Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Dünya Sinema Günü

Ne güzel, bizim de bir günümüz var. 

Senede bir de olsa hatırlayanımız var. Hatırımızı soranımız, unutmayanımız var.

Mı?

Ya da böyle bir şeye hacet var mı?

Elbette hayır.

Sinema, en popüler sanat. Aynı zamanda kitle iletişim aracı. Aynı zamanda tüketim malzemesi. Aynı zamanda tüketim aracı. Aynı zamanda tüketimin kendisi. Ve aynı zamanda üretim aracı/malzemesi…

Sinema çok şey demek. Çok demek de az kalır ya…

Görünene ya da görmeye mahkum bir zamanda, hem görsel sanat olma hem de esasında içsel olduğunu ispat etme durumunda. İki ucu çoklu değnek…

Ve bu sinemanın bir günü var: 10 Haziran…

Kim, neden böyle bir gün kutlama ihtiyacı duymuş bilemem. Çok da mühim değil. 

Böyle bir güne ihtiyaç da yok ayrıca. 

Ötelenmiş, görmezden gelinen veya tüketim pazarını besleyecek bir unsur/olgu olsa anlarım. Fekat sinema bunların hiçbiri değil. Yani sinemaya özel olan bu günde kimse sinemaların kapısını kırmıyor. Kırmaz da… Yineliyorum, gerek de yok.

Belki, bazı şartlar dahilinde bu günün bir manası olabilir…

Yetkililer ve etkililer, ilgililer ve benzerleri el ele verip sinemanın önemine, sorununa, sorusuna, huzuruna ve huzursuzluğuna, ruhuna ve bunalımına dair köklü çalışmalara imza atmak için bu günü fırsat bilir…

İzleyici ya da muhatap, bu özel çabalara alaka ile yaklaşır ve bilinç oluşturma çabasının sonuç vermesine yardımcı olur…

Üreticiler, özel üretimlerle şenliği besler ve büyütür…

Genelde arkadan, geriden, uzaktan konuşanlar yüz yüze gelir, söz söze verir ve aradığımız öze doğru yol alır…

Bütün dünya buna inansa…

Hayat bayram olsa…

Evet, ben de tebessüm ettim.

Elbette böyle bir şey olmadı, olmaz ve olamaz…

Sinemanın şenliği festivallere hapsolmuş, festivaller halktan kopmuş, halk sinemaya küsmüş, sinema halka yakın olabilmek için kısır bir döngüye girmiş ve sair, ve sair…

İyisi mi bu yazı hiç kaleme alınmamış gibi yapalım.

Şimdi…

Elindeki gazetenin aynı sayfasında kalıcaksan gözlerini 20 saniye sonra sayfasının başka bir yerine varıcak şekilde kaydırmaya hazırlan. Sayfa değişeceksen de benden bilme…

Bilgisayardan okuyorsan yazıyı; fareyi, o korkutucu çarpı işaretine sakın yaklaştırma (sayfayı niye kapatıyorsun, gazetenin başka kısımlarına bak, beni bu işe karıştırma)…

Telefonda isen zaten dokunmana bakar. O kadarına da karışmayayım.

Dünya Sinema Günü mü demiştik!

Yoo…