Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Kılıçdaroğlu hangi sarayın bekçisi?

Dünyanın tüm meşru ve yasal devletleri, “saraylardan” yönetilir. Dünyanın en zengin ve güçlü devleti de olsanız, en fakir ve zayıf devleti de olsanız böyledir. Devletin yönetildiği “saray”, devleti yönetenin babasının tapulu malı veya babasının çiftliği değildir…

Seçimi kaybedince babasının evine döner, yeni devlet yöneticisi “saraya” taşınır. Ülkesini buradan yönetir, milletini burada temsil eder, gelen yabancı devlet erkânı ile burada görüşmelerini yapar. “Saray” bir ülkenin özgürlük, egemenlik, bağımsızlık sembolüdür. Orada AK Partili bir isim de otursa, CHP’li bir isim de otursa böyledir.

Kılıçdaroğlu’nun “saray saldırıları” tam da “egemen bir devlet olmamıza”, “bağımsız bir ülke olmamıza” yapılan saldırılardır. Kılıçdaroğlu’nun ağzından çıkanlar, taşeronluğunu yaptığı güçlerin Türkiye’nin bağımsızlık ve egemenliğine ortak olamayışlarının karın ağrısıdır!

Ülkenin egemenlik ve bağımsızlığını temsil merkezi olan “bir sarayı” korumak, o makama saygı göstermek öncelikle oraya talip oldukları için siyaset yapan, siyasi partilerin başında olan kişilerin görevidir…

Her ülkenin onurlu ve şerefli vatandaşları, “devleti temsil makamı olan saraya” yapılan saldırılara karşı koyar. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sırasında teröristlerin bombaladığı “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni” savunmaya gidenler işte bu bilinçle uçaklara, tanklara, bombalara meydan okudular…

Aynı darbenin akşamı FETÖ darbecilerinin tanklarından müsaade alarak saklanacak delik arayanların, bu ülkenin bağımsızlık ve özgürlüğü diye bir derdi olmadığı aşikârdır. Darbecilerden kaçıp saklanacak delik arayanların; Türkiye’nin varlığını ve bağımsızlığını temsil eden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanırken kahve yudumlayıp televizyon seyretmesi korkaklıktan öte; işbirlikçilik, şerefsizlik, alçaklık ve hainliktir.

Türkiye’nin varlığına ve birliğine karşı Batı destekli FETÖ darbesine direnen halkımız ve onları temsil eden siyasi parti liderlerine “saray bekçisi” demek insanlık ve vatana ihanet suçudur. Bu kişiler derhal Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmalıdır!..

TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İNLERİ ÖNÜNDEKİ BEKÇİ

Milleti ve vatansever siyasetçileri “saray bekçiliği” ifadesi ile aşağılamaya çalışan zavallılar nereye bekçilik yaptıklarına hiç bakıyorlar mı?

Türkiye’nin varlığına, birliğine, toprağına kasteden bir terör örgütünün siyasi uzantısı olan HDP’nin kapısında nasılda bekçilik yaptığını görüyorlar mı? Onların sözcülerini meclise sokmak için HDP’nin kapısında nasılda cansiperane bekçilik yapıyor. Bu terör örgütü ve siyasi partisine yönelik eleştirileri püskürtmek için nasıl da göğsünü siper ediyor…

Suriye’de Kürtleri, Arapları, Türkmenleri evlerinden çıkarıp, ABD’nin uşaklığını yapan YPY için “vatanlarını savunuyorlar” diyerek sözcülüğünü, savunuculuğunu yapanlar terör örgütünün kapısında bekçilik yaptığını görmüyorlar mı?

15 Temmuz FETÖ darbecilerine “masum vatandaşlar” diyerek, cezaevi kapılarında nasıl da bekçilik yapıyor. FETÖ kaseti ile CHP’nin başına geçmenin diyetini ödemek için nasılda yırtınıyor? Devletin girdiği tüm “inlerin kapısında” karşılaştığı kişi Kılıçdaroğlu değil mi?

VATAN, MİLLET BEKÇİLİĞİ SANA NASİP OLMAZ

Nerede bir Türkiye ve İslam düşmanı terör örgütü veya devlet varsa kapı önüne iyi bakın. O kapının önünde kendisine verilecek bir paye için bekleyen Kılıçdaroğlu’nu göreceksiniz. Vatana, millete, ezana, bayrağa kast edenlerle ittifak kurmuş birisinin ağzına alacağı ne millet ne de milliyetçiliktir, sadece zillettir.

Bahçeli, “Vatansa konu, evet bekçiyiz. Milletse konu evet bekçiyiz” sözünün devamını ben getireyim; “Sen neyin bekçisisin Kılıçdaroğlu? Sen de onu söyle!”

Kapısında soytarılık yaptığın, el pençe divan durduğun “inleri”, “sarayları”, “karanlık kozmik odaları” söyle de gerçek yüzünü görelim. Senin taşeronluk ve sözcülüğünü yaptığın terör örgütleri ve devletlerin karın ağrısını kusmayı bırak.

Sen Kandil’in, Pensilvanya’nın, Beyaz Saray’ın bekçiliğini yap. Sana bu yakışır. Allah’ın, sana üzerinde yaşadığın Türkiye’nin sarayını savunmayı nasip etmediğine yan.

Külliye’ye şerefli liderler, onurlu millet sahip çıkar senin hiç endişen olmasın. Kılıçdaroğlu, nereden bilsin vatan, millet, egemenlik savunmasını. Herkesi kendisi gibi bir yerlerin bekçisi zannediyor.

Sayın Bahçeli’ye katılmadığım bir nokta var. “Kılıçdaroğlu’ndan bir halt olmaz” diyor ya işte ben buna katılmıyorum. Kılıçdaroğlu’ndan çok sadık, çok gözü kara, çok fedakar, çok cefakar, çok samimi “İn bekçisi” olur!..