Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Fitne bir ateştir ki herkesi yakar

Biz ahir zamanda doğmuşuz, ahir zamanın evlatlarıyız. Fitne vaktidir bizim vaktimiz. Her yanımız ateşlerle çevrilidir. Ne yana dokunsak yanarız, bir tek Allah’tır ki ateşimizi O söndürür. Bizim tek sığınağımız da dayanağımız da korunağımız da O’dur. Bu dahi imtihanımızdır bizim. Gözlerimizden yaşların eksik kalmaması, başımızdan derdin eksik olmaması, sırtımızın bir döşeğe rahatça konmaması da hep bu yüzdendir.

Kanaatimce bizim düşmanımız ne gözümüzde onca büyüttüklerimiz ne tükürüğümüzle boğabileceğimizi unuttuğumuz hain ve satılmışlardır. Bizim düşmanımız fitnedir. Silahla ölen kendi ölür lakin daha fenası vardır; fitne gönlü öldürür. Esas düşman da odur kanaatimce. Zira ikiyüzlü, fırsatçı ve menfaatperest her kim varsa işte en çok ondan çektik biz asırlar boyu. Tarih bir ilimse de ibret alınacak bir ilimdir. Ve bize tam da bunu söylüyor.

Hem Akif “Tefrika girmeden bir millete düşman giremez” demiyor muydu? Ve çok haklıydı bence. Önce eve ateşi atıp sonra yangından mal kaçıran adamlar gibi içimizde gezinen, gizlenenler var. Kim olduklarını bilmiyorum ve bilmek vazifem de değil zaten. Ben sadece kendime ve belki de beni ciddiye alıp dinleyecek birilerine bir çimdik atıyorum. “Uyan” diyorum “Gördüklerin rüya değil…”

Fitne bir ateştir ki hem o ateşi salanı yakar hem de ateşine değdiğini. İnsan Allah’a imanım var diye kendine bir an bile olsa güvenmesin. Zira içinde imanı vardır sahi lakin nefsi de vardır. Kendine, kendi nefsine güvenmek Müslümanlık alameti değildir. Müslüman olan kişi kendine değil de Allah’a güvenir. Fitne denen ateş imanı olandan da gelir ve imanı olana da gelir. Bulaştığı vakit bir illet gibi sarar insanı. O vakit ondan uzak olmak gerekir. Şeytandan kaçar gibi kaçmak…

Ben şuna inanırım ki hiçbir musibet sebepsiz değildir. Başımıza gelen her ne ise suçunu kendimizde aramak icap eder. Yoksa Allah kuluna zulmetmeyi sevmez ki, insan zulmü kendi eliyle kendine eder. İşte şimdiki halimiz de budur. Bir yandan fitne, vesvese ile bu cihan devletinin varisi olan bize, Müslüman milletinin gönlüne musibet bulaşıp durur. Bir yandan Her ne olur olsun, her ne gelirse gelsin başımıza, derdimiz, sıkıntımız, acımız hiçbiri sebepsiz değildir. Lakin sebebi her ne olursa çaresi yalnızca Allah’tır. Ve derdi bulmak devayı bulmaktan kolaydır.

“İyilik için söylenen yalan fitne çıkaran doğrudan hayırlıdır” diyor Şeyh Sadi-i Şirazî. Büyük hayranıyım. Ama anlamaya yetecek istidadım yok bazen onu. Sadece bir cümleden anladıklarımı yazmaya yetmiyor dağarcığım. Lakin ben şunu çıkarıyorum bu cümleden. Yersiz, anlamsız ve sadece çıkarı için dalkavukluk edip de yaranmak için ve kendine menfaat devşirirken karşısındakinin nefsini körükleyenler yerine sırf o nefsi susturmak gayretiyle görünenin ardında olanı, zahir de yalan gibi görünse dahi söyleyen adamlar lazım bu vakitte bize…

Bence şimdi esas imtihanımız tam da bu.