Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

İdam cezası üzerine sesli düşünceler

Derin çapta bir ahlak arınması yaşamadığımız müddetçe çocuk istismarı, tecavüz, şiddet gibi insanlık dışı eylemler maalesef devam edecektir. Öncelikle tüm toplumda fire vermeyecek şekilde, fert fert, ruhsal ve zihinsel bakımdan berraklaşmak, iyileşmek ve insanlaşmak durumundayız. Bu ütopik arzunun, ütopya olarak kalacağı, yaşayış biçimi haline gelmesinin kabil olmayacağı malum.

Ama en azından, arzulanan bu yeniden insanlaşma sürecinde çoğunluk sağlanabilir. Çoğunluk sağlanamasa da gerekli düzenlemelerle, insanlık dışı sapkın fiillerin büyük oranda önü kesilebilir. Bunun için de tabiatı gereği kusurlu ve adaletsiz olan beşeri kanunlara biat etmekten sıyrılabilme şecaatinni göstermek gerekiyor. Nitekim Allah ve Resul’une iman etmiş bir kulun, şer’i hükümleri -haşa- istememek, beğenmemek gibi bir lüksü olamaz.

Fakat günümüz kültürel koşulları, köklü zihin mühendisliği, perestiş edilen (tabu)lar, fikir ve inanca yönelik seküler dayatmalar ve sair sebeplerden dolayı; toplumu Mutlak Hakikat’in tartışılamaz ve noksanı bulunamaz adaletine ısmarlamak oldukça güç. Gerçekleşmesi de büyük bir şuur devrimiyle mümkün.

O yüzden şer’i hukuku üstün bir yere ayırıp, önümüze konulanı didikleyerek meseleye şahsi cepheden bakalım…

Gönlümün çığlığı şudur:

İdam cezası kanunlaşsın! Çocuklarımızın saffetli bedenine göz koyan, pak ruhunu kirleten, masum gözlerini kanlı yaşlara boğan tüm şerefsizler darağacında sallansın! Üstüne bastığımız ve vakti geldiğinde altına yatacağımız necip toprak, onu kirleten bütün insan suretli pisliklerden sıyrılsın!

Lakin göz ardı etmememiz gereken bir nokta var…

İdam büyük ceza. Aynı zamanda kullanışlı. Bir o kadar keskin. Sonuna kadar da destekçisiyim. Ama idam cezasının verimli işleyebilmesi de için hukuk sistemimizin mantık, adalet ve vicdan dairesinde dezenfekte olması gerekiyor.

Eğer bir takım adi suçlara idam cezası getirilecekse, bunun yanında çeşitli hukuki düzenlemelerin (mümkünse büyük reformların) yapılması, yargı mensuplarının/müesseselerinin ehliyet ve liyakat sahibi olması, bu doğrultuda yetiştirilmesi, hukuki işleyiş ve karar mercilerinin en az falsoyla görevini ifa edebilmesi gerekiyor.

Her şeyden önce, ahlaksızlık ve sapkınlıkla mücadele için Türkiye sosyolojisiyle uyumlu çeşitli ıslah projelerinin uygulanması şart. Bununla birlikte yargı, bireysel ve toplumsal kadrajda art niyetli manipülasyonlardan korunabilmeli. Ucuz kişisel hırsların at koşturacağı bir hipodroma dönüşmemeli.

En nihayetinde de…

Öz vatanına ihanet eden haysiyetsizler ve cennet kokulu çocuklara göz koyacak kadar çukurlaşmış şerefsizler, ibret-i alem için umuma açık bir törenle idam edilmeli!

Fıtratımıza uymayan, şeytan çıktısı insan hakları safsatalarına karnımız tok…