Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

İstanbul’un güvenliği

Diriliş Postası Apple Podcast ButtonDiriliş Postası Google Podcast ButtonDiriliş Postası Spotify Podcast ButtonDiriliş Postası Youtube sayfası

İstanbul Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan turizm sektörünün temsilcilerine İstanbul’un güvenliği konusunda dünya şehirleriyle mukayeseli bir sunum yaptı. Karşılaştırmalı tablodan çıkan sonuç: İstanbul’un Londra, New York, Viyana, Yeni Delhi gibi büyük şehirlerden daha güvenli olduğunu farklı başlıklar ve grafiklerle gördük.  Ancak her zaman yaşadığımız bir sorunu bu konuda da yaşıyoruz. Algı ile olgu arasında ciddi fark var. İstanbul’un hatta Türkiye’nin algısı batılı şehirlere göre daha geride. Londra’da, New York’ta, Paris’te daha çok vukuat yaşanmasına rağmen neden bizim algımız negatif?

Bu algının tarihi sebepleri var ancak konuyu tarihe havale etmek meseleyi çözmüyor. Meselenin bizim tarafımıza düşen kısmıyla ilgilendiğimiz zaman en büyük sorunun medyanın yansıttığı hava olduğunu görüyoruz.  Medya en küçük bir adi suçu günlerce pehlivan tefrikası gibi sununca toplumun psikolojisi bozulduğu gibi ülkemizi ziyaret edecek misafirler açısından da caydırıcı olmaktadır. Nitekim emniyet müdürü de bu konudan şikâyetçi olduğunu ifade etti.  Avcılar’da yaşanan bir olayın failinin bulunmasına rağmen nasıl bir kalkışmaya dönüştüğünü anlattı.

İyi niyetli taraftan bakarsak medya bu haberleri abartılı vererek caydırıcılığa katkı verdiğini düşünüyor olabilir ancak bu şiddet ve acı olayların öğretici bir tarafı olduğunu da unutmayalım. Bozulan psikolojimiz de işin cabası… Son zamanlarda kadın cinayetleri çok gündemde. Gerçekten cinayet işlendiği için haber yapılıyor ancak dünyanın her yerinde günde binlerce benzer olay yaşanıyor. Siz neyi nazara verirseniz haber odur. Dramatize edilen ve sürekli tekrarlanan haberlerin çözüme katkı verdiğini düşünmüyorum. Yoğun haber bombardımanı yöneticilerin acele ve yanlış karar vermelerine vesile oluyor.  Toplumun değerlerini dikkate almadan şekil şartlarını yerine getiren kurallarla sosyal meseleler çözülemez.

İstanbul’un nüfusuna 1 milyon yabancıyı eklediğinizde 16.500.000 gibi yüksek bir rakam çıkıyor. Günü birlik giriş çıkışları da dikkate aldığınızda 20 milyonluk bir kentten söz ediyoruz. Suriyelilerin çok suç işlediği gibi bir algı var, bununda yanlış olduğunu gördük. Suriyelilerin suç işleme oranı yüzde 2.5 dolayında.  Bu devasa kentte bekçilerde dâhil edildiğinde 44.000 polis görev yapmakta. Dünyanın benzer kentleriyle karşılaştırdığınızda bu sayının en az 75.000 olması gerekiyor. Dr. Çalışkan bu sayı ile olağanüstü gayretle çok önemli sonuçlar aldıklarını grafiklerle gösterdi. Özellikle turizm bölgeleri için 150 kişilik dil bilen Turizm Polisi oluşturduklarını ifade etti. Bu sene İstanbul’a gelecek turist sayısının şehrin nüfusunu geçmesi bekleniyor. Bu güzel gelişmeler turizm polisinin önemini daha da artırıyor.

Çoğu zaman hizmet yapanların kendilerini ifade etmeye zaman bulamadıklarını emniyet müdürümüzün sunumunda da anladık. O toplantıda şunu ifade ettim: “Meramınızı doğru anlatmak ve iletişimi kesintisiz kılmak işin bir parçasıdır.”  Millet olarak kendimizi ifade etmeyi çok fazla beceremediğimiz aşikâr. Bu durum da algımızın bozuk olmasına vesile oluyor.