Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

İsrail’de akıl oyunları, bizde korku imparatorluğu

Kudüs’e gitmek için niyet ettiğinizde başlıyor, kulağınıza korku yüklü rivayetler fısıldanmaya.

Kimimiz, niyetimizde sabit kalıp, ümmet bilinci ile yollara düşerken, kimimiz, hain bir kurşunun hedefi olmaktan imtina ederek niyet bozuyoruz.

Sosyal medyadan bir kaç kare görsel ve İsrail zulmünü kınayan bir kaç satırı paylaşarak huzura erdiriyoruz kalplerimizi.

Uzaktan yaktığımız ağıtlarla teselli buluyorken biz, kimsesiz, mahzun ve mağdur kalıyor Filistin’imiz!

Çağın gereği olan dili kullanmak ve sosyal medyadan paylaşımda bulunmak gerekli elbette, fakat kâfi bir gayret değil.

Oraya varmalı. O kutlu diyarda Hz. İbrahim’den, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e(sas), 11 kadar peygamberin makamında mü’mince, Filistin halkının, taşının toprağının hatrını sormalı…

Kudüs’e Gazze’ye, Nablus’a, El Halil’e, Ramallah’a varışımız, ümmetçe var oluşumuzdandır demeli… “Filistin Müslümanları kimsesiz değil, bakın hele, biz buradayız ve varız” demenin izahı olarak korku fısıltılarına kulak tıkamalı!

Her birimiz, o topraklarda ayak izlerimizle varlığımızı göstermeli, bir noktalık yer tutmalıyız ki, mü’min kardeşlerimizin direnişine destek, dirilişine ab-ı hayat olabilelim.

Hür topraklarda, maddi imkânlarla, sağlık ve sıhhat üzere iken dik durmayı marifetten saymak kafi değil. İşgalci ve sinsi İsrail askerlerinin silahları gölgesinde başını dik tutarak geçebilmeyi maharetten saymalı!

İsrail’in, türlü sinsi oyunlarla korkulu algı operasyonlarına aldırmayıp oraya varmalı.

Bilin ki, göz dağından başka bir şey değil o korkakların yaptıkları!

Pasaport kontrolde bir kaç saat bekletmekten, abuk sabuk bir kaç soru sormaktan öteye geçmeyen, Kudüs kapılarında yapışkan gülüşleriyle “Türkiii” demelerinden başka bir tehdit oluşturamayacak kadar zavallılar.

“Evet Türkiye’den” dediğinizde, “Bayrakkk!?” diye komik bir soru sorduktan sonra müsaade etmenin hazzını yaşayacak kadar cılız bir var oluş sergiliyorlar.

Olup biten bu kadar. Onlar, inanmış kalbin muhteşem cesaretinden yoksun. Onlar, hiç bir namlunun, hiç bir tetiğin, imanlı bir kalbi durduramayacağının farkında, ancak bizler bu inanç silahını kuşanmaktan aciziz.

İsrailli askerlerin gözlerine baktığınızda göreceğiniz iki şey var:

İlki, inandırılmış ve kandırılmış bir kibir, ikincisi bu kibir perdesini delip geçen Müslümanların dik duruşuna gıpta ve bu cesaretten korku…

İsrail’in akıl oyunlarını dikkate almak onlara yenilmektir. Korku imparatorluğuna destek vermek, Filistin’i terk etmektir!

Gidin ve durmanız gereken noktayı doldurun. O korkulu gözlere göz dağı öyle verilmez, böyle verilir deyin!

Ben yeni döndüm. Şimdi, zihnimi yokladığım demdeyim. Anlatılmaz yaşanır dediğimiz türden bir tecrübe oldu KUDÜS bana… Hayatın akışıyla, müdafaa şuuruyla, Yahudi askerlerin tuttuğu kapılarıyla, kuşatılmış, statüye tabi tutulan, ambargo uygulanan, izole edilen şehirleriyle, şehadete gönüllü halkıyla izaha ve aktarıma güç yetirilmeyecek yoğunlukta bir tecrübe… Rabbim o kutlu coğrafyaya hürriyet, Filistin halkına muzafferiyet zalimlere zillet versin.

İbrahim Aleslisselam’ın makamında ümmet için Halil İbrahim sofraları kuracak nefsimiz için değil, ümmetin felahı ve refahı için zenginlik dilemek için, Yusuf Aleysisselamın makamında ilmi siyasete vakıf olmayı dilemek için, zindandan saraya nasıl yol bulunurmuş bilmek için, Kubbet’üs Sahra’da, Rabbin rızasına uygun namazı dosdoğru eda edebilmenin ihlasına erişmek için, iki elim arasına başımı alıp peygamberler coğrafyasında ruhi, kalbi ve akli hasbihale durarak hikmet devşirebilmek için yine değil yeniden gitmek nasibimiz olsun diliyorum.