Son Dakika

Harun Reşid Han

Mütemadiyen can sıkan, insanı bunaltan şeyler yazmaktan gına geliyor insana.

Mütemadiyen can sıkan, insanı bunaltan şeyler yazmaktan gına geliyor insana. Bugün ise yüreğinizi ferahlatacak, “günümüzde olmaz, tarihte yaşanmıştır” diyeceğiniz bir hikâye nakledeceğim.

Olayın kahramanı olan Kaymakam Harun Reşid Han ile Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde Çorum İskilip’in Hallı Köyü’nde Hallıder’in davetinde tanışmıştım. Yozgatlı olan Ankara’da bir bakanlıkta çalışırken bir gece rüyasında İskilipli Atıf Hoca’yı görüp daha sonra İskilip’e vekil kaymakam olarak atanan, bu ve benzeri sebeplerle bir gönül bağı oluşan; ad ve soyadı kombinasyonu ve ahengi çok hoşuma giden Harun Reşid Han!

Bizzat vatandaşlardan aldığım bilgilere göre vekil kaymakam olarak geldiği İskilip’te 4 ay kalmasına rağmen bütün köyleri gezen ve vatandaşlarla doğrudan temas kuran, gönüllerine dokunan, sabah namazları için özel arabasına atlayıp herhangi bir köyün camisine giden biri olduğunu da öğrendim.

Coşkun Akkoca’nın İskilip’in Sesi’nde naklettiği, daha sonra dayanılmaz ısrarlarım neticesinde kendisinden dinlediğim hikâyede Kaymakam Han, bir akşam halı saha maçı sonrası evde tek başına oturup bir yandan televizyondaki haberlere göz atarken aniden dışarı çıkmaya ve herhangi bir köye gitmeye karar verir. Saat gece yarısına doğru evrilmektedir. 2 yıllık evli olan Harun Reşid Han eşini yakınları trafik kazası geçirdiği için Ankara’ya göndermiş ve evde yalnızdır.

Özel arabasının direksiyonuna atlayıp dağ köylerine doğru yola çıkar. Tosya Yolu’nda epey gidip Yanoğlan köyünü geçtikten sonra birden istemsizce “bu saatte kimseyi rahatsız etmeyeyim “ diye geri dönmeye karar verir. Dönüş yolunda giderken dörtlüleri yanık olarak gördüğü bir otomobilin hala yol kenarında beklediğini görünce yanlarına gider. Yaşlı karı kocanın köylerinden İskilip’e dönerken lastiklerinin patladığını öğrenir. Eski Renault Toros marka aracın bagajı da tıka bas köy ürünleriyle doldurulmuştur.

Kaymakam - Yardımcı olayım beraber yedek lastiği takalım.

Yaşlı amca - Zaten altındaki lastik yedekti.

- Ne yapacaksınız? Herhangi bir yakınınız yok mu size yardım edecek?

- Hiç kimsemiz yok. Sabahın olmasını bekliyoruz.

Kaymakam telefonla İskilip’ten yardım ister. Lastikçi gelir ve lastik değiştirilir.

Yaşlı kadın: – Oğlum sen necisin, kimsin, ne iş yaparsın?

-Kaymakamım ben, teyze.

Yaşlı teyze ellerini kaldırıp bir yandan dua edip bir yandan ağlar:

- Lastik patladıktan sonra buradan doğru dürüst araç geçmedi. Geçen de durmadı. Allah’a yalvarmıştım. Yarabbi gecenin bu saatinde bize yardım edecek birisini gönder diye. O da Kaymakamı gönderdi!

Oğlum evli misin?

- Evet evliyim.

- Çocuğun var mı?

- Hayır yok, deyince yaşlı teyze yeniden dua eder:

-Allah’ım tez zamanda sana hayırlı bir evlat versin!

Gece bitip sabah olunca kaymakamın Ankara’da bulunan eşi telefon edip hamile olduğunu söyler. Kaymakam Han gece yaşanan olayla eşinin verdiği haber arasında dona kalmıştır. Eşi bu tepkisizlik üzerine “-Ne oldu sevinmedin mi?” Deyince kaymakamın ağzından “Acaba Hızır mıydı?” kelimeleri dökülür.

Sabah kaymakamlığa geçtiğinde sekreterin “Yaşlı bir amca sizi bekliyor; lastik mi vermişsiniz” sözlerinin sonunu beklemeden uçarcasına misafirin yanına koşar. Amca elinde bir sepet ve içine patates-soğan doldurmuş onu bekliyor…

Masallarda/hikâyelerde ancak olur diyeceğiniz bu hikâyeyi naklettiğim için Harun Reşid Han’ın affına sığınıyorum. Yazmasam olmazdı. Şu an Burdur Ağlasun’da görev yapan kaymakamımıza ben de dua etmeye devam ediyorum. Belki bir gün İskilip’teki Kaymakamın Çeşmesi’ne bırakılan köpeklerin hikâyesini ve daha nicesini de yazarız.

Memleketimizin dört bir köşesinde aynı şevk ve heyecanla çalışan genç kaymakamlarımıza ve diğer bürokratlarımıza Allah güç kuvvet versin, emeklerini bereketlendirsin. Hızır yoldaşları olsun!

Yorumlar

Mustafa Evet, ibret alınası bir yazı ve kişi daha. Vali Recep Yazıcı gibi ve bu kaymakam bey gibi şahısları duyunca seviniyoruz. Ancak bir yere müracaat ederken ille torpil bulup sonrada hakkını yediği kulun hakkından geldiğini umursamadan başkasına ait olan maaş ile ömrümüzü çürütüyoruz. (genel itibariyle) Benim alınmam gereken yerde kim bilir kim benim yerime ne maaşlar almıştır. Yanımdan mersedeslerle geçmiştir. Yazılmadımı melekler mesai dışımıydı zannediyor millet. Türkiyenin yarısı torpille girmiştir ise. Bu ne sil bunu çoktan hak etti bile.

Adel ULABİ Ey maşallah. Allahü teala diyor ki Bismillahirrahmanirrahim (İnanıp hayırlı iş işleyen [mümin]lerin kötülüklerini, and olsun, örteriz, onları yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırırız.) [Ankebut 7]

Hatice Yılmaz Çok duygulandım ne kadar güzel bir hikaye kalemine yüreğine sağlık KARDEŞİM ALLAH c.c RAZI OLSUN Şu çekilmez dünyada böyle güzel kalpli kaymakamlar yaşadıkça ümitlerim yeniden yeşeriyor SELAM Ve DUA İle

Yazara ait diğer yazılar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.