Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Cihad ve Mücahid

Biliyoruz ki Hak ile batıl, iman ile küfür, nûr ile zulmet, inananlar ile inanmayanların mücadelesi âlemin ve Âdem (a.s.)’ın yaratılışından bu yana vardır.Kıyamete kadar da devam edecektir. Bu, mü’minlere açık bir şekilde emredilmiştir:

“(Yeryüzünde) fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın!”(8 Enfal 39)

Şüphesiz ki fitnenin en büyüğü küfürdür. Mü’minlerin asıl vazifesi ise, insanların iman gibi en büyük zenginliğe kavuşmalarını sağlamaktır. İnanan insan kâfirin bile küfürden dönerek, imana ulaşmasını kuvvetle temenni eder, bunun için gayret eder. Bunun önüne geçmek isteyen bütün engelleri ortadan kaldırmaya ve insanlara İslâm’ı götürmeye çalışır.Gerektiği zaman savaşa girer:

“-Müşrikler nasıl sizinle topyekûn savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekûn savaşın.”(9 Tevbe 36)

Tabii ki bu savaş için hazırlıklı olmak lâzımdır. Çünkü kâfir ve müşrikler daima fırsat kollayıp dururlar. Zayıf buldukları anda hemen mü’minlerin tepesine binerler. Gerek evvelki tarihlerde ve gerekse bugün aynı şey geçerlidir. İşte dünyamızda zayıf olan İslâm devletlerinin, ne yazık ve acıdır ki kâfir çizmeleri altında ezildiklerini görmekteyiz. Ama ecdadımız Osmanlı gibi kuvvetli İslâm devletlerine o hainler aynı şeyi yapamamışlardır.

O halde Müslüman bir devlet cihadın şu beş farzını hazır tutmalıdır:

1- Ordu; bütün araç ve gereçleriyle birlikte.

Bu hususta ayet-i kerime apaçıktır:

“-Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Çünkü onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.”(8 Enfal 60)

Ayet-i kerimede geçen kuvvetten maksat; savaşta düşmana üstünlük sağlayacak her türlü kara, hava ve deniz kuvvetleriyle, ekonomik güç ve savaş bilgileridir.

2- Bu orduyu sevk ve idare etmeye uygun yetiştirilmiş komutanlar.

3- Disiplinli, imanlı, eğitimli ve cihad için gayretli mücahid askerler.

4- Müslüman halkın ve devletin bu gücü kurmak için harcaması gereken mal ve can fedakârlığı.

5- Her türlü hile ve tuzaklara karşı tedbir.

Aslında bütün bunları yukarıdaki ayet-i kerime içermektedir. Başka bir ayet-i kerime ise şöyledir:

“-(Ey mü’minler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak hep birlikte savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer anlıyorsanız bu sizin için daha hayırlıdır.”(9 Tevbe 41)

Şartlar ne olursa olsun, mü’minlerecihad farzdır ve hazırlıklı olmalıdır. Tabii ki farzları yerine getirmenin Allah katında mükâfatı da pek çoktur:

“-Allah Tealâ, Cennet mukabilinde mü’minlerin canlarını ve mallarını satın aldı. Onlar Allah (c.c) yolunda savaştılar. Harp meydanında şehid ve gazi oldular. Bu Allah’ın öyle bir va’didir ki, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da sabittir.”(9 Tevbe 111)

Hangi mü’min canını ve malını, sonsuz lûtuf ve ihsan sahibi Rabbine satmak istemez ki! Peygamberlik makamından sonra en büyük makam olan şehitliğe ulaşan bir mü’mine ne mutlu! Onlar ölümsüzlüğe ulaştıkları ve ölüm acısını tatmadıklarıiçin Rablerinden; bir daha öldürülüp tekrar diriltilmeyi, tekrar öldürülüp, sonra diriltilerek yine öldürülmeyi isterler. Çünkü onlar ölüler değildirler. Cenab-ı Hakk da şöyle buyurur:

“-Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz onu hissedemez, anlayamazsınız.”(2 Bakara 154)

Allah’ın Rasûlü (s.a.v.) Efendimize bir adam gelerek:

“-Hangi insan daha faziletlidir,” dedi. Efendimiz:

“-Allah yolunda can ve malı ile cihad eden mü’mindir,” buyurdu. (Buhari, cihad 2)

Ebu Zer (r.a.) de dedi ki;

“-Ey Allahın Rasûlü, hangi iş daha faziletlidir, dedim. Peygamberimiz; “-Allah’a inanmak ve O’nun yolunda cihad etmektir,” buyurdu. (Müslim, iman 136)

Cihad o kadar önemli ki, bakınız bu husustaki bir hadis-i şerifte, cihad isteği ve gayreti olmayan mü’min hakkında ne buyurulur:

“-Bir kimse gaza etmeyerek ve cihada gitmeyi gönlünden geçirmeyerek ölürse nifaktan bir bölüm üzere ölür.”(Müslim, imare 158)

Bu gaye, hedef ve niyetle yola çıkan askerimize Rabbimiz yardımını lûtfedip onları başarıya ulaştırsın. Kâfir ve zalimlerin ellerini boşa çıkarsın.