Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Krallar’ın canı “one minute” çekmiş

Büyük şeytan ve yavruları mübarek Ramazan dinlemediler. Suud Kralı, BAE Emiri, Mısır Firavun’u ve Husiler’den kaçıp soluğu Riyad’da alan Yemen’in devrik liderinin canı “One Minute” çekmiş anlaşılan.

Deli’nin biri de, “Katar’ı teröre destek veren ülke olarak ilan edin. İhvan ve Hamas’ı da terör örgütü olarak suçlayın. O zaman canınızın çok çektiği ‘one minuteyi’ yersiniz” demiş…

Katar’a karşı başlatılan operasyon büyük ve ciddi. Ama maalesef yukarıda yaptığım giriş gibi saçma, trajik ve de komik…

OPERASYONUN ASIL HEDEFİ TÜRKİYE

Katar, Türkiye’ye ve bölge politikalarımıza en ciddi ve samimi desteği veren ülke. Son dönemde; politik, askeri, ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel olarak en büyük dostumuz. Buna karşı hamle olarak İsrail’in planladığı, darbeci SİSİ’nin Körfez ülkelerine pazarladığı, ABD’nin izin verdiği operasyonun hedefinde Türkiye’nin olduğunu biliyoruz.

Türkiye, operasyonu soğukkanlı ve aklıselimle, paniğe ve endişeye kapılmadan; işin önünde, arkasında, perde gerisinde kimin olduğunu anlayarak karşı girişimlerde bulundu. Yürüttüğü diplomatik girişimler de meyvesini verdi. Tüm dünya ve özellikle İslam ülkelerinin kendilerine destek vereceğini düşünen oyun kurucu, Türkiye ve Katar’ın karşı operasyonuyla umduğunu bulamadı…

OPERASYONUN TÜRKİYE AYAĞI: CHP

CHP ve Genel Başkanı yerli ve mili değildir. Bundan dolayı Türkiye’ye yönelik tüm operasyonların içerideki temsilciliğini de sözcülüğünü de CHP ve Kılıçdaroğlu yapmaktadır. Türkiye’den operasyona CHP ve Kılıçdaroğlu’nun destek vermiş olması; operasyonun planlayıcısı olan ABD, İsrail ve Mısır cephesinin ne kadar büyük bir başarısızlığa uğradığı konusunda önemli bir veri olarak kullanılabilir.

Operasyonun Türkiye’yi hedef aldığı kulağına fısıldanmış olacaklar ki, Kemal bey, ortada somut hiçbir veri yokken Katar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı saldırıya geçti. İhvan Hareketi için dile getirdiği hezeyanlar ise kabul edilebilir değil.  

İslam Dünyası’nın ilim ve irfan mektebi olan İhvan’a ve İslam Dünyası’nın izzet ve şerefinin kılıcı olan HAMAS’a terör örgütü yaftası vurmak kimsenin haddi değil. Hele Kılıçdaroğlu’nun hiç değil. Türkiye ve Dünya Müslümanları, HAMAS ve İhvan’a terör örgütü diyenlerin ve bu iftirayı atan patronlarının alnını karışlar haberi olsun.

TAHTLARI YERLE BİR OLUR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şer koalisyonuna, başlattıkları operasyonu durdurmaları için bayrama kadar süre tanıdı. Strateji ve planı kendilerine ait olmayanların, bunu sonlandırma konusunda da hiçbir söz hakları yoktur.

Erdoğan’ın 2009’da İsrail’e çektiği “One Minute” operasyonu ve sonrasında Filistin davasına verdiği samimi ve güçlü destek Arap halkı arasında büyük bir coşku ve sevgiyle karşılık buldu. Erdoğan’ın Arap halkı üzerindeki etkisi dikkate alındığında, Kralların Türkiye karşıtı operasyonların içinde olması ve İsrail’le işbirliği yapması kendilerine ağır bedeller ödetebilir.

Türkiye, Arap ülkelerinin iç işlerine karışmama, kendi aralarındaki sorunlarda arabulucu, yapıcı ve tarafsız kalma politikası değişirse bundan en büyük zararı darbeci SİSİ ve halklarının zenginliklerini ABD’ye ve Batı’ya peşkeş çeken KRALLAR ve EMİRLER görür. Türkiye’nin bu ülkelerin iç politikasına yönelik hamleleri ve muhalefet oluşturma stratejisi; KRALLARIN da EMİRLERİN de tahtlarını yerle yeksan eder.

Batı eskiden sürekli Türkiye’yi demokrasi ve laiklik konusunda Arap ülkelerine rol model olarak sunardı. Türkiye’nin Batı’dan bağımsız ve özgür hareket etmeye başlamasıyla bu söylem rafa kalktı. Ancak Türkiye bundan sonraki süreçte Arap ülkelerine Batı emperyalizmine karşı direniş için bir rol model olabilir. Darbeciler ve krallar İsrail operasyonlarına taşeronluk yapacaklarına, buna biraz kafa yorsalar kendi istikbal ve ikballeri için daha iyi olur.

Türkiye’nin dostluğu kıymetli, düşmanlığı kahredicidir.