Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Proje tanıtım toplantısına cenaze marşıyla başlamak!

Samsun Büyükşehir Belediyesi, 15 Temmuz’dan sonra hizmete açtığı toplantı salonuna Şehit Ömer Halisdemir ismini verdi.

Adı, Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Konferans Salonu.

Burada AK Parti’nin bir Belediye Başkan Adayının Proje Tanıtım Toplantısı yapıldı.

Başlarken İstiklal Marşı ve şehitlerimiz için saygı duruşu anonsu yapıldı.

Ve biz aday tanıtım toplantısına katılanlar programa Şopen’in Cenaze Marşıyla başlamak zorunda bırakıldık.

Şehitlerimizi mızıka ve çan sesleriyle anmış olduk.

Ruhlarına Fatiha göndermeyi ihmal etmedik ama…

Aynı salonda Memur Sen Genel Başkanı’nın bir programına da yine Şopen ile başlamıştık.

Bu dayatmaya kim tarafından maruz bırakılıyoruz bilemiyorum.

Bir uygulama var, her seferinde aynı şekilde devam ettiriliyor.

Şehitlerimiz için saygı duruşu tamam, İstiklal Marşı eyvallah…

Peki, ama bu ucube Cenaze Marşından neden hala kurtulabilmiş değiliz?

Salona ismini veren Şehit Ömer Halisdemir hangi inanç uğruna şehit oldu da onu ve bütün şehitlerimizi yâd ederken Polonyalı Besteci Frederic Şopen’in mızıka ve çan sesleriyle dolu Cenaze Marşını kullanıyoruz.

Bu garabetin sona ermesi ve Şopen’in Cenaze Marşı’nın yerine Itri’nin Tekbir Segâh Tekbiri’nin ikame edilmesi için bir kampanya başlatılmıştı.

Üç sene önce…

Akşam yazarı Emin Pazarcı başlatmıştı kampanyayı.

Üç yıl önceki yazısında da, “Gelin bir kampanya başlatalım ve bu garabete artık son verilsin…

Hem “şehit” diyoruz, hem de resmi törenlerde onları uğurlarken Chopin’in çan sesleriyle başlayan Cenaze Marşı’nı çalıyoruz.

Üstelik elimizde büyük bestekâr Itri’nin Tekbir gibi bir eseri varken! Açık söylüyorum, bu uygulama “şehitlik” anlayışına taban tabana zıt olduğu gibi şehitlerimizin manevi şahsiyetlerine de saygısızlıktır. Nitekim homurdanmalar başladı. Şehit cenazelerinde Özel Hareket polisleri ve halk tepki gösteriyor artık Chopin’in Cenaze Marşı’na” demişti.

Belki de bu kampanyanın etkisiyle Frederik Şopen’in Cenaze Marşı’nın özellikle şehit cenazelerinde çalınmasına tepki gösterilince İçişleri Bakanlığı Şehit cenazelerinde 1932 yılından bu yana çalınan Chopin’in cenaze marşının yerine Itri’nin “Segâh Tekbiri” çalınması için tarafından 81 il valiliğine yazı göndermişti.

Şehit cenazelerinde Şopen Cenaze Marşı iki yıl önce sona erdi ama her nedense hâlâ bir kısım sivil toplantılarda devam ettiriliyor.

Valiliklerin İç İşleri Bakanlığının bu yazısını resmi kurumlara, özellikle belediyelere ve okullara göndermesini ve buralardaki resmi ve sivil toplantılarda yapılan İstiklal Marşından önceki şehitlerimiz için saygı duruşlarında da Itri’nin Segâh Tekbiri’ne geçilmesini bekliyoruz.

Küçük bir not: 17 Ekim 1849’de ölen Şopen, cenazesinde kendi bestelediği Cenaze Marşı’nın yerine Mozart’ın Requiem’inin çalınmasını istemiş.