Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol
Orhan Pekçetin

Huzurlu bir dost ülke ile güzel ilişkilere…

Dün Malezya Başbakanı Mahathir bin Muhammed, Türkiye’de Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet resmi karşılama töreni ve ağırlamasıyla Külliye’de idi. Bu ziyaret çok önemli bir ziyaretti.

Malezya, ülkemiz açısından aslında hep önemli bir ülke olmuştur. Ancak dünyanın tüm ekonomik dengesinin muhtemel yakın geleceğine dikkat edilirse bu önem daha da artarak büyümektedir.

Hem jeopolitik geçmişi hem de Müslüman bir millet olması bakımından çok önemli bir konumda duruyor. “Müminler ancak kardeştir” düsturunca bir selam verip bizi birçok işi birlikte yapabileceğimiz yüzlerce ortak noktaya sahip konuma getiriyor.

Malezya, Türkiye ile çok fazla noktada birlikte olmak istiyor. Geçtiğimiz hafta da İstanbul’da gerçekleştirilen bir organizasyonla Türkiye yatırımcılarını, girişimcilerini Malezya’ya davet etti. Malezya’nın Kelantan eyaleti özelinde bir tanıtım programı düzenlediler. Kelantan bölgesindeki özel imkânlar, projeler, devlet destekleri için yaklaşık 80-100 kişilik bir heyet İstanbul’da Türkiye iş dünyası ile buluştu.

Kelantan Bölgesi Bakan Yardımcısı YB Dato’ Hj Mohd Amar Bin Abdullah ve tüm sektörlerin önemli temsilcileri ülkelerine davet ettiler. Hizmet sektöründeki ihtiyaçlar, üretim sektöründeki ihtiyaçlar vb. birçok yatırım ihtiyacı iş ve teknoloji ihtiyacı gündeme geldi.

Sağlık ve hotel konaklama hizmetleri, sportif faaliyetler için yatırımlar, eğitim yatırımları, inşaat sektöründeki teknik ve personel ihtiyacı, gıda işleme ve üretim yatırımları, petrol ve gaz gibi doğal kaynaklar için gerekli çıkarma ve işleme ihtiyacı, endüstriyel alandaki diğer ihtiyaçlar. Yeni bir endüstriyel alan olan Tok Bali gibi birçok gelişim faaliyetlerini tanıtım birlikte inşa edelim daveti yaptılar. İlgililer bağlantı kurabilir. Çok güzel imkânlar sundular. Vergiler %70-%100’e kadar 10 yıl süreliğine alınmıyor vb. dikkatten kaçırılamayacak fırsatlar var. Bendenizin de bizzat bulunduğu programda aslında anlaşılan Malezya bize koşarak gelmektedir.

Geçmişte de koşmaya teşebbüs etmiş ancak Fadıl Akgündüz’ün Proton ithalatı dolayısıyla gösterilen yanlış temsil ve muamelat bir dönem, Malezya yönetim ve idari kadrosunu Türk tüccarlara karşı ciddi mesafeli olmaya itmişti. Bu esef verici tecrübeden ilham alarak İslam’ın ticaretle ulaştığı topraklar yine İslam’ı temsile layık bir dürüstlükle bizim için her alanda mümbit olabilir.

Ayrıca hem halkının hem de siyasi idarenin bizi seviyor olması da ayrıca bir güzellik. İşte bu İslam’ın aramıza koyduğu ülfetten kaynaklanıyor. 32 milyon civarı nüfusa sahip verimli bir ülke. Malezya ile hem ekonomik hem siyasi hem dini hem de tarihi açıdan maziden gelip geleceğe uzanan daha köklü ilişkiler oluşturmalıyız.