Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Dersimli iki cesur siyasetçi

“Dersimli cesur siyasetçiden” Kılıçdaroğlu’nu anlamadığınızı biliyorum. Yine de uyarayım istedim. Kılıçdaroğlu, “Dersim katliamını” kınamaktan korkan bir Tuncelilidir! Yani “Dersimli korkak bir politikacıdır.”

Dağda inlerine girilen PKK, şehirlerde AK Partili siyasetçileri hedef alıyor. Doğu ve Güneydoğu’da AK Parti’de siyaset yapan genç, yaşlı demeden Kürt vatandaşlar kaçırılıp infaz ediliyor…

Halk ve siyaset dünyası, CHP’den bu infazlara karşı sert bir çıkış bekliyor. Ancak CHP’nin yaptığı bir açıklama diğeriyle çelişiyor. Biri terörü ve terör örgütünü kınarken, başka bir CHP’li terör örgütüne toz kondurmuyor.

Tunceli’den yükselen iki cesur ses, CHP’deki suskunluğu ve ikili oynamayı yerle yeksan etti. Aslında siyasetçi de öğretmen de bu toprakların masum, sivil insanları. Terörün tüm mağdurlarına dili, dini, ırkı, mezhebi, siyasi görüşü, mesleği ne olursa olsun sahip çıkmalıyız. 40 yıldır bu coğrafyada masum insanları öldüren terör örgütünün saldırılarına karşı çıkmalıyız.

Türkiye’de PKK terörüne AK Parti, MHP ve BBP dışında kalan partilerden pek bir tepki gelmez. Hatta PKK’nın terör saldırılarını mutluluk gözyaşlarıyla karşılayan siyasi partiler ve politikacılar olduğunu da biliyoruz…

PKK’nın Tunceli’de kaçırıp şehit ettiği Necmettin Öğretmen için CHP’den beklenmedik bir çıkış geldi. Önce Tunceli İl Başkanı Ali Rıza Güder, ardından Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, kamuoyundan alkış ve destek alan açıklamalar yaptı.

Şimdi söz, konuşmasının altına imza attığım İl Başkanı Ali Rıza Güder’in…   

“PKK tarafından aracı kurşunlanıp, kaçırılan Necmettin Yılmaz’ın ölümü yazık ki teyit edilmiştir. Bu elim olay, bu katillere bazı soruların sorulmasını gerektirmiştir… Ne istiyorsunuz? Ne istediniz? Bu daha hayatının başında annesiyle babasıyla yaşayacak ömrü olan öğretmenden ne istediniz?

Bir gün belki sevdiği ve çocuklarıyla yaşayacak ömrü olan bu gencecik insandan ne istediniz? Bu coğrafyada sadece gencecik bir öğretmeni değil, insanlığı, vicdanı, haysiyeti, onuru da katlettiniz. Ne istiyorsunuz? Bizden ne istiyorsunuz? 40 yıldır bu topraklardan ne istiyorsunuz? Atalarımız, annelerimiz huzur görmeden öldüler. Bu dağlardan, bu ormanlardan, ovalardan bu yaşamdan ne istiyorsunuz?

Gencecik bir insanı öldürüp suya atmak neyin nesidir? Sizin ölüye de mi saygınız yoktur? Ölmüş bir insanın son bir kez annesiyle, babasıyla buluşmasına da mı saygınız yoktur? Anne baba çocuğunun cenazesini almasın mı? Bu zavallı öğretmene bir cenazeyi de mi çok gördünüz? Bir avuç toprağı da mı çok gördünüz? Edemediniz mi bir yolun kenarına bırakıp birinin almasını edemediniz mi?

Gencecik bir insanı suya atmak neyin nesidir? Munzur dağlarının pirüpak suyunu bu cinayetle kirletmeye utanmadınız mı? Adlarını kendinize mal ettiğiniz bu dağların zirvesine kurulmuş ağalar divanının gölgesi, onların ızdırap dolu bakışları da mı sizi utandırmıyor? Bu neyin davasıdır? Ne uğruna öldürüyorsunuz? Bu kör şiddetin, terörün sebebi nedir? Ne istiyorsunuz? Artık Yeter!..

Bu şehre çağrıda bulunuyorum. Susmayın, haykırın…”

PKK ve HDP, Ali Rıza Güder’in bu can alıcı ve önemli sorularına cevap veremedi. Verecek cevapları yok çünkü…

Ama gözlerine kestirdikleri, CHP Dersim Milletvekili Gürsel Erol’un Meclis’te yaptığı benzer konuşmaya beklenen cevabı verdiler. Kandil’in Dersimli baronları M. Karasu ve R. Altun, Erol’a “senden hesap sorulacak” açıklamasıyla PKK’ya Erol’u “infaz” edin emrini verdiler…

Dersimli Erol’un, PKK’nın “infaz edileceksin” mesajına karşı Meclis’te açtığı isyan bayrağını…

Cihangir delikanlısı Sırrı’nın PKK adına yaptığı açıklamaları…

Erol’un, “Faşist kim?” sorusuna cevap veremeyen Sırrı ve HDP grubuyla ilgili değerlendirmeler için haftaya buluşmak ümidiyle…