Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Cumhur İttifakı ve beka meselesi

MHP lideri Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ‘Andımız’ restleşmesiyle kopma noktasına gelen Cumhur İttifakı, iki liderin tekrar tekrar görüşmeleri sonucu yerel seçimlerde de ortak hareket etme kararına kadar ulaşmış oldu.

Cumhur İttifakı’nın liderinden birisi olan Bahçeli’nin, Danıştay’ın ‘Andımız’ kararının ardından “Andımızın okutulması mümkün hale gelmiştir. Yargı kararının uygulanmasıyla ilgili sorumluluk Millî Eğitim Bakanlığı’ndadır. Çözülme sürecinin en karanlık döneminde ‘andımız’ kurban seçilmişti. ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ seslenişi her yerden silinmiş ve kazınmıştı. Sonuç itibariyle çok yoğun itiraz ve tepkimizi dile getirdik, andımıza sahip çıktık” şeklindeki açıklamasından sonra, Cumhur İttifakının diğer lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bahçeli’ye cevaben “Gördük ki MHP farklı bir tercih yaptı. Madem ‘Biz yolumuza’ diyorlar, biz de ‘Herkes kendi yoluna’ deriz. İstiklal Marşı dışında bir ant tanımıyoruz, tanımayacağız” çıkışı Cumhur İttifakı’nı tamiri imkânsız hale getirmişti.

Bunları neden hatırlattığıma gelince…

Samsun’da geçen hafta yaşanan ve AK Parti ile MHP il başkanlarının görevden alınmalarıyla sonuçlanan ‘İttifak’a zarar verici açıklamaların’ ilham kaynağının liderlerin yukarıdaki restleşmelerinin sonucudur.

Öyle görünüyor ki liderler ikinci İttifak görüşmelerinden sonra partilerini ‘İttifaka zarar verici çıkışlar yapılmaması’ hususunda uyarıda bulunmamışlardır.

Devlet Bahçeli Samsun İl Başkanını görevden aldıktan ve Samsun Milletvekilini Disipline gönderdikten sonra parti teşkilatlarına bir genelge yollamıştır.

Bahçeli gecikmiş genelgesinde, “Cumhur İttifakı’nın meşruiyetini gölgeleyecek açıklama, yorum, yayın ve beyanatlardan kesinkes uzak durulacaktır” demişti.

Sanıyorum Bahçeli’den randevu talep eden Samsun Milletvekili Erhan Usta, eğer lideriyle görüşebilirse savunmasını şu belirsizlik temeline oturtacaktır; ‘Yerel seçimlerde ittifak yapılacak iller arasında Samsun zikredilmedi. Böyle olunca Samsun’da güçlü olan ilçelerde MHP’nin seçimi alabilecek kadar iddialı olduğunu açıklamakta bir sakınca görmedik. Kaldı ki tabanda karşılığı olmayan AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı’nın MHP’nin oylarına ihtiyacı olduğu da bir gerçektir. Bu jestimize karşılık Samsun’da MHP’nin güçlü olduğu bir büyük belediyede aday çıkarma hakkımızın saklı olduğunu düşünüyorduk…’

Bahçeli yılın ilk basın toplantısında, “Cumhur İttifakı’nı belediye pazarlıklarına kurban etmeyeceğiz” sözlerine dikkat edilebilseydi mesele bu noktaya gelmeyecekti.

Buna mukabil Bahçeli’nin aynı toplantıda ‘rest’ ile ‘jest’ arasındaki bir harf farkına dikkat çekmesi de ayrı muammaydı değil mi?

Netice itibariyle biraz hasarlı da olsa görüldü ki, liderler Cumhur İttifakı’nı Türkiye’nin Beka Birliği olarak görmektedirler.

Bunda da yerden göğe kadar haklıdırlar.

Zira Bahçeli’nin sınır ötesi operasyonlara sonuna kadar desteği ve her iki liderin operasyonlara ‘son terörist öldürülünceye kadar devam’ kararlılığı çok ama çok önemlidir.

İki liderin bu kararlı duruşudur ki, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücüne güç katmaktadır.

Her fırsatta “Ne işimiz var bizim Suriye’de…” diyerek operasyonların etkisini zayıflatmaya matuf konuşan Ana Muhalefet liderine rağmen yoluna devam etmesi gereken Cumhur İttifakı, belediye pazarlıklarının ötesinde, dosta güven, düşmana korku vermesi ve sınır için ya da sınır dışı, her yerde terörü yok etme azmini cesaretlendirmesi bakımından kıymetlidir.

Evet beka meselesidir.