Son Dakika

İlgiyle baktıklarımız bizimle kalmaya ve rengini bize katmaya adaydır

Negatif dolu bir zihin pozitif bir üretim yapamaz çünkü negatifler nereye uğrarsa orayı karartır.

Üretim yapmaya hazır olan zihnimiz, verdiğimiz malzemelerle çalışır. Neye bakmayı tercih etmişsek, ilgilenmişsek zihnimiz, onu ilgi derecesine göre kaydeder ve taşır, üretir, iletir. Zihnimizde taşıdıklarımız, yüzümüze ve sözlerimize yansır. Yani, bir bardağa kirli su koyarsak, kirli su ile dolar, baktığımızda onu görürüz, taştığında ise, kirli su taşar. Aynen bunun gibi, zihnimizde taşımayı seçtiklerimiz, en ufak hücrelerimize kadar bizi etkiler. Mimiklerimizi şekillendirir, ifademize damgasını vurur, canımızı sıkkın yapar ya da bizi mutlu eder. Taşıdıklarımız bizimle ilgili olmasa bile, en yakınlarımızla iletişimimizde daha çok açığa çıkar, bizi sabırsız, tepkisel, olumsuz bakan ve gören biri haline getirir. Hatta bırakın zihnimize aldıklarımızı, baktıklarımız bile ya içimizi açar ya da kapatır. İçimize aldıklarımız ise, kendi kimyasını bizim kimyamıza katar. Kötü şeyler kimyamızı bozar, iyi şeyler kimyamızı düzeltir. Varsayalım ki bir heybemiz var, içine ne koyarsak, elimize o gelir. Zihnimizde aynen böyledir.

İlgiyle bakıp gördüklerimiz, zihnimizin kalıcı misafirleri olmaya adaydır. Onlar, kendi renklerini, kokularını yani kimyalarını kimyamıza kattıkça, birbirimize dönüşmeye başlarız. Ve bunlar sözlerimize, gözlerimize, davranışlarımıza ve duruşumuza etki ederek bizden yansımaya başlar. Bunlar iyi ise, yüz ifademiz mütebessim ve huzurlu bir görüntüde olur. Yok eğer kötü ise, bu yüzümüzü asmamıza, sözlerimizi kasmamıza ve bedenimizin duruşunu bile bozmamıza sebep olur. Çünkü her şey, kendisini ifade eden belirtilerle var olur. O zaman anlaşılır ki, biz negatiflerle dolu bir yükü taşıyoruz ve onlarla yaşıyoruz.

Negatif dolu bir zihin pozitif bir üretim yapamaz çünkü negatifler nereye uğrarsa orayı karartır. Biz onları özellikle aradık, dikkatimizi onlara verdik. Kim ne demiş, kim nasılmış, kim neyi nasıl yapmış, kim kime ne söylemiş? Kimin eksiği gediği var, yolunda gitmeyen şeyler neler? Biz bunları toplayıp, sanki Allah’ın (cc) bize verdiği görevmiş gibi, ısrarla arayıp zihnimize yerleştirdiğimizde, adeta negatif durum avcına dönüşürüz. Bu artık bizi tanımlayan kimlik kartımıza dönüşür. Her konuştuğumuz içimizdeki karanlıktan bir parçadır. Çünkü isteyerek bilerek seçiyoruz, özenle koruyup dillendiriyoruz. Artık bu bizim tarzımız ve bilinçli seçimimiz diyebiliriz. Bu yönümüzün görünmesini istemediğimiz ortamlarda, hiç alakası olmayan pozitif bir maske takarız yüzümüze, onlar gidene kadar sahte bir gülümseme ve hoş bir görüntü hakim olur. Ne zaman kendimizle ya da sosyal onay endişesi taşımadığımız yakınlarımızla baş başa kalırsak, hakiki yüz ifademiz ortaya çıkar.

Biz, olumsuz şeyler toplayıcısı, yani içini karartan, yani zihninde iyilik ve güzelliklere yer bırakmayan, insanların olumlu ve doğru yönlerini göremeyen, iyiliklere kör kalmış, bir insana dönüşmüş oluruz. Haklılığımıza o kadar inanırız ki, giderek yaptığımızın en güçlü savunucusu oluruz. Bu ise, ışıkları söndürme ve kendisini karanlıklara hapsetme operasyonudur ve başarıyla tamamlanmıştır. Karanlık dünyamızda, kapkaranlık kalmaya ve başkalarının da içini hatta bazen hayatını karartmaya hoş geldik.

Yorumlar

Mustafa Ahmet beye katılıyorum.

Ahmet Haftada 1 yetmiyor Hocam.Daha fazla yazı istiyoruz

Yazara ait diğer yazılar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.