Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Hacc’ın zarafeti

Yine dönüp dolaşıp geldi…

Bir ömür gibi…

Gidince geliyor tekrar ömrü olanlara…

Bir Hacc ya da bir Kurban…

Hani demiş ya adam;

Hac yine Kurban günlerine denk geldi…

Gülümsetir biraz da bizi.

Ne bilsin adamcağız!

Teşrik Günleri; Kurban Günleri, Hac günleri…

Hepsi aynı.

Bir bayramdır sonra da mü’minlere.

Ne güzeldir Elhamdülillah!

***

Arafat!

O, bir mahşerdir…

Kâinatın Efendisi (s.a.v.);

“Hac Arafat’tır” buyururken,

Hac ve hacı olmanın özünü bildirmişlerdir.

Bir telâş değil,

Bin bir telâştır orası;

Varlık ve yokluk bir aradadır orada,

Sonra da hiçlik!

Sanki kabrinden kalkmıştır insanlar;

Kefenleriyle…

Sonra da koşmuşlardır…

Âh o koşuş!

İnsan şimdi bir anlayabilse…

Nasıl koşacağını bir düşünse…

Nereye doğru bir de?

İki çanağı köz olur ağlamaktan o an…

Oturur gözlerine onca kan!

Hani Allah Rasûlü buyurmuşlardı ya;

“Eğer siz benim bildiklerimi bilseydiniz;

Az güler, çok ağlardınız.” (Tirmizî, Zühd 9)

***

TEMİZLENİŞTİR HACC

Evet, Haccını ifa ederken insan,

Hiç olduğunu anlar orada.

Ne güzel tabii ki!

Günahlarla dopdolu bir hayatın,

Tertemiz bir hale dönüşmesidir Hacc!

Ancak oradadır bu manâ.

Tıpkı Âdem (a.s) ile Havvâ anne gibi.

Böylesine bir temizlenmişlikle koşar Hacı,Müzdelife’ye…

Bir daha silkinir orada,

Yepyeni bir hayata hazırlanıştır o.

Çok önemli bir hayatı olacaktır artık onun.

O halde önüne engeller çıkmamalıdır,

Rabb’inin yoluna gidişte.

Taşlanmalıdır çıkabilecek olanlar,

Onların başında,

Kendisinin en büyük düşmanı olan,

Şeytan gelmektedir.

Bunun hazırlıkları da yapılır;

Müzdelife’detaşlar toplanır,

Atılacaktır Mina’da onlara kurşunlar…

Taşlayacaktır herkes kendi şeytanını…

Sonra;

Yol alınır Beytullah’a…

ALLAH’IN MİSAFİRİ

O, bu güzel vazifeyi ifa ederken,

Allah’ın misafiri makamındadır.

Allah (c.c.) onun şerefine,

Nice nimet ve lûtuflarda bulunur.

Gökten melekler aralarına inerler,

Ve onlar için Rablerine dua ederler.

Vadileri dolduracak kadar onca insan,

Yeryüzünün ilk beyti Kâbe’nin etrafında dolaşırken,

Adeta kendilerini ararlar…

Zira onlar;

Ancak kendi mihveri etrafında dönerler.

Safa ile Merve arasında koşarlarken,

Çaresizliğini hatırlarlar Hacer Annenin.

Ve tefekkür ederler,

İsmail’inin ağlayışını,

Sonra da tevekkülünün eşsiz bir karşılık buluşunu!

Kurbanını keser,

İsmail’inin yerine…

Ya kesseydi bıçak onu,

Kulun hali ne olurdu?

Artık katık olmuştur gözyaşları ona;

-Tamamladım Rabbim,

Kabul eyle benden…

Temizle beni Rabbim,

Bağışla beni!

Lûtfet Allah’ım!

Cennet ve Cemal’ini…

KULLUK MAKAMI

Kulluk makamı, makamların en yücesi…

Kul, insanların Rabbine ibadet için kurulan ilk evde, O’na yönelir ki, Allah (c.c.) onun için şöyle buyurur.

Şüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbet), Mekke’deki (Kâbe)dir. Orada apaçık nişâneler, (ayrıca) İbrahim’in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnîdir.”(3 Âl-i İmran 96-97)

İbrahimî bir çağrıdır bu. Allah (c.c.) şöyle emreder kuluna İbrahim lisanıyla:

İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler.”(22 Hacc 27)

Yine Allah (c.c.) emreder:

 “Yoluna gücü yetenlerin, o evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.” (3 Âl-i İmran 97)

Hac ile umreyi Allah rızâsı için tamamlayınız!” (2 Bakara 196)

Onun önem ve fazileti konusunda ise şunu bildirir Kâinatın Efendisi:

EbûHureyre (r.a.) dedi ki, ben Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim:

“Kötü söz söylemeden ve  büyük günah işlemeden hacceden kimse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahsız olarak (evine) döner.” (Buhârî, hac 4, muhsar 9, 10; Müslim, hac 438. Tirmizî, hac 2; Nesâî, hac 4; İbnMâce, menâsik 3)