Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Kimyasal hadım vahşete karşı bir adımdır

Leyla ve Eylül günlerdir bizi perişan etti.

Acımız büyük. Toplum olarak bu çocuklara üzülüyor, daha sonra unutuyoruz. Oysa yeni hadiselerin yaşanmaması için aile, eğitim kurumları, hukuk ve siyasete çok iş düşüyor. Biz hukuk ve siyaset kısmını değerlendirelim.

Çocuklara yapılan eziyetlerin önüne geçmek için öncelikle koruyucu ve önleyici tedbirler üzerine yeniden kafa yormalıyız.

İşlenen suçlara verilen cezaların caydırıcı olması için ise yeniden düşünmeliyiz. Öncelikle; iyi hal indirimlerinin kaldırılması en önemli adımlardan olacaktır. Canilerin bu suçu gerçekleştirmeye giderken (cezaların ağırlığı nedeniyle) bir kere daha düşünmelerini sağlamamız gerekiyor.

Caydırıcı yasaları toplum olarak istiyoruz. Peki bunun içeriği ne olmalı?

Öncelikle toplumun genelinde “idam istiyoruz” sesinin yükseldiğini gözlemliyoruz. İdam hem mağdur ailelerde hem de toplumda adaletin tecellisi bakımından ferahlama duygusu oluşturacak bir ceza şeklidir. İdam caydırıcılık bakımından da oldukça etkili olacaktır. “Taksim’de sallandıracaksın şöyle bir-ikisini… Bak bir daha yeltenen oluyor mu?” diyenlerinizi duyar gibi oluyorum.

‘İdam’ın yasalaşması mevzusu ve mevzuatı, detayları olan bir konu olduğundan caydırıcı adımların atılması bakımından ‘kimyasal hadım’ cezasını çok daha acil, öncelikli bir adım olarak görüyorum. İdam konusu tartışıladursun kimyasal hadım ile beklentiler kısmen karşılanmalıdır.

Bu konuda Bakan Bekir Bozdağ, “Cinsel suçlar hakkında geçen dönem üzerinde uzlaşılan cinsel kastrasyon (kimyasal hadım) düzenlemesi yeni dönemde devreye sokulacak. İnsanlığı utandıran insanlıktan nasibini almayan bu tip kişilerin toplum içerisinde daha fazla tehdit arz etmemesi için önleyici tedbirleri de arttıracağız” dedi.

Kimyasal hadım ile adi suçlular bir daha böyle bir suçu işleyemeyecek fiziki duruma getirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla caydırıcılık bakımından siyaset ileri bir adım atmış olmaktadır.

AK Parti önleme ve caydırıcılık bakımından uzunca bir süredir bu konuya kafa yorarken bakalım CHP ve HDP bu konuya nasıl bakıyor? CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, çocuk istismarında ‘hadım’ cezasının yeterli olmayacağını savunarak, “İdam ise bir insanlık ayıbıdır. Çözüm caydırıcı yasalar ve iyi hal indirimlerinin ortadan kaldırılmasıdır” ifadelerini kullandı. HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, “Cinsel suçlar kadınların özgürleşmesi ve çocukların güçlenmesiyle önlenebilir” açıklamasını yaparak kimyasal hadım ve idamı desteklemediklerini söyledi. Taciz-tecavüz vakalarına dair somut hiçbir önerisi olmayan bu partilerin, toplum önüne çıkarak adi suçlar kapsamında düşündüklerini, yol haritalarını derhal açıklamaları gerekmektedir.

Günlerdir sosyal medyada pek çok tezvirat gözümüze çarpıyor. İftira ve yalan siyaseti almış yürümüş durumda. Özellikle muhalif kaynakların trol hesapları iktidarı adi vakaları korumakla itham ediyor ve yalan-iftira-uydurma ifadelerle algı çalışması yapıyor. Bu ülkede dindarlar ve dindarlık üzerinden fitne çalışması yapan bazı kesimlerinden de olduğunu biliyoruz. Bunlar da “tüm dindarlar ahlaksızdır” algı çalışması içinde muhaliflerle de dirsek temasına geçerek ortak eylem faaliyetlerinde bulunuyorlar.

Her şeyin farkındayız.

Unutmayın! Suç üzerinden pirim yapmaya çalışmak en az onun kadar ahlaksızlıktır.