Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Evlilik eşlere neler yükler -2-

Evlilikteki önemli iki avantaj, ailede doğru örnekler görmek ve kendilik algısının düzgün oluşmasıdır, sonrası kişinin çabasına bağlıdır. Sert söz ve kaba muamele görenler, sürekli eleştirilerek ve değersizlik duyguları içinde büyüyenler, bu tutumların oluşturduğu tahribatları telafi etmeden evlenirlerse, sağlıklı kişilik davranışları sergileyemeyeceklerdir. Herkes, ihtiyaç hissettiğini arar, boşluğunu dolduracak seçimler yapar. İdeal sahibi bir anne babanın elinde büyümeyen, sürekli hayatın zorluklarından şikâyet eden, haline şükrü unutup, durmadan eşinden beklentisini yükselten, en ufak bir eksiklikte ya da aksamada durmadan eleştiren ve bu tutumuyla eşine göz açtırmayan bir kadın, ancak mutsuzluğun mimarı olur.

İster kadın, ister erkek olalım, her insanın sadece evli iken ortaya çıkabilecek yönlerinin olduğunu peşinen kabul ederek, eşinin daha iyi olabilmesi için kendisine nelerin düştüğünü araştırıp ona göre davranan bir eş profiline ihtiyaç vardır. Bir ekip çalışmasında, ekip liderinin bir tık fazla inisiyatif kullanma ve söz hakkı vardır, bu inisiyatif ailede erkektedir. Kadın erkeği ile irade ve inisiyatif yarışına girerse, bu mücadelenin kazananı olmaz, iki tarafta kan kaybeder. Tahsilini tamamlayarak çalışma hayatına atılan ve para kazanarak ekonomik bağımsızlığını elde eden biz kadınlar, bunun büyük bir nimet olduğunu ve fakat eşimiz ile çatışma aracı olmaması gerektiğini büyük ölçüde atladık. Şimdi toplum olarak daha çok kazanan, daha iyi arabalara binip daha iyi evlerde yaşayan fakat daha az namaz, daha az şükür ve daha çok kavga ile bir türlü huzur bulamayan bir duruma düştük. Peki bu tahsil, bu kazanç, bu refah neden bizi daha mutlu etmedi? Neden psikolojik ve bedensel rahatsızlıklarla boğuşuyoruz?  

Çalışma aşkı uğruna, çocuklarına annelik, eşine eşlik yapmakta zorlanan biz kadınlar, buna iş hayatının yorgunluğu ve stresi de eklenince, şirazemizden çıktık. Eşimize ‘Sen sensen, ben de benim’ demeye başladık. Bize dizilerle sunulan çok şık, istediği gibi yaşayan, refah içindeki kadın profili aklımızı bozdu. Sosyal medyadaki seviyesi düşük iletişimler, paylaşımlar mevcut boşluğu doldurdu ve sosyal medya aldatmaları yuvaları tehdit etmeye başladı. Ahlâk olmayınca yuva olmayacağını halâ anlayamadan, elin erkeklerini beğenmeye ve eşimizle kıyaslamaya başladık. Kimi dinlersek, gözlerimiz kimde ise, o tarafa doğru ilerliyoruz, bunun gerekçelerini de beraberinde üretiyoruz. Her durumun istisnaları ve çok iyi örnekleri vardır fakat ne yazık ki iç acıtıcı örnekler giderek artıyor. Kadın bozulunca toplum bozulur. Bu durum, erkeklerin ‘Bir şey olmaz’ diye aldattıkları kadınların, toplumun temeli olduğu gerçeğini göz ardı etmeleri ve ana olmanın sadece çocuk sahibi olmakla değil, insan olmakla ilişkili olduğunu unutan biz kadınların ortak vebali ve günahıdır.

Özet olarak, herkes kendi cinsinin en iyisi olma potansiyelini sadece Allah (cc) için ortaya çıkardığında, daha iyi bir kul ve eş olabilme çabasını hep gündemde tuttuğunda; aile de toplum da daha dengede olacaktır Allah’ın (cc) izniyle.