Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Geç kalan gezi hesaplaşması

Fransa’da sarı yelekliler sokaklarda gösterileriyle gündem olunca içimizdeki “bağzı”ları pek heveslendi. “Buradan bize ekmek çıkar mı” diye sağa sola bakınmaya başladılar. Bu kesim son günlerde içlerinde kalan ‘daha fazla yıkım’ hevesi ile Gezi güzellemeleri yapmaktalar.

Gezi!

Gezi; Çevre hassasiyeti ile başlayan, ilk üç gün ‘gösteri’ zemininde ilerleyen sonrasında emperyalistlerin, derin güçlerin ve iktidar karşıtı marjinal kesimlerin ortak bir zeminde buluştuğu ‘kalkışma’dır.

Gezi; halkı beğenmeyen elit kimlikle devlet karşıtı güçlerin, yanlarına aldıkları gayri meşru uluslararası destekle ülkede demokrasiyi akamete uğratma çabasıdır. 

GEZİ’DE KİMLER VARDI?

1- Birbiriyle ilgili veya ilişkili olmayan her çeşit terör örgütü,

2- İktidar karşıtı darbesever /cunta yanlısı / “devrimci” elit kitle,

3- Uluslararası basın aracılığı ile Türkiye karşıtı devletler,

4- Ulusal ve uluslararası bağlantıları olan ‘uluslar üstü’ derin güçler.

GEZİCİLERİN TALEPLERİ NE İDİ?

*3. Köprü yapılmasın!

*3. Havaalanı yapılmasın!

*Kanal İstanbul yapılmasın!

Gezicileri masum çevreci talepler uğruna “gösteri” yapan üniversiteli gençler olarak tanıtan ‘image maker’lar, işte bu taleplerle birlikte toplum nezdinde sıfırı tüketmişlerdir. Bu talepler ‘çevreci’ makyajıyla parlatılmış/pazarlanmış kalkışma hikâyesinin gerçek yüzünü göstermiştir.

GEZİ’NİN FATURASI!

Bu süreçte hem devlet hem de millet ciddi anlamda bedel ödedi. Türkiye ekonomik, siyasi, toplumsal, kültürel açılardan kayıplar verdi. Gezi; yeni nesil bir darbe sürecinin kapısını açtı. Fakat öte taraftan toplumda, siyasal bilinçlenme arttı ve demokrasi bilinci gelişti.

ŞİMDİ HESAP VERME ZAMANI!

Gezi’nin sonuçlarına baktığımızda; kamu malına verilen zarardan, esnafın zarara uğratılmasına, ülkenin itibarına verilen hasardan, toplumun ortak hazinesinden kaybedilen ekonomiye kadar mikro ve makro ölçekte çok yönlü bir kayıp söz konusu.

Gezi’nin üzerinden beş koca sene geçti.

Vatandaşın gündemindeki soru çok gerçekçi; 2013’ten bu yana ‘kalkışma’ ile yargı önünde hesaplaşıldı mı? Gezi’yi finanse eden, lojistik sağlayan, sosyal medya ayağında dezenformasyon yapan, medya ayağında süreci pazarlayan, alanda vandallık yaparak toplum huzurunu terörize eden kişi, grup veya kesimler bedel ödedi mi?

Peki bu aşamada hukuk ne yapıyor? Şu an yaklaşık 600 kişinin ifadelerinin alınmaya devam edildiği bir Gezi soruşturmasını takip etmekteyiz. Fakat halktaki yaygın kanaat; Gezi’nin ülkeye ve millete getirdiği zararın bir an önce hukuk alanında da ortaya konması ve ilgililerin bedel ödemesi yönündedir.

Bu yaklaşım geçmişle hesaplaşma, bir defteri kapatma, vandallık heveslisi illegal yapıların hevesini kesme ve ön alma bakımından elzem görünmektedir.