Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Faşizmin palet sesleri!

Sınır ötesine doğru, vatanı için şehit olmaya giden akıncı erlerin ellerindeki işarete bakıp sosyal medyada paylaşıyorlar.

Bozkurt mu, Rabia mı?

Faşizm insiyaki bir durumdur.

Ölüme saygısı olmadığı gibi insana ve insani değerlere saygısı yoktur.

Hitler’in gücünü gösteren Nürnberg Meydanı’ndaki kalabalıklardır.

İnsan onlar için sadece bir sayıdır, kalabalıktır.

Bir, iki, üç bin, yüz bin, yüz milyon…

Bir gün öyle veya böyle bitecek olan hayatı en güzel bir şekilde sonlandırma cehdi olan cihada ve imanın vatan sevgisine bürünmüş hali olan şehadete saygısı yoktur.

Onlar için şehidin neye şahitlik yaptığının, neyi müşahede ettiğinin bir önemi yoktur.

Yalnızca sayıların önemi vardır; kaç kişi Bozkurt, kaç kişi Rabia işareti yapıyor?

Sayıları arttıkça, granitten bir gurur tebessümü ile ne kadar kalabalık olduklarıyla övünmeye başlıyorlar.

“Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.” (TEKASUR-2)

Faşizm insiyaki bir durumdur; ne zaman geleceği kimden ve nereden geleceği hiç belli olmaz.

Bazen bir soru sorarak gelir işte böyle…

Bir ümmet şuuruna imkân vermemek için sorar sorusunu,

‘Bozkurt mu, Rabia mı?’

Ölümü rakama inzal eder, sayarak hiçleştirir, bir askerin vatanı için şehit olma sevdasını, ‘Bozkurt’sa bizden, Rabia’ysa onlardan’ diyerek sosyal medya malzemesi yapar.

Kızılelma’ya şehadet kutsiyeti atfeden 19 yaşındaki gencecik erin el işaretine bakacak kadar cahil, kapkara cahildir faşizm…

Evet, faşizm karanlıktan ve cehaletten güç alarak büyür.

Büyür, büyür ve insanları uluslara bölerek, parçalayarak yönetilmesi, yutulması kolay hale getirir.

Sembolleri, sayıları ya da kalabalıkları esatir haline getirerek mitolojinin bir parçası olarak efsaneleştirirler…

Faşizm inanmanın, inancın değil, insiyakın ideolojisi…

İnsan, İslâm ve adam olmaya doğru yükselen, seyir halindeki insanın bir olgunlaşamamışlık, tamamlanamamışlık, ve bir yarım kalmışlığının ideolojisidir.

Faşizm savaşı toprak için, istila için, işgal için yapar.

Adım adım ilerlemez, tank paletleriyle ezerek ilerler, önüne ne gelirse çiğneyerek…

Faşizm bir savaş makinesidir, her aksamını soğuk, duygusuz, robotlaşmış insanın oluşturduğu savaş mekanizması…

İnsana, hayvana canlıya hülasa yaratılana saygısı ve sevgisi yoktur, bu nedenle insana dair olana, maneviyata ve uhreviyete kapısı açık değildir.

Faşizmin vatanı yoktur…

Dünyanın bütün topraklarını verseniz de doymak bilmez.

İşgale ve istilaya devam eder.

Vatanı için şehit olanların dillerine, ırklarına coğrafyalarına veyahut el işaretlerine bakılmaması gerektiğini bir türlü kabul etmek istemezler;

“Vatan diye bildiğim fikrimin coğrafyası,

Fikir yoksa vatan ne kuru toprak parçası!” (SM)