Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

CHP, İP ve HDP’nin ortak adayı: Mansur

Muharrem İnce, CHP rozetini çıkarıp Kılıçdaroğlu’nun “gel buraya Muharrem” komutuyla Cumhurbaşkanlığı yarışında CHP’nin adayı olmuştu. Muharrem bey, “Cumhurbaşkanının parti rozeti olmamalı” diyordu ama CHP’nin kendisini aday göstermesi için çalmadık kapı bırakmamıştı.

Bu aldatmacaya, bu numaraya başvuranlar, “Ben doğuştan, babadan, hatta dededen CHP’liyim” dediklerini milletin unuttuğunu zannedip oy almak için yalan söylüyorlardı. “Yalan söyleyenden başbakan olmaz” diye diye dokuz seçim kaybeden Kılıçdaroğlu, çevresindekileri de millete yalan söyleme konusunda etkisi altına almış görülüyor.

Oysa tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de milletimiz, Cumhurbaşkanlığı ve belediye başkanlığı gibi görevlere talip olan kişilerin “din ve dünya hakkındaki duruşunu” bilmek ister. Dünyaya ve insanlığa sunacağı ufkun rengini görmek ister. Bu da gayet doğal ve doğru bir yaklaşımdır.

Doğru olmayan hatta yalan olan “din ve dünya hakkındaki duruşlarını bir kenara bıraktıklarını” iddia edip Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Belediye Başkanlıklarına aday olmaktır!

Partiler, siyasi bir görüşü savunmak, ülke ve dünyadaki gelişmelere karşı bir duruş sergilemek; bu görüş ve fikirleri iktidara taşımak için kurulmuşlardır. Partiler adına makamlara talip olup, o partilerin genel başkanları tarafından aday gösterilip, o parti seçmenin verdiği oylarla makamlara oturanların; “Türkiye’yi ve Ankara’yı yönetecek kişinin rozeti olmamalı” demesi milletin aklıyla dalga geçmektir. Bu yola tevessül edenlerin hala anlamadığı şey milletin bu yalanları yutmadığıdır!

Gelelim Mansur Yavaş’a. 2014 yerel seçimlerinde CHP ve MHP’nin ortak adayı olarak Ankara’da AK Parti’nin adayı Melih Gökçek ile yarıştı. Seçimi Gökçek kazandı, Yavaş kaybetti…

Seçimi kaybeder etmez, aday olmak için üye olduğu CHP’den istifa edip “CHP parti rozetini” Kılıçdaroğlu’na iade etti. CHP ile ilgili hoş olmayan açıklamalar yaptı. Yavaş, şimdi ortaya çıkmış CHP ve İyi Parti’nin (İP) kendisini aday gösterme arzusunu zevkle izliyor. İki partinin “ondan aday olma benden ol” yarışını kıs kıs gülerek seyrediyor. Diğer taraftan da iki partinin uzlaşarak kendisini “ortak aday yapma kararını” da dört gözle bekliyor.

Muhalefetin Yavaş’ın elinde düştüğü durum kabul edilebilir bir durum değildir. CHP ve İP’in 15 milyon seçmeni içinde Ankara’ya kendi partilerinden bir aday çıkaramaması büyük bir acziyettir. Bir siyasi partinin varlık felsefesini kaybetmesidir. Bu iki partinin de kendi kendini inkar etmesidir!

CHP’nin iki dönem MHP’den Kızılcahamam belediye başkanlığını yapmış bir isme mahkûm olması CHP’nin; siyasi görüş, duruş ve perspektifinin iflas ettiğini göstermektedir…

İP ve CHP’nin 80 milyonluk Türkiye’de başkent Ankara için aday bulamayıp bir kişiye açık çek vermesini bu partilere oy veren seçmenlerin de aklıselimle düşünmeleri gerekiyor!  

CHP ve İP açık ittifak ile; HDP ise gizli destek ile Mansur Yavaş’ı Ankara’da “BAĞIMSIZ ADAY” olarak gösterecektir. Yavaş’ın “rozetsiz biri Ankara’yı yönetmeli” çıkışı boş bir çıkış değildir. HDP oylarını da almak için söylenmiş akıllıca bir adım olarak okunmalı. 

Bu stratejiyi hayata geçirmek isteyenlere bir uyarı yapayım. Yakın tarihte birçok kez görüldüğü gibi milletimiz rengi belli olmayanlara teveccüh göstermiyor. “Ben ülkücüyüm” deyip CHP rozeti takmak ilkesizliktir. Milletimiz de “ilkesizlere” ve makam için “bukalemun” olanlara devlet mührünü teslim etmiyor!