Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Çevrimiçi bir kılıç hikâyesi!

İnternet âleminde yediden yetmiş yediye hemen hemen herkesin müptelası olduğu çevrimiçi oyunlar var.

Bu oyunları dünyanın farklı farklı yerlerinden farklı farklı insanlar aynı anda ‘çevrimiçin – online’ oynayabiliyor.

Bu oyunların tamamı para tuzaklarıyla dolu.

Mesela, ne kadar iyi bir oyuncu olursan ol belirli bir seviyeden sonra daha ileriye gidemiyorsun.

Oyun diliyle ‘level atlayamıyorsun.’

Oyunda tıkanmanın ve ileri gidememenin sebebi basit ve gelişmemiş silahlarla buraya kadar…

Deniliyor ki, ‘ya bütün vaktini oyuna vererek yeni silahlar geliştireceksin’ veyahut ‘paraya kıyıp daha güçlü silahlar satın alacaksın’

Ben anlamam, hiç oynamadım.

Emniyet Müdürlüğünün Bilişim Suçları-Siber Suçlar Birimi var.

Sanal âlemde yani internette işlenmiş bütün suçlarla mücadele ediyorlar.

Sanal alemde çevrimiçi hırsızlıklar oluyor…

Yazılım işleriyle uğraşan, yeni tanıştığımız bir arkadaşa ‘mahkemelerden bilirkişi talebi geliyor mu?’ diye sordum.

O da şu hikâyeyi o anlattı.

Hangi oyun olduğunu söyledi, adını unuttum.

Her oyunda olduğu gibi bu oyunda da belirli bir seviyeye geliyorsun ve ileri gidemiyorsun.

Oyunda her kapıyı açan, her düşmanı bertaraf eden bir kılıç var.

İlerleyebilmek için ya bütün vaktini oyuna vererek yeni silahlar geliştireceksin’ veyahut ‘paraya kıyıp daha güçlü silahlar satın alacaksın’

Kılıca sahip olan oyuncu, uzun uğraş ve zamanla geliştirdiği bu silahı daha alt seviyedeki bir oyunculardan gelen talep üzerine satışa çıkarmış.

Bu tür alışverişler hemen hemen bütün oyunlarda mevcut.

Oyunlarda sadece silah değil, ‘level atlamak’ için geliştirilmiş karakterler yani ‘savaşçı’, ‘büyücü’, ‘çar’, ‘item’ gibi şeyler de satılıyor.

Kılıca on bin lira çekmiş.

Fiyatta anlaşılmış, para gönderilen hesaba havale yapılmış.

Ama kılıç teslim edilmemiş.

Kılıç parayı ödeyene teslim edilmeyince o da durumu bir şikayet dilekçesiyle savcılığa intikal ettirmiş.

Hesap numarasından adres tespiti ve belirlenen haneye bir şafak baskını…

‘Kılıç nerede?’

‘Ne kılıç komiserim, ben de kılıç mılıç yok’

‘Kes uzatma, parayı almışsın kılıcı teslim etmemişsin. Çabuk çıkar şu kılıcı!’

‘Kılıç internetteki oyunda memur bey, burada kılıç felan yok.’

Evin altını üstüne getirmişler kılıç yok.

‘Kılıç’ın internet oyunundaki çevrimiçi bir silah olduğu ve teslimatın yine çevrimiçin yapılması gerektiği şikâyet edilenin ifadesine geçtikten sonra mahkeme ‘nedir, ne değildir’, ‘nasıl oluyor bu işler’ sorularına cevap bulabilmek için bir bilirkişiden görüş istemiş.

Bilirkişi durumu teferruatlı bir şekilde anlatan raporunu mahkemeye sunmuş.

Çevrimiçi kılıç da nihayetinde parayı verene internet ortamında, çevrimiçi olarak teslim edilmiş.

Edilmiş edilmesine de, gerçekte var olmayan bir kılıç için yapılan belki de ilk ve son şafak operasyonu, ev baskını ve evin didik didik aranması vakası böylece tarihteki yerini almış.