Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

“Kendime ait hiçbir fikrim yok, çok kararsızım”

“Danışmak güzel bir şey ama bendeki aşırı. Herkesin fikrini alıyorum, danışıyorum ama yine emin olamıyorum. Annem, ablam kardeşlerim dahil ne yaparsam eleştiriyor, hiç kimse şu ana kadar beni onaylamadı.

Yaptıklarımın hangisi iyi hangisi kötü artık ayırt edemez oldum. Eşim de ‘Bir karar ver artık, hangisini istiyorsun’ diyor fakat bir türlü ‘Şu olsun’ diyemiyorum. Hiçbir kararımdan emin olamıyorum ve ne yapsam beni mutlu etmiyor. Kendi fikrim yok, herkese soruyorum, bana söylenenlerden birisini yapacak olsam yine yakınlarımdan eleştiri alıyorum. Ben ne yapacağım bilemiyorum, çok kötü durumdayım, çıldıracak gibi oluyorum.”

Aile, hayatın çıraklık okulu. Hayat için lâzım olacak donanımın altyapısı ailede oluşur. Çocuk önce görerek sonra deneyerek adım atar, karar verir, uygular. Bu aradaki alışma sürecinde, aklını kullanması, düşünerek hareket etmesi ve kendi ihtiyaçlarını başkalarına zarar vermeden ve mutlaka helâl ve meşru dairede karşılaması için, çocuğa rehberlik edilir. Bir şey yapmayı denediğinde anne babasının gözünün içine bakan ve adeta, ‘Nasıl oldu?’ diye soran ve onay bekleyen çocuğa vereceğimiz tepki, bundan sonraki denemelerinde ne kadar cesaretli olacağını belirler. Niyeti, çabası ve aldığı minicik te olsa olumlu sonuçları fark ettirilmeyen, takdir edilmeyen çocuk, bunu kendisi fark edemez ve her yaptığı işe yaramaz zanneder.

Bu sebeple, en küçük olumlu geri bildirim bile, insanın yönünü değiştirecek çok önemli bir rol oynayabilir. Kendisi onay görmemiş, hep eleştirilerek büyütülmüş biz yetişkinler, aldığımız üniversite tahsili ve edindiğimiz dini bilgilerle insanı yüceltecek bir ahlâk yapılandırması oluşturamadığımız için, dünya çapında başarıların mimarı olabilecek çocuklarımızı, basit bir düşünceyi bile üretmekten aciz hale getiriyoruz. Sözlerimiz de hayatımız gibi başıboş, amaçsız, gereksiz unsurlarla dolu. Günübirlik çözümlerle günü kurtarmayı marifet bildikçe, ‘Allah’ın bizden istedikleri değil de, daha iyi yaşamın gerektirdikleri ne?’ diye düşündükçe, bu tablolar ne yazık ki artacaktır. Bir günlük düşünme, davranma ve ilişki bilançomuz, bütünden bir parça olarak yeterli bilgiyi bize verir. Lütfen hayalimizde, bizi alabora eden bu karmaşanın dışına çıkıp kendimizi dışarıdan bir görelim. Eminim başımız dönecektir ve daha düşünürken yorulacağız.

Hayallerimizin ve ideallerimizin yer bulamadığı bu karmaşa, hepimizi tüketiyor farkında değiliz. Düzelmek için acele edelim çünkü bir saniye sonrası bile geç olabilir. Lütfen, birisine bir fikir verirken kendimize göre değil, onun gerçeklerine uygun olsun. Her insan kendisine uygun düşünür. Yapılan bir şeyin doğru olması için, başkalarının beğenmesi gerekmez. Herkesin bir tercihi ve anlayışı vardır. Bu kimseye uymak zorunda değildir. Biz anne babalar bilelim ki, bu kadar eleştiriyi minicik yürekler kaldıramaz. Anne babasının desteği olmadan, bu hayat denen karmakarışık yollardan çocuklar nasıl geçeceğini bilemez. Ne yapacağımızı bilemiyor olabiliriz fakat öğrenme yolları herkese açık. Üstelik Rabbimiz (cc) bildiği ile hareket edene bilmediğini öğreteceğini vadediyor. Ayrıca, bilmeden yaşamak, görmeden yaşamaktan daha tehlikelidir.