Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Ermeni Garo başkan olsun kavga bitsin…

Hasip Kaplan’ın “HDP’nin başına bir Türk gelemez” çıkışı; sermayesi “Kürtçülük” olan HDP’de ve o sermayenin tüm getirisini hoyratça yiyen “Türk Kemalist solcularda” şok etkisi yaptı. Hasip doğru bir çıkış yapmıştır.

MHP’nin başına bir Kürt, CHP’nin başına bir İslamcı, AK Parti’nin başına bir ateistin gelmesi nasıl anlamsızsa; HDP’nin başına da bir Türk’ün gelmesi o kadar anlamsızdır. Ama Hasip de Kemalist Türk solu da biliyor ki, HDP’nin vatandaştan oy isterken tek sermayesi “Kürtçülüktür.” Ancak tokmak Türk solunun elindedir. HDP, Sünni Müslüman Kürt’ten oy alır, ama çoğu milletvekili, belediye başkanı; solcu, ateist, Türk, Alevi, Ezidi, Şamanist, Süryani, Ermeni’dir…

Sevgili Hasip, HDP’nin aldığı %11 oyun, %99’unu Kürtlere ait. Peki Kürt kökenli kaç milletvekilin var? Kürt’ün oyuyla bunları seçersen; Kürtlerin başlarına geçecek adamı da seçmene izin vermezler…

Hasip bu çıkışıyla “Kral çıplak” demiştir. Saha da “Kürtçülük” propagandasıyla oy topluyor, ama başka etnik kökenden, mezhep ve dinden adamlar meclise HDP listesinden giriyor. Hasip, HDP’de çok önemli bir çelişkiyi ortaya döküvermiştir.

Hasip, seçmenin mahallesinden bir kişidir. Onun sahada yaptıkları ve yaşadıklarını; onun Kürt halkına söyledikleriyle, Kürt halkının onlardan istediklerini; HDP’nin İstanbul monşerleri, Avrupa’dan ithal ettiği, Sol Kemalist Türk ve Alevi kökenli milletvekilleri bilmez. Cihangir solcuları anlamaz. HDP’nin üst ana gövdesini de çok ilginç bir şekilde bu kesim oluşturuyor.

Tekrar Hasip’e dönelim. Hasip ve diğer tüm HDP’lilerin seçim meydanlarında Kürt halkının kendilerine oy vermesi için kullandığı bir argüman ve slogan var. “Oyunu kendinden olana ver”, “oyunu diline ver.” Yani oyunu “Kürt olan bize ver” diyorlar…

Bu argümana kanıp HDP’ye oy veren olduğu gibi “Biz faşist değiliz. Biz oyumuzu dindar olana veririz” diyerek vermeyen de var. HDP’ye oy verenler “gerçek Kürt”, veremeyenler ise “hain, satılık Kürt” olarak, Hasip gibi diğer tüm HDP’lilerin saldırılarına maruz kalıyor.

Kendilerine oy vermeyen Kürtlere, “faşist partilere oy veriyorsunuz” diye saldıran Hasip şimdi Sırrı Süreyya tarafından “ırkçılık yapmak”, “faşist olmakla” suçlanıyor. “Tükürülecek bir zihniyet” olarak ilan ediliyor.

Aslında HDP’ye oy vermiyorlar diye “Satılık Kürt”, “Hain Kürt”, “Sen nasıl Kürts’ün”, “kanı bozuk Kürt” diye kendi halkına saldıran Hasip zihniyetiyle, bu zihniyetin rantını yiyen Sırrı zihniyeti farklı değildir.

Benim önerim HDP’nin başına Ermeni kökenli HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan geçsin(!) Eş Başkanlığı da Almanya’dan ithal edilen Ezidi Elif Nas Uca getirilsin. Garo ve Felek ikilisi HDP’ye ABD ve Batı dünyasındaki tüm kapıları sonuna kadar açarlar. PKK terör örgütü listesinden çıkarılırsa şaşırmam!

Garo’yu Demirtaş’la sürekli görüyorduk. Demirtaş’ın gölgesi gibiydi. Çok yakınında olduğu için partinin içini, özellerini de gayet iyi biliyordur. HDP benim teklifimi kabul edip Garo ve Felek’i genel başkanlığa getirirse, “Türk biri bu makama gelemez” tepkisi de bertaraf edilmiş olur. Ne şiş yanar, ne kebap…

HDP, Türkiyelileşme iddiasını bir kaç basamak yukarıya taşıyarak “dünya partisi(!)” olma yolunda da çok ciddi bir adım atmış olur…

Kürt halkı mı? HDP, onlardan sadece oy istiyor. Onların görüş, tavır ve aklına ihtiyacı yok. Halkın beklentisinin HDP’de bir değer ve karşılığının olmadığını da halkın düşüncesini dile getiren Hasip’i partiden kovarak açıkça ortaya koydular…

Yani HDP’nin başına kimin geçeceğine Kürt seçmen değil; Kemalist Türk solu, Öcalan, Kandil, AB ve ABD karar verecek…