Son Dakika

İnsan ne zaman önce kendini düşünmeli?

Allah’ın (c.c) Kendi nurundan yaratıp Esmalarından vererek yücelttiği insanın en önemli değeri, Allah’ın (c.c) onu Yaratmaya lâyık görmüş olması. Can, Allah’a aittir, sahip olduğumuz her şey gibi.

Bu canın içinde bulunduğu bedenin en ideal halde bulunmasına gücümüz yetmez ama, olabileceği en iyi hale getirebilmek için elimizden gelen için çabalamaya, Allah’ın (c.c) izniyle gücümüz yetebilir. Akıl; faydalı ve insanın kendisinin lehine olan şeyler ve durumlar için gelişmeye ve değişmeye hazır olmak için var.
İnsanın taşıdığı potansiyel; Allah’ın (c.c) insanı kâmil olabilmemiz ve yeryüzünü medenişeltirmemiz ve daha yaşanılır hale getirmemiz için geliştirilmesi gereken ve insanı mutlu edecek bir emanettir. İnsan ancak fıtrata uygun yaşadığında, potansiyel olarak taşıdıklarını ortaya çıkarıp önce kendisi sonra da bu dünyanın ondan istifade etmesini sağladığında, zihinsel ve psikolojik kapıları, yolları açılır. Bir adım attıkça diğer adımların atılması kolaylaşır. Yola çıktıkça, o yöndeki ufuk yükselir, gördüklerimiz, duyduklarımız ve o yöndeki algılarımız değişir. Karşılaştığımız insanlar, bizdeki boşlukları doldurur. Doğru insanlar doğru düşünmemize katkıda bulunur, yanlış anlayış ve yaşayıştaki insanlar algılarımızı ve düşüncelerimizi bozarlar. Neye göre yanlış, islama göre, yani, Allah’ın (c.c) yap ya da yapma dediği şeylere göre.

Peki insan ne yaparsa potansiyel değerleri açığa çıkar? Ne yaparsa kendisi için ufuk açıcı olur? Ne yaparsa, karşısındaki anlamasa bile kendisi için faydalı olur? ne yaparsa, Rabbi (c.c) ile arası daha iyi olur?

- Sahip olduklarımızın Allah’ın (c.c) olduğunun bilincinde olarak, infak konusunda cömert olmak. “Siz Allah (c.c) için ne verirseniz, Allah (c.c) onun yerine hemen yenisini verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” Sebe 39

- Kendisini doğru bir hayata hazırlayacak donanıma, değişime ve anlayışa hazır tutmak. Cömertçe ve kesintisiz bilgi edinmek ve bunu hem yaşamak hem de çevresindeki kardeşleriyle paylaşmak.

- Gülümsemesini önce kendisine, sonra kendisinin dışındakilere güneş gibi karşılıksız sunmak. Bu insanın beşer yani şaşar olduğunu peşinen kabul ederek, insanın özüne gülümsemektir. Güneş gören iyilik tohumları açılır.

- Saygısını hiç kimsenin yaşayışına ve yaptıklarına endekslemeden, Allah’a (c.c) savaş açılmadıkça, herkese şartsız sunmak. Bu kendi içinde erdemin büyümekte olduğunun bir göstergesidir.

- İyi niyet ve hüsnü zan içinde olmak, önce hayır düşünmek, ve yanlış yapana içimizde olumlu bir gerekçe üretmek. “Bilmiyordur”, “Fark etmemiştir”, “Tam anlamamış olabilir”, “Farkında değildir” gibi. “Hüsnü zanda yanılmayı, sui zanda yanılmaya tercih ederim” demiş bir düşünür.

- Sadaka ve zekat vermekte cömert olmak.

- Hoşgörüde önde olmak, hakkımızı helâl etmede, affetmekte önde olmak. Kırılmamakta önde olmak, anlaşılır olmakta önde olmak.

- Kolay ve güzel geçimli olmakta, güzellikleri, olumlu yönleri görmekte, var olan sonuçtan ziyade iyi niyeti görmekte önde olmak.

Allah (c.c) için verdiğimiz her şey infak ve Allah (c.c) ne verirsek daha çoğunu hemen verecek. O zaman tek yapacağımız yürekten dua ederek, verebilmenin, sevebilmenin yarışçısı olabilmektir .

Yorumlar

Yazara ait diğer yazılar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.