Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Cumhur-Reis-Başkan

Tayyip Bey zor işleri seviyor… Sürekli zora talip oluyor ve kendi koyduğu çıtayı daha yükseğe taşıyor. Yüzde 30-35’le iktidar olmak varken yine kendisinin koyduğu çıtayı yüzde 51’e çıkararak bir rekor denemesi daha yapıyor. Bu engeli daha önceki seçimde Cumhurbaşkanı seçilerek aştı fakat bu defa sistemi de bu rekora ekliyor. 

Ömrünün büyük kısmını “öteki” olarak yaşadığı sistemi değiştirmekte kararlı. 40 yıl dayağını yediği ve çelikleştiği sistemin hatalarını en yakından bilenlerin başında geliyor. Aslında ülkenin kötü ve vesayetçi sistemden çıkış yolunun başkanlık sisteminden geçtiğini son 50 yıldır bu ülkede yaşamış duayen siyasetçiler hep söylediler. Türkeş, Demirel, Erbakan, Özal bu bozuk düzenden kurtulmanın yolunun başkanlık sisteminde olduğunu defalarca açıklamalarına rağmen hiçbiri bu imkanı yakalayamadı. Bu usta siyasetçiler defalarca vesayetçi sistemin kurbanı oldular. Yine zoru başarmak Tayyip beye düşüyor. 

Yenikapı açık hava toplantısında yüz binler cumhur olarak reislerinin arkasında olduklarını ve onu başkan seçtiklerini hal diliyle beyan ettiler. Kara bulutların gök gürültüsüyle bol rahmet indirdiği bir pazar günü akşama doğru açılan gök kubbenin altını ay yıldızlı bayraklarla doldurdular. Defalarca bu meydanda toplantı takip ettim. Yüz binlerin nasıl vakur bir sükûnet içerisinde kendiliğinden meydana aktığına şahit oldum. Yenikapı istasyonundan çıkan kalabalıklar huzur içerisinde önemli bir görevi yerine getirmenin mutluluğuyla meydana ilerliyordu. İçlerinde mazlum coğrafyalardan simalarda gördüm. Afganistan’dan, Suriye’den, Mısır’dan… Yenikapı ruhundan beklenti sadece Türkiye’den ibaret değil bunun da farkında olmak lazım. 

Ak Parti seçmeni 16 yılda yaşadığı büyük tecrübeler sonucunda olgunlaştı. Karizmatik liderin meydan toplantılarında kitleler halinde eğitildiler, hamdılar, yandılar, piştiler… Bu büyük olgunluk ve büyük tecrübe yine kendisini Yenikapı’da yenilik ve taze ruh beklentisiyle gösterdi. 

Gösteri çağında sözün büyüsünün kalmadığı bir dönemde 100 binleri, milyonları meydanlara toplamak büyük başarıdır ve bunun altını çizmek istiyorum. Dijitalleşen dünyada her haberin anında ulaştığı ve mahremiyetin kaybolduğu çağda artık böyle kalabalıkları bir araya toplamakta tarih oluyor bunu bir kenara yazın. Çok olağanüstü şartlar olmadıkça 1 milyon 2 milyon insanı bir araya toplamak artık mümkün olmayacak. Burada bir hakkı daha teslim etmek gerekiyor yine Tayyip Bey zoru başarıyor. 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yeni bir fırsatı daha ortaya çıkarıyor. Yasamanın yürütmeden ayrılması yeni kadroların da sisteme dahil olmasını sağlayacak. 16 yıldır siyaset yapan tecrübeli politikacılar yasa yaparak sistemin sağlıklı işlemesinin önünü açacaklar. 2002 ruhu ve 2018 tecrübesiyle donanımlı yeni isimler sisteme katılacaklar. Yürütme için yeni ehliyetli, liyakatli isimlerin sisteme katılmasını sağlayacak isim yine Tayyip Bey olacak. Toplumlumun farklı kesimlerinde bu ihtiyacın seslendirildiğini de hatırlatmak istiyorum.

Tabii ki, bunun bir seçim olduğunu da unutmamak gerekir. Evdeki hesap çarşıya uymaz da farklı bir sonuç ortaya çıkarsa Türkiye’nin işinin ne kadar olduğunu o zaman anlarız ancak iş işten geçmiş olur. Meydanlarda laf kalabalığıyla boy gösterisi yapanların durumu Ağustos böceğinin yazın saz çalıp eğlenmesine, kışın perişan olmasına benzer. 

Şimdi iyi düşünüp, ölçüp tartıp karar verme zamanıdır. Tefekkür zamanı, pireye kızıp yorgan yakmama zamanıdır. Hiçbir hazırlık yapmadan ortalarda dolaşmak ülkemiz adına da büyük kayıptır. Sadece yapılanları eleştirmek ve hayal âleminden konuşmanın muhalefet etmekle bir alakası yoktur. 

Bu asil milletin feraseti, imanı büyük zorlukları aşmaya müsaittir. Seçimin ülkemize, insanlığa huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum.