Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Hakikatlerin en yücesi ALLAH’I ANMAK

Allah’ı anmak…

Hakikatlerin en yücesi…

O’nu anmadan hayat olamaz!

O’nsuz yaşamanın anlam ve tadı olamaz. O’nu ananlar, hatırlayan ve zikredenler kazanır ancak… Onların yanında olanlar da kazanır. Ne mutlu onlara! İşte bunun apaçık bir ispatı:

Ebû Hüreyre’nin (ra) rivâyetine göre Peygamberimiz (sav) şöyle buyururlar:

“Allah’ın yeryüzünde seyahat eden bazı melekleri vardır. Onlar Allah’ın anıldığı ve O’na ibadet edildiği meclisleri araştırırlar. Böyle bir cemaat buldukları zaman; ‘Gelin buraya! İşte aradığınız burada’ diye diğer melekleri çağırırlar. Bunun üzerine dünya semâsında bulunan melekler gelip kanatları ile onları kuşatırlar. Sonra, her şeyi en iyi bilen meleklerin Rabbi;

– ‘Kullarım ne diyor?’ diye sorar. Melekler:

 ‘Seni Tesbih ediyorlar, yüceltiyorlar, Sana hamd ediyorlar, Seni her türlü eksiklik ve noksanlıktan uzak tutuyorlar’ diye cevap verirler. Allah Teâlâ;

‘Peki, onlar beni gördüler mi?’ diye sorar ve aralarındaki konuşma şöyle devam eder:

-Hayır, Seni görmediler.

-Peki, Beni görmüş olsalardı nasıl olurdu?

-Seni görmüş olsalardı, Sana daha çok ibâdet eder, Seni daha çok anar ve daha çok tesbih edip yüceltirlerdi.

-Benden ne istiyorlar.

-Senden cenneti diliyorlar.

-Peki, onlar cenneti gördüler mi?

-Hayır! Vallahi, görmediler yâ Rabbi!

-Eğer görmüş olsalardı nasıl olurdu?

-Eğer görmüş olsalardı, ona kavuşmayı daha çok arzular, ona ulaşmayı daha çok isterlerdi.

-Peki, onlar neden Bana sığınıyorlar?

-Cehennemden Sana sığınıyorlar, yâ Rabbi.

-Onlar cehennemi gördüler mi?

-Hayır, vallahi görmediler.

-Peki, görmüş olsalardı ne olurdu?

-Eğer görmüş olsalardı, ondan daha çok kaçar, daha çok korkarlardı.

-Siz şahit olun ki, ben onları bağışladım.

Bu konuşma üzerine meleklerden biri: “Mecliste bulunan falan kimse onlardan değildir. Bir işi dolayısıyla onların yanına gelmiştir.”

‘Allah Teâlâ, “Orası zikir ve ibadet meclisidir. Oralara katılanlar mes’ûd olur,” buyurdu. (Buhâri, Daavât 66; Tirmizî Daavât 129; Müslim, Zikir 25.)

İşte meclislerin en güzeli! Ne hoş değil mi? Huzur ve saadet dolu bir mekân… Meleklerin ziyaret ettiği yeryüzü cennetleri… İşte bunu belgeleyen bir hadis-i şerif daha:

Ebû Hureyre (ra) Rasûlüllah’ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

-“Allah’ı zikretmek maksadıyla bir araya gelmiş olan hiçbir topluluk yoktur ki; Allah’ın rahmeti onları kuşatmamış, kendilerine bir iç huzuru gelmemiş ve Allah onları melekleri yanında anmamış olsun.” (Müslim, Zikir 39)

Bu gerçekler bizlere büyük birer mükâfattır. Kulluğa, iyiliğe teşviktir. Akıllıysak, bunlardan ders alarak hayata geçiririz.

Bir başka hadis de ise şöyle buyrulur: Peygamberimiz (sav) bir gün;

 -“Müferridler öne geçti” buyurdu. Bunun üzerine sahâbîler:

-“Müferridler ne demektir, yâ Rasûlallah”? diye sordular. Rasûl-i Ekrem de:

– “Allah’ı çok anan erkeklerle kadınlardır” buyurdu.  (Müslim, zikir 4. Ayrıca bkz. Tirmizî, daavât 128.)

Onlar kalben Allah’a yaklaşan güzel kullardır. Kalpler de ancak Allah’ı anmakla huzur bulur. Ayet-i Kerime bu hakikati apaçık bir şekilde şöyle dile getirir:

“Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (13 Ra’d 28)

“Allah’ı zikretmek maksadıyla bir araya gelmiş olan hiçbir topluluk yoktur ki; Allah’ın rahmeti onları kuşatmamış, kendilerine bir iç huzuru gelmemiş ve Allah onları melekleri yanında anmamış olsun.”