Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Fethetmek için fehmetmeli!

Henüz baharın elleri, sabahları serin ve naif dokunuşlarla yüzümüzü okşuyorken, hala dallarda taze meyveler, parklarda, kırlarda rengarenk çiçekler bize gülümsüyorken, şımarık yaz geldi gelecek ömür eşiğini zorluyorken tazeden bir “besmele” çekerek “yeniden dirilişe ve yükselişe” dair okuma yapmalı…

 

Her mevsim önümüzde zarif ve latif bir ısrarla açılan kainat kitabının sayfalarına dokunmalı şu demlerde gözlerimiz.

 

Bir ağaçtan dinlemeli, her şeye rağmen nasıl dik durulacağını…

 

Bir gülümseyen, bir ağlayan gökyüzünün renginden işitmeli her insanın küçük bir kainat olduğunu…

 

Binler nebatı, milyonlarca insanı bağrında ağırlayan, ölüye kucak, diriye zemin olan toprağa sormalı dirayeti, istikrarı, fedakarlığı…

 

Varsın yağsın yağmurlar, kara toprakta rahmetle yeşeren filizleri seyredip yeniden dirilişe talip olmalı… 

 

Tam da bu mevsimde dalmalı gözlerimiz denizlere… Özgürlüğün ve özgünlüğün renginden parmak izlerimize yakışacak masmavi bir ton devşirmeli…

 

Kocaman bir derya olabilmenin hikayesinin bir katre su olabilmekle başladığını yeniden fark etmeli.

 

Karşı kıyılara ulaşan martıların çığlığında saklı gayreti okumalı…

 

Bir birine nispet yapmadan, her biri kendi ahengiyle şakıyan kuşlar söylemeli bize kendimizde var olanın diğerinin barındırdığını azaltamayacağını…

 

Serçenin coşkulu, bülbülün sevdalı, kanaryanın ısrarlı şarkılarından farklılığın nasılda zenginlik olduğunu bu bahar da fehmetmeli.

 

Fehmetmeli ki fethedebilelim…

 

Hedeflerimiz kendimiz için değil önce sevdiklerimiz sonra sevdiklerimizin sevdikleri ve dahası milletimiz için olmalı.

 

Olmalı ki, ülkeler ve şehirler fethetmek varken mazimizde, bir kişilik ömürlerimize kaç kalp fethettiğimizin kaydını düşebilmeli.

 

Varsın olsun gelgitlerimiz… Biraz rüzgar olup savuralım, biraz meltem olup okşayalım. Kâinat kitabından okuduğumuzu ruhumuzda uygulayalım.

 

Rüzgar gibi eselim, şelale gibi coşalım sonra bir nehrin sükun dinginliğiyle gönüllerden, şehirlerden akalım.

 

Kollarımız, dallarımız olsun uzak diyarlara ulaşalım.

 

Her birimiz kaynağı “vahdet” olan hakkaniyet nehrinin önce kalplere ve zihinlere sonra şehirlere ve ülkelere ulaşan ırmaktan kolları olalım.

 

Fetihlerin en güzelinin yaşandığı Mayıs ayından payımıza ne düşecek görebilmek, ibretle ruhumuzu süsleyebilmek için kalpleri fetheden olmanın tahayyülünü hayatımızda inşa etmeli.

 

Yıkmak, bozmak kolay, bizler gönüllerde üzerine and içilmiş dışımız ağaç kadar dirayetli, içimiz kurşun kadar kavi kalem(ler)i kuşanıp harfleri el ele tutuşturup sessize ses olalım.

 

Gayri ülkeler değil zihinlerin fethine yelken açma vaktidir, cümlelerimizden mülhem rüzgarlarla yeni fetihler için okyanus derinliğindeki kalplere açılalım.

 

Ki, kalbi, zihni ve coğrafi fetihler nasibimiz olsun!