Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Sen de bekliyorsun…

Bazen sayfayı açıp saatlerce bakarsın. Öylece bakarsın.

Boş, beyaz bir sayfa…

Seni bekliyor. Sen de bekliyorsun.

Neyi?

Beklenmedik şeylerin beklentisinin kabul edilemez oluşuyla karşı karşıya kalanlar bilir ki, beklemek beklenmedik şeyler arasında değil. Olmadı, olamaz. O halde bekleyen kişi beklenmedik şeyler umamaz.

Ya da tersten bakalım…

Bulan kişi…

Beklediği için mi bulmuştur. Beklenmedik şeyler, beklentilerine ve buluntularına dair nasıl bir etkiye sahiptir?

Baştan, sondan, ortadan…

Baktığınız yer…

Fikrin sabitliği ile ayağın sağlamlığı başka şeyler.

Sabitlik ile sağlamlık arasındaki derin uçurum, insanoğlu sağlanan tolerans sebebiyle ince bir çizgi mesabesinde kalır. Hep de sağlamlık tarafında.

Fekat insanoğlu öylesine kendinden bîhaberdir ki, nefsinin sesiyle nefesi arasında gidip gelmeyi yolculuk sanır.

Evet, beklemek yolculuktur. İnsanın, nefesiyle nefsi arasındaki yola beklemek diyoruz.

Bazen öylece beklersin…

Ne sen haberdarsındır beklediğinden ne de seni bulacak beklenmeyen geldiğini haber eder.

Bilgi dediğimiz şey böylesine lüzumsuz bir nüans esasında. İnsanın karnını doyurmasından farksız bir durum…

Yine acıkırsın. Yine doyurursun karnını.

Yine acıkırsın. Yine doyurursun karnını.

Acıkırsın. Doyuramazsın nefsini.

Zira doymayan gözün, doymaması imkânsız karınla iletişimindeki sorunsala nefs diyoruz.

G/özü doymayanların temel yapısal sorunu bu. Ontolojik mi? Hayır! Gayet fizik… Açık ve seçik somut varlıkla alakalı. Gördüğün, duyumsadığın vardır. Gayrısı yalandır. Karnını doyurmayan şey de esasında faydasızdır.

Sızıdır, işte bu…

İnsanla insan arasındaki arsızlığın sözüdür…

Beklemek dediğimiz sürprizler silsilesinin insanı insana hapseden beyaz bir sayfadaki yüzüdür…

Bazen sayfayı açıp saatlerce bakarsın. Öylece bakarsın.

Boş, beyaz bir sayfa…

Seni bekliyor. Sen de bekliyorsun.