Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Evlendiğimde ‘Ya eşim babama benzerse’ diye korkumdan evlenemiyorum

“34 yaşındayım. Babam ve annem yıllardır kavgalılar. Babam asla memnun olmayan birisidir. Annem ağzıyla kuş tutsa, babam mutlaka ona da bir kulp bulur ve eleştirir. Annem artık ağzını açmadığı gibi, pasif, silik bir kişilik haline geldi. Huzursuzluk çıkmasın diye hep sustu, buna rağmen babamda değişen bir şey olmadı. Kardeşler olarak babamla konuşmaya çalıştık, bizi zerre kadar anlamadığı gibi hakaret etti, tehdit etti. Artık kimse babamla konuşmaya yanaşmıyor ve aynı mekânda bulunmak dahi istemiyor. Birlikte yemek yemeyiz, sohbet etmeyiz, bir şeyler paylaşmayız. Annem dahil hiç birimiz mutlu değiliz. Babam hepimizi o kadar çok eleştiriyor ki, giderek, babamın haklı olduğunu düşündüğümüz bile oluyor. Bazen de, bizi hiç kimsenin beğenmeyeceği gibi saçma bir düşünceye bizi kuşatıyor. Kardeşler olarak ne yapacağımızı ve nasıl yuva kuracağımızı bilemiyoruz. Beni istemeye geldiler, babam yine adayı bir ton eleştirdi ve bize; ‘Sizi zaten kimse çekmez, bir ay olmadan kapının önüne bırakırlar’ dedi. Öyle çıkmazdayız ki, ne yapacağımızı bilemiyoruz. 34 yaşındayım, evlenmek için halâ cesaretim yok. Ya evlendiğim erkek babama benzerse diye ödüm kopuyor.”

“Bir kimsenin mesul olduğu şeyle ilgili bilgilenmesi farzdır.” H. Şerif

“Allah (cc), bir kimsenin yaptığı işi iyi yapmasından hoşlanır.” H. Şerif

“Allah (cc) bir kişiye rahmet ve merhamet nazarıyla bakarsa, o kişinin kendi kusurlarını görmesini sağlar” H. Şerif

Rabbimiz katındaki en makbul fiil, şudur:

Öncelikle bilgilenmek, öğrenmek sonra da o doğru bilgiye göre hareket etmektir. Bunu Kur’anı Kerim’den ve Peygamber Efendimiz’in (sav) hayatından öğreniyoruz. Eğer bizim rollerimiz, sorumluluklarımız ve sınırlarımız, kaynağını dinden alan anlayış ve yaşama biçimi ile şekillenmezse, eziyet renginde günler sürpriz olmayacaktır. İbn. Arabi’ye göre, ‘İnsan bir memlekettir. Eğer tedbir edilirse medeni olur. Tedbir yani eğitim, kuranla buluşmak ve yaşamak demektir. Kur’an nereye uğrarsa orayı medenileştirir. Yesrib’e Kur’an gelince Medine olması gibi. Eğer beden eğitilmezse, ormana döner. Ormanda ise, orman kanunları geçerli olur.

Anne babadan alınanların üzerine yeni alınan ne varsa, farkımızı onlar belirler. Fakat bu olmadığında; kendini eğitmek, daha iyi olmak için çabalamak ve daha doğru model arayışları içinde olmak gibi seçenekler vardır. İyi model görmek çok çok önemlidir fakat daha önemlisi Allah Rasulü (sav) nasıl yaşamış, biz onu hayatımıza nasıl aktarabiliriz? Nasıl konuşur ve davranırsak Rabbimiz bizden razı olur? Bu sorular, bizim yol ve yolculuk biçimimiz hakkında bize yol gösterecek bilgilere ulaşmamız için gerekli sorulardır.

Erkek ailenin yöneticisidir. En başta, eve helâl rızık getirmesi, sadık olması ve sevgi ve paylaşım ihtiyaçlarını gidermesi boynunun borcudur. Bir yüreğin mutsuzluğunu bu dünya kaldıramaz. Bir kişi buna sebep oluyorsa, bu ağırlık ona nefes aldıramaz. Bu harcanmış hayatların feryatları, dünyanın dengesini bozacak kadar etkili ve tehlikelidir. Çünkü ihtiyaçları zamanında giderilmemiş ve yıpranması devam eden bir insan, kulluğunu yapamaz hale gelir. Bu ise bana göre bir insanlık suçudur. Akıl, bu suçu işlememek için çaba sarf etmiyorsa, bilgisizlikten ve sevgisizlikten ölüyor demektir.