Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Sevgi ve değer görmek, insanın en acil ihtiyaçlarındandır 2-

Sevgiyle yaşamak, güneşi içinde taşımaktır çünkü her gülümsediğin insan, içini aydınlatacak bir ışık bırakır. Her yüreğe dokunuş, aslında o yüreği onarır, duruşumu, bakışımı, ifademi ve yani beni doğrultur. Gülümseyerek sert sözler söyleyemeyiz çünkü gülümsemek ifadeleri yumuşatır, kalbi yumuşatır. Bardağın içine konan şey hangi renkte ise dışarıdan o görünür. İnsan da aynen bardak gibi şeffaftır anında dışarıya yansır. Bakışlar, yüz ifadesi hatta beden ifadesi bile taşıdığından nasibini alır. Güzel ve olumlu şeyler görürsek, daha doğrusu takdir edecek, dua edecek ve başkaları için sevinecek bir anlayışla gözlerimiz insanlarda bunları ararsa, onları görürüz. Onları gördükçe, kendi mutluluğumuza katkıda bulunmuş oluruz aslında çünkü iyilik ve güzellik avcısı olmuşuzdur ve çok birikim yapmışızdır. Çünkü her insanda o kadar çok görülmeyi hak edecek ve Allah’a (cc)şükretmemize vesile olacak güzel şeyler var ki. Onları görmek için baktıkça, her insanın aslında ne kadar güzel yönleri olduğunu anlar ve seviniriz. Gördüğümüz insan ve iyi yönler sayısınca bizim içimiz aydınlanır. Her seferinde yüreğimize bir tutam ışık demeti sunmuş oluruz. Artık biz yürüyen güneşe döneriz ki, her insan girdiği her yere kendinden bir şeyler katar ya, işte o şey sadece iyilik ve güzellik olur.

Taşıdıklarımız bizi ya hafifleştirir ya ağırlaştırır, ya yüceltir ya aşağılara düşürür, ya mutlu eder ya mutsuz. Ya ilerletir ya geriletir. Ya insanlar arasında sevilen ve değer verilen birisi haline getirir ya da sevilmeyen ve görüşülmek istenmeyen birisi haline getirir. Cümlelerimizi ya güzelleştirir ve yumuşatır ya da çirkinleştirir ve sertleştirir. Ya sevgiyle davrandırır ya sevgisiz, kaba ve sert davrandırır. Bedenimizi ya rahat ve sakin, huzurlu tutar ya da kasar ve gergin bir psikolojiye sevk eder. Olaylar karşısında ya daha sakin ve itidalli ya da daha hırçın ve sabırsız davrandırır. Ya kendimizi daha kontrollü ve dengede hissettirir ya da daha kontrolsüz ve fevri davrandırır. O ZAMAN DİYEBİLİRM Kİ, BEN NE TAŞIYORSAM O’YUM.

Madem böyle, o zaman şu soruyu sormanın tam vakti, BEN NE VE NASIL OLMAK İSTİYORUM?

Ya ilahi, karşısındakine ‘Sen beni değiştiremezsin ben neysem oyum’ demekten sana sığınırım. Bu söz ben daha iyi olmaya, manen yücelmeye, daha geçimli ve meleklerin bile kendisine dua ettiği bir insan olmaya kapalıyım’ demektir ki, bundan bizi koru Allah’ım. (cc) sığınıyorum. Çünkü kuranı kerim her an değişebileceğimiz yığınla hükümler ve kolaylıklarla bize hitap ediyor. Aklımız, düşüncelerimiz, hayallerimiz ve ideallerimiz­, bizi değiştirebilmek, daha insan, daha mü’min ve daha nitelikli bir insan yapabilmek için, bir komutumuzu bekliyor. Komut ise niyete tabidir. Niyet değişince hayat ve içindekilerin anlamı tamamen değişir.

O zaman, içinde sevgi taşımayan onu tanıyamaz, çoğaltamaz ve iletemez. Aile hayatımızın sevgisiz olması, çoğunlukla sevginin yerini acıların, hüzünlerin, unutulamayan yaşanmışlıkların almasından dolayıdır. Ya ilâhi, içimizi hüzünden temizle ki mutluluğa ve iyiliğe yer açılsın.

İnşallah bir sonraki haftanın konusu:  Yaşanmış acıların duygularından nasıl kurtulabiliriz?