bunların hepsini söyleyecektim sana. Lakin ah Cemil Meriç üstadın o bilmem kaçıncı kere hatmettiğim, her hatmettiğimde hayret ettiğim kitabı aklımı bir başka mecraya çekmeseydi.

Biliyorsun ben Batı denen putun karşısında bir İbrahim olmak diliyor ve ona perestişle bakanların gözlerini en fazla bir cam kırığı farz eyliyorum. Zorla değil ya, sevmiyorum. Daha doğru kelime şu olacak, sevemiyorum. Zira batı dediğim ve derken de yalnızca bir coğrafyayı kastetmediğim kavramın neler ettiğini, bizden neleri alıp da gittiğini ve hatta gasp ettiğini bildiğimden belki de içim ısınmıyor. Bizi anlayamıyor onlar, biz onlara hayran ve hatta hüsnüne esir olmuş garipler. Hani bir kaldırım güzeline âşık olmuş beyzadeler gibi… Ya da kölesine esir olmuş efendiler… Anlamıyorlar bizi, esasında bizim gönlü buz tutmuş gariplerimiz onlara âşık lakin onlar bu aşktan bihaber. Her gün bir başkasıyla geceyi gündüz eden bir eğreti… Umurunda değil. 

 “Suçlu değiliz” diyemiyorum kâri. Zira suçluyuz biz. En aşüftesine âşık olmuşuz o kaldırımdaki dilberlerin. Sonra gözlerimiz köre çalmış, ne demişse inanmışız. Ecdat demiş, vermişiz, millet demiş, silmişiz, ümmet demiş terk etmişiz. Cemil Meriç üstad Bu Ülkesi’nde; “Aydınlarımız Batı’nın bütün hastalıklarını ithale memur bir anonim şirket…” diyor.  Elhak ben de taze ve cahil zihnimle bu dediklerine katılıyorum üstadın. Bakıyorum etrafıma ne Müslüman kalabilmiş ne de başka bir dinden olabilmiş ne doğuda kalabilmiş ne de Batılı olabilmiş onlarca insan. Hayret ediyorum. Hatta bazen lanet ediyorum. Sonra utanıyorum dilimden düşenlere ve tövbe ediyorum. Batıda olan her şey kötü değil onu da biliyorum. Lakin müşkülümüz şu ki biz en başında yanlış yerinden girmişiz bu kervana. Devayı, ilacı, dermanı değil de hastalığı, marazı almışız ve deva sanmışız dertlerimize.

Şimdi ise olan şey şu, yara irinini boşaltıyor. İçimize yıllarca zerk ettikleri zehri atıyor bedenimiz. Onların vurdukları kelepçeleri kırıyor ve prangaları söküyoruz. En azından fark ediyoruz. Ve işte onun için böyle kıvranıp duruyorlar.