Son Dakika

Ortadoğu’da Afrin etkisi

Afrin Türkiye için küçük ama Ortadoğu ve küresel dünyaya etkileri bakımından dev bir adımdır. Artık operasyonda sona yaklaşılırken Afrin aynı zamanda yeni bir başlangıçta demek aslında. Çünkü devamı gelecek. Şu an Afrin’in dış mahallelerinde temas halinde olan Ordumuz ve desteklediği ÖSO savaşçılarının şehrin varoşlarında değil de düzensiz ve içerilere gidildikçe darlaşan bir yol sistemine sahip merkeze yakın yerlerde direnişle karşılaşmaları daha muhtemel görünüyor. Zira dışarıdan merkeze doğru ilerledikçe daha fazla çok katlı binaların yoğunluk oluşturduğu mahallere de girmiş olacaklar. Bu arada şehrin kuşatıldığını da söyleyelim ancak güneyden 5 km’lik bir açıklık sivil halkın tahliyesi için açık bırakılmış durumda. Sivil halkın arasına karışarak ve küçük guruplar halinde sızarak bir kısım teröristlerin de şehri terk ettikleri görülüyor. Bozgun şeklinde kaçan ve son tutunma noktası olan Afrin’i de terk etmeye çalışan teröristler için fazla bir seçenek kalmadı. Bölgenin tamamen kontrol altına alınması bir hafta veya biraz daha fazla alabilir ancak terörist artık ve aparatları ile patlayıcı ve tuzakların tamamen temizlenmesi biraz daha fazla zaman alacaktır. Ancak şu an sahada çatışmayı kaybedenler sosyal medyada kazanmanın derdine düştürler. Ve Türkiye’ye yönelik kara propagandalarına devam etmekteler, bunun içinde milyon dolarlar harcamaktalar. Ancak güneş balçıkla sıvanmıyor.

“Neden biz Afrin’deyiz” sorusunu sormaktan ziyade konuya biraz diyalektik bakacak olursak “Neden başkaları buralarda” diye sormak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Kısaca başta güvenlik olmak üzere pek çok sebebi olabilir ama özellikle enerji ön plana çıkıyor. Suriye’de doğru dürüst enerji yok ki diyebilirsiniz. Evet Suriye’de enerji yok ama Doğu Akdeniz’de var. Özellikle Kıbrıs ve Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgelerinde daha henüz büyüklüğü tespit edilememiş petrol ve doğal gaz yatakları var. 2003 yılında Irak’ın işgalinden 2010 yılında Tunus’ta başlatılan Arap yangınına, Suriye iç savaşından Türkiye’deki 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar olaylara küresel ölçekte makro bakılırsa bütün meselenin Türkiye’nin oyun dışına atılması, bölgedeki hakkı olan enerji ekopolitiğinde ve enerji denkleminin dışına çıkarılması olduğunu tahmin etmek zor değil. Türkiye yıllık yaklaşık 80 milyar doları enerji ithal etmek için harcıyor. 80 milyar doların Türkiye’de kalması durumunda kişi başına düşen milli gelirin ne kadar olacağını düşünmek gerekir. Türkiye’nin dış borcunun yaklaşık yüzde yirmi beş azalmasının ülkemizi nerelere taşıyacağını bilmemiz gerekir. Aslında Türkiye, Afrin’de önümüzdeki 100 yılının mücadelesini veriyor, olaya bir de böyle bakmak gerekir.

Yorumlar

Yazara ait diğer yazılar