Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

CHP bir kere daha yanlış yaptı

Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerekçe gösterdiği sınır ötesi operasyonlarda daha emin adımlar atabilmek ve Suriye’nin muğlak konjonktüründe olası gelişebilecek durumlara karşı daha hızlı pozisyon alabilmek için 2019 genel seçimini öne çekti. Çünkü önümüzdeki seçin yeni bir sistemi hayata geçirecek çift başlılığı ortadan kaldıracak ve bürokrasiyi hızlandıracaktı. Gelişme ekonomi çevrelerinle olumlu yansıma buldu. Piyasalardaki adı konmamış tansiyon, aniden düştü.

24 Haziran seçim takvimi;

Dış mihraklar ile yerli illegal yapıların ve bunların gönüllü işbirlikçilerinin oyununu bozan siyaseten yapılmış mahir bir hamledir.

Bu hamlede Bahçeli ciddi bir öngörüde bulunmuş, Erdoğan ise ‘lider’ olarak aksiyon ortaya koymuştur.

24 Haziran seçimi sonrası ‘yeni sistem’ hayata geçecek.

Böylelikle;

1-İçeride ve dışarıda daha güçlü terörle mücadele (PKK-FETÖ-DAEŞ) hayata geçirilecek.

2-Ekonomik büyümenin sürekliliği sağlanacak.

3-Siyasetin icraata odaklanması ve istikrarın halka daha güçlü yansıması gerçekleşecek.

“DOSTLARIMIZ” TÜRKİYE SEÇİMLERİNDEN NE BEKLER?

Haber şöyle;

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Türkiye’de OHAL altında özgür, adil ve şeffaf bir seçim düzenlemenin zor olduğunu, bu konuda endişeli olduklarını söyledi.

Biliyorum kızacaksınız… Haklısınız. Diplomasi dilini kullanarak başlık atmak istedim. Değilse ne stratejik ortak, ne dost, ne de ahbap…

ABD kendi seçimlerindeki soru işaretlerini bırakmış, bizim için endişelenmeye başlamış. Normatif olmayan demokrasi anlayışlarında acaba Türkiye seçimlerinin hak-hukuk kriterlerinin akıbeti mi düşünürler? Değilse “bu yaz sıcak geçecek” babından planlanan illegal işlerin sukut-u hayalinin bir yansıması olarak mı düşünmeli bu açıklamayı?

CHP AĞUSTOS BÖCEĞİ MİSALİ…

CHP erken seçim takviminin hayata geçirilmesine fena bozuldu. Seçimlere dair hiçbir hazırlığının olmadığı açığa çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu aday olup olmayacağına dair net bir şey söyleyemiyor, partiden çıkan iki isim adaylığını açıklıyor, en az dört kişi hazırda bekliyor. Parti kurumsal bir duruş sergileyemiyor ve senkronize olamıyor.

Oysa CHP defalarca erken seçim istemişti, “hodri meydan” demişti. Meğerse CHP, Adalet yürüyüşleri ile OHAL protestolarıyla oyalanmış ve seçime dair hiç kafa yormamış.

AK Parti tarafına baktığımızda son aylarda Sayın Erdoğan hafta sonları dahil çalışıyor, günde iki veya üç kongreye katılıyordu.

Bir gazeteci olarak benim dikkatimi çeken bu yoğunluk acaba ana muhalefetin hiç mi ilgi alanına girmedi?

Böylesine ‘sürpriz’ diyebileceğimiz bir çıkış anında, eğer bu bir ‘hamle’ ise CHP’nin hamleye hamleyle karşılık vermesi beklenmez miydi?

Ana muhalefet iktidara adaydır.

Ana muhalefetin felsefesi, projeleri, söyleyecek sözü, olası seçim için adayı ve yol haritası olmaz mı?

Muhalefet sadece ve sadece laf yetiştirmek midir?

Muhalefet, sokak eylemleriyle günü geçirmek midir?

Toplum iş bekler. Halk çok iyi bir gözlemcidir.

CHP’li de olsa vatandaş, kendisine hizmet üretene oyunu teslim eder.

CHP, vatandaştan “ideoloji başka hizmet başka” sözünü duyarsa şaşırmasın! Bizden söylemesi…