Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Oyuncak kutsallara sığınıp barbarlığa kılıf bulsunlar, bize bulaşmasınlar!

Fransa’da skandal bir manifesto yayınlandı, biliyorsunuz.

Bu sefiller cehaletlerini küstahlıkla süslemeye alışkın olduklarından, Kelam-ı Kadim’in tahrif edilmediği ve hiçbir zaman edilemeyeceği bahsine girmeyeceğim. Zira ilgi alanlarına girmiyor. İman sahiplerine de zaten bir şey kanıtlamaya lüzum yok.

Mesele şu:

Sapkınlık ve şiddet dolu geçmişlerini bir medeniyet addetme ve çürümüş kutsallarından güç alarak kendilerine köle bir dünya üretme şuursuzluğuna saplanıp kalmış durumdalar. Barbar ve saldırganlar. Bütün bu çukurlukları domuz fıtratlarından kaynaklanıyor.

Ehliyeti ve liyakati olmayan edepsiz Müslümanların ya da heyecanlı birkaç gavurun meal/çeviri çalışmalarıyla, okuduklarını ve gerekli hiçbir vasfa sahip olmadan anladıklarını iddia ettikleri Kur’an-ı Kerim’i, değiştirmeye yönelik trajikomik isteklerde bulunuyorlar.

Evvela, kendi bozulmuş ve eskimiş dinlerini, insan elinde hamur olmuş kutsallarını sorgulasınlar!

Saint Paul dedikleri, Saint Pierre ile birlikte Roma kilisesini kuran, İsevi kılığına girmiş proje adamı Yahudi’yi iyi öğrensinler mesela. Tahrifat sürecinin baş mümessili… Önce oradan başlayabilirler. Hz. İsa’dan(as) sonra ilk icraat olarak gerçek İncil’i imha etti. Haşa, Hz. İsa’ya(as) “tanrının oğlu’’ dedi. Şarabı ve domuzu helal ilan etti. İsevi kıblesini gün doğumuna döndürdü. Yazılmış ilk dört İncil’e de onun fikirleri salça oldu. Bilhassa Luka İncili…

Gerçi daha sonra jetonları düştü, Paul’u hapse tıktılar, yetmedi Roma’ya götürüp kafasını kestiler.

Fakat bugün halen, ortalama Batı adamı, Saint Paul’un İseviliğe mistik bir boyut kazandırdığını düşünmekte ve putlaştırdığı “oğul” figürünü dahi -bilinçli ya da bilinçsiz- hırpalamaktadır.

Zavallılığa bakar mısınız? Yanlışlar içerisindeki çelişkiler… Durum budur. Ve örnekleri çoğaltılabilecek bu ikilemler kargaşası, insanlık üzerinde tamam kılınmış İslamiyet hariç, bütün dinlerde mevcuttur.

Tabii bunlar, tahrip edilmiş köhnelere tapınacak kadar taassup budalası bir güruh… Teslis dedikleri, üç tanrı saçmalığının da Platon felsefesinin zırvalarından çıkmış olabileceğine katılırlar mı bilmem. Platon felsefesi, bir kavramı ya da bir olguyu genelde üçe böler. Platon aslında dünyayı yaratan tek bir güç olduğunu düşünür. Fakat felsefesi gereği, bu gücün iki tanrısal yardımcısının olabileceğini de ileri sürer. İncil, İbranice’den Yunanca’ya çevrildiğinde bu düşüncenin araklanmış olma ihtimali tarihçiler tarafından yüksek görülür. Yunan ve Roma zihninin çoklu tanrı fetişizmi, malum…

Hz. İsa’dan(as) sonra en büyük ve en son Resul’un(sav) geleceğini ince ince anlattığı için olsa gerek; Barnabas İncil’ini ve içindekileri de yok saydı bunların sözde medeniyeti…

Teslis’e inanmayan, insan çıktısı İncil’lere kanmayan binlerce din adamını öldürdüler. “İsa(as) insandır, O’na tapılmaz” dediği için Barnabas’ı, Aryüs’ü aforoz ettiler. Barnabas İncili’nin okunmaması için çırpındılar ve bu İncili okuyanların çoğunu katlettiler.

Tüm bunların dışında, yüzyıllardır; kan ve sömürgeyle beslendiler. Kirden ve pislikten nüfusları kurudu. Taharet almaktan bile acizdiler. Günah çıkartma odalarında oğlancılık yaptılar. Papaz kıyafetleriyle çocuklara tecavüz ettiler. Haham şapkalarını siper ederek yüzbinlerce bebek katlettiler.

Ucundan kıyısından da olsa bu abes ve rezil portreyi ifşa etmemin nedeni şudur:

Bugün ve geçmişte birçok gayrimüslim ilim adamı, mukaddes olduğunu varsaydıkları İncil ve Tevratların tahrif edildiğini kanıtlarıyla ortaya dökmüş vaziyettedir. Onlar bu yapaylığa iptidai şekilde bağlanabilir. İnsanlığa ettikleri zulümlerde, bu bozuk insan metinlerini siper olarak da kullanabilir. Fakat kendi (lego)laşmış dinlerini, bizim ezeli ve ebedi, değişmez mukaddesatımızla karıştırmasınlar!

Üstelik kendileri tarafından çizilen bu ucube portre halen bitmiş değil…

Devam ediyorlar.

Ve necis rahimlerinden Müslüman kılıklı teröristler, bozguncular, profesyonel vatandaşlar, tasmalı politikacılar çıkartıyorlar. Sonra bunları yetiştirip, işgalci gayelerine hizmet etmek üzere dünyanın dört bir tarafına salıyorlar. Çıkarları olan ve yönlendiremedikleri her bölgede şiddet, bölücülük, kaos inşa ediyorlar.

Ardından utanmadan çıkıp, İslam nefretinde birleşip, “Kur’an’dan bazı ayetler çıkartılsın, şiddet ve Yahudi düşmanlığı yayılıyor” diyorlar.

Haydi oradan şımarıklar!