Son Dakika

Pseudo-millîlik versus gerçek millîlik

Pseudo-millî olan için din araçtır ve pragmatist amaçlarla geçici olarak kullanılıp atılacak bir varlıktır.

“Millî” veya “ulusal”ın aynı kavram olup olmadığı ve onların çağrışımlarını, bir ideoloji veya psikoloji olup olmadığını burada tartışma niyetinde değilim. Fakat bir ideoloji olmadığını düşünenlerdenim. Millî oluşun, herhangi bir dar çerçeveye veya bir köşe yazısına sığamayacak kadar kapsamlı ve derin olduğunun farkındayım.

Fakat marka olan her kavram ve değer gibi “millilik” de sahipleneni çoğaldıkça anlamı ve içeriği değişen, anlam ve içeriği farklılaşan bir yapıya büründüğünü de görüyoruz.

 “Millilik”, içi boşaltılan ve kavram kargaşasına mağlup edilmek istenen ciddi bir kavram olarak yeniden üzerinde düşünülmeli ve tartışılmalı…

 “Millî kimlik”, “ulusal kimlik” vs. her ne isimle adlandırırsak adlandıralım kimileri için kavramın içeriği, tarih ve coğrafyanın kazandırdığı köklü ve yerli kimliği ve renkleri taşımak akla gelir. Kimsenin tek başına üstlenemeyeceği veya kuşatamayacağı kadar da derin ve geniştir.

Millîliğin birbirinden farklı ve gerçekten uzak onlarca tanımı vardır:  Kimilerince millîlik sert bir devletçiliktir.  Diğer bazıları onu etnik temele hapsetmeye çalışır; bir kısmı da etkileyici konuşmalarda onu “sos” ve çeşni amacıyla kullanmaya çalışır. “Millî olmak” zannedildiği gibi bir söylem ya da iddia meselesi değil, kuşatıcı bir üretim zincirleri meselesidir.

Millî olmak, her şeyden önce dünyaya kafa tutmak, at binip kılıç kuşanmak, büyük ve süslü cümleler kurmak da değildir.  Millî olmak, kuru bir yurtseverlik/vatanseverlik ya da hamaset damarlarını okşayan ucuz söylemler türetmek değil, bugünü doğru okuyarak asırlık politikalar üretecek felsefeyi ve bilgiyi üretebilmeyi gerektirir. Millîlik bir düşünce, felsefe, ilke, duruş, tavır ve cesareti içerir; ancak alın terine dayanmak zorundadır.

Sanatta, kültürde, edebiyatta, mimaride, müzikte, tiyatroda, sinemada, televizyonda, mutfakta, giyimde kendine ait izler taşıyan üretim olan bir yerde Millîlik söyleminin anlamı vardır. Bunun ötesi, kuru bir iddia ve söylentiden ibaret kalır. 

Millî olmak kendini dünyadan soyutlamak, yerele hapsolmak, dünyaya kulaklarını tıkamak da değildir. Tam aksine, dünyayı anlamak, daima ilerlemeye ve gelişmeye açık olmak demektir.

Millî olmak, evrensel olanı anlayan, ama kompleksiz bir şekilde, tarih ve coğrafyasıyla barışık, özgün ve köklerine dayanan kültür, dil, sanat ve medeniyet projesi üretebilme yüküne talip olmak demektir.

Millî olmak, rasyonel olmak kaydıyla yine kendi tarih ve coğrafyasına sırtını dayayan, milletiyle barışık, icazetini dışarıdan değil, kendi referanslarından alabilmeye aday olmak demektir.

Millî olmak, üretilen kültür politikalarıyla kültürel asimilasyona direnmek ve dış etkiyi makul seviyede tutmayı başarmak demektir.

Millî olmak, yerli bir dil politikasıyla yabancı unsurlardan dili temizlerken, bütün bir coğrafyayla bağları koruyacak dilin tarihi mirasındaki kelimeleri koruma konusunda politika geliştirmeye inanmak demektir. 300 kelimeye düşen sokak dili yerine soyut düşünceyi destekleyecek üst bir dil kurmayı dert edinmek demektir.

Millî olmak, kendinize ait özgün bir mimariyi geliştirmeye kafa yormaktır. Mimaride millîlik, başka milletlerden kopya çekerek imitasyon yapılar üretmek değildir. Geçmişi kopyalamak da değildir. Mesela mimaride millîlik konutların hangi malzemeyle yapıldığı, pencere stili, çatının tarzı, avlunun (bahçe) genişliği, avlu duvarlarının yüksekliği, bahçedeki ağaçların türleri, süsleme sanatları ile özgün bir kimliğe sahip mimariyi kurmayı gerektirir. Buradaki millilik, kibrit kutusundan mülhem konutlara; çekirdek aileyi ya da ailesizliği hedefleyen 1+1 bencilliğine; evde büyüklere ve misafire yer bırakmayan ve kendi kültürümüzün dışında tasarlanmış egoist ve egosantrik yapılardan hoşnut olmamayı ve alternatif üretmeyi dert edinmek demektir.

Millî olmak, eğitimini, rasyonel şekilde ve dünyayı anlayarak, ondan kopmadan, ancak ilhamını köklerinden alan bir dünya görüşü ve perspektif üretebilmek demektir. Eğitimde milli proje üretmek, kompleks üretmeyecek, kimliğinden utanmayacak, tam aksine kendisiyle/kimliğiyle barışık ve gurur duyan kuşaklar yetiştirmeyi dert edinmektir.

Pseudo-millî ile kasdımız, “sözde millilik” veya “yalancı millilik”… Şimdi de milli ile pseudo-millî arasındaki farklarına bakalım:

Pseudo-millî olan entegristtir; tarihin işine yarayan kısımlarına saplanır veya onu kullanır. “Millî” ise kadim ve yakın tarihi kucaklayacak kadar geniş ufuklu olmak üzere ve bütünlüğü içerisinde tarihini akla dayalı şekilde anlayıp yorumlar ve gücünü kökleriyle birleştirmek üzere ondan ders ve çıkarımlar yapmak için onu reddetmez.

Pseudo-millî olan için din araçtır ve pragmatist amaçlarla geçici olarak kullanılıp atılacak bir varlıktır. Gerçek millî için din, milletin anlam dünyasını besleyip ayakta tutan ve millî kimliği oluşturan, ona ruh ve motivasyon veren, sosyal ve ahlaki dayanaklardan biri olarak asli bir gerçekliktir. 

Pseudo-millî olan, millî olanı sadece kullanır. Bazen ırkçı olur, bazen milliyetçi görünümlü, bazen de millî maçlar seviyesinde bir yurtsever/vatanseverlikte sıkışmış bir görünüm arz eder. Bayrak, ordu, toprak, vatan, şehit, şehadet sözde kullanılsa da millî olmanın ilk gerekliliklerinden olan fikirden eşyaya her noktada üretim ve alınterine değer vermez. Pseudo-milli olan savaş jargonunu sever, ancak zor zamanlarda her zaman kayıptır, bedel ödemez. Gerçek millî, ülke ve millet çıkarları adına bedel ödemeye hazırdır.

Pseudo-millî olan için ilerleme bir algıdır ve söylemdir. Gerçek millî için ilerleme gelecektir ve kaçınılmaz bir hedef olarak ancak alınteri ve üretime dayanması halinde anlamlı olan bir idealdir.

Yazmaya sayfaların yetmeyeceği kadar geniş olan bu konu için kifayet-i müzakere diyelim şimdilik…

Yorumlar

Emrullah Akbulat Hocam elinize yüreğinize sağlık. İnşaallah toplumun tüm katmanları olarak; samimiyetle konuya vakıf yaşama arzusuyla heyecanlı gayretler içerisinde oluruz.

Tkyrkyyldz Milli olmanın sözlükteki karşılıgı azda Çok alfabeyle tamda bu Hocam .. Beş harflik ( MiLLi ) kelimesinin içini ne güzel doldurmuşsunuz .. Yüreğinize sağlık olsun ..Duayla..

Yazara ait diğer yazılar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.